Bu çerçevede Anselm'in argümanı "Tanrı yoktur." önermesinin saçmalığını anlama
girişimi olarak görülebilir. Plantinga'ya göre Tanrı' kavramını Anselm'in "kendisinden daha büyüğü kavranamayan varlık" ifadesinin kısaltımı olarak kullandığımızda, onun argümanı
yaklaşık olarak aşağıdaki gibi formüle edilebilir: Varsayalım,
1. Tanrı realitede değil, fakat zihinde vardır.
2. Realitedeki varlık sadece zihindeki varlıktan daha büyüktür. (öncül)
3. Tanrı'nın realitedeki varlığı makuldür (öncül)
4. Eğer Tanrı realitede var olsaydı, o zaman O, O'ndan daha büyük olurdu. (1 ve 2'den çıkarsanıyor)
5. (3 ve 4'te) varolan Tanrı'dan daha büyük bir varlığın olması makuldür.
6. Kendisinden daha büyüğü kavranamayan varlıktan daha büyük bir varlığın olması makuldür. (5'te yer
alan Tanrı' kavramından hareketle)
Fakat elbette,
7. Daha büyüğü kavranamayan bir varlıktan daha büyük bir varlığın olmasının makullüğü yanlıştır." (1)
Bundan dolayı 6 ve 7 saçma ve birbirleriyle çelişiktir. Buna göre şu sonucu çıkartabiliriz:
8. Tanrı'nın realitede var olmayıp zihinde var olması yanlıştır.
Öyleyse Tanrı zihinde varsa realitede de var olmalıdır. Anselm'in ifadesiyle, bir aptalın bile doğrulayabileceği gibi, yeteri kadar açık bir şekilde, o, zihinde vardır; öyleyse, o, realitede de vardır.
(1) Plantinga, God, Freedom, and Evil, s. 87.