Bu ifade İncil'de Yuhanna'nın 1. Mektubu bölümünde "Tanrı Sevgidir" başlığı altında yer almaktadır (1. Yuhanna 4:20). Devamında şu şekilde başlık bitmektedir: “Tanrı'yı seven kardeşini de sevsin” diyen buyruğu Mesih'ten aldık (21). Resûlullah (s.a.v.) da şöyle buyurmuştur:
“Canım kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki sizler iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim mi? Aranızda selâmı yayınız!” (Müslim, Îmân 93-94. Ayrıca bk.Tirmizî, Et’ime 45, Kıyamet 56; İbni Mâce, Mukaddime 9, Edeb 11)
"Birbirinize kin tutmayınız, hased etmeyiniz, sırt dönmeyiniz ve ilginizi kesmeyiniz. Ey Allah'ın kulları, kardeş olunuz. Bir Müslümanın, din kardeşini üç günden fazla terk etmesi helâl değildir." (Buhârî, Edeb 57, 58, 62; Müslim, Birr 23, 24, 28, 30-32. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Edeb 47; Tirmizî, Birr 24; İbni Mâce, Duâ 5)
En büyük bağ din kardeşliğidir. Çünkü bu bağ bir irade ile tesis edilir. Milletinizi, doğduğunuz aileyi vb. seçmek sizin elinizde değildir. Ancak hangi dine tâbi olacağınız ve böylelikle kimlerle yan yana geleceğinizi tercih etmek sizin elinizdedir. Böylesine bir bağ zorunluluktan değil gönüllülükten doğan bir bağdır. Nasıl ki aynı anne ve/veya babadan dünyaya gelmiş, aynı çatının altında, aynı değerler ile büyümüş iki insan birbirinin kan bağı ile kardeşi ise aynı yeryüzünün üzerinde, aynı gökyüzünün altında, aynı duygularla, hislerle ve inançlarla bir olan Allah'a adanmış her hayat, birbirini hiç görmese ve duymasa dahi birbirinin kardeşidir.