Kemal Sülker

Kemal Sülker

Yazar
8.3/10
10 Kişi
·
29
Okunma
·
7
Beğeni
·
508
Gösterim
Adı:
Kemal Sülker
Tam adı:
Kemal Okur Sülker
Unvan:
Türk Sosyalist, Sendikacı, Gazeteci, Araştırmacı Yazar
Doğum:
Antakya, Türkiye, 25 Kasım 1919
Ölüm:
İstanbul, Türkiye, 2 Aralık 1995
(d. 25 Kasım 1919, Antakya - ö. 2 Aralık 1995, İstanbul), Türk sosyalist, sendikacı, gazeteci, araştırmacı yazar. Türkiye'de sendikacılık konusundaki araştırmalarıyla tanınır.

İlk ve orta öğrenimini Antakya'da ve İstanbul'da Kabataş Erkek Lisesi'nde tamamladı. 1938'de İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne girdi. İki yıl sonra hukuk öğrenimini yarıda bırakarak Edebiyat Fakültesi'ne devam etti. 1943'te, Tan gazetesinde gazetecilik yaparken sosyalist düşünceleri nedeniyle kovuşturmaya uğradı ve İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı'nın kararıyla Konya'da ikamete mecbur edildi. Bir süre sonra idari izinle bir süre için Antakya'ya giden Sülker, burada Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle tutuklandıysa da yargılama sonunda aklandı. Bundan sonra İçişleri Bakanlığı'nca sürgün yeri Antakya olarak değiştirildi. Antakya'da bir süre sürgün kaldıktan sonra memleketi olduğu fark edildi ve bu kez Tokat'a sürgüne gönderildi.

1947'de İstanbul'a döndükten sonra Gece Postası, İkdam ve Son Telgraf gibi gazetelerde çalıştı. Gece Postası gazetesinde işçi sayfasını düzenledi. 1951-52 arasında İşçi Hakkı adlı bir gazete çıkardı. Tan'da yazı işleri müdürlüğü yaptı (1956-1957). Kemal Ilıcak'la birlikte Türkiye Birlik adlı gazeteyi çıkardı (1961-62). Yeni Edebiyat, Yürüyüş, Barış, Yurt ve Dünya, Gün, Yeryüzü, Forum, Sosyal Adalet, Eylem, Ant, Emek, Ortam, Vatan, Cumhuriyet gibi dergi ve gazetelerde araştırmaları ve edebiyat ile ilgili yazıları yayınlandı. Asım Sarp ve Okur imzalarını da kullandı.

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu'nun (Türk-İş) kuruluş çalışmalarına katıldı, Türk-İş'te ve çeşitli sendikalarda danışman olarak çalıştı. 1961'de Türkiye İşçi Partisi'ne (TİP) girdi. TİP'te genel sekreterlik görevinde, merkez yürütme ve genel yönetim kurulu üyeliklerinde bulundu. 1967'de Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu'nun (DİSK) kuruluş çalışmalarına katıldı ve bu konfederasyonun ertesi yıl yapılan genel kurulunda genel sekreterliğe getirildi. 1975'te bu görevden ayrıldıktan sonra etkin sendikacılık yaşamından çekildi. Türkiye Yazarlar Sendikası'nın kurucularındandır. 2 Aralık 1995'te vefat eden Sülker'in mezerı Tuzla Mezarlığı'nda bulunmaktadır.
-Görüyor musun şu haini! İlle de namuslu olmak istiyor ve ahengimizi bozuyor.
Kemal Sülker
Sayfa 139 - Namuslu olmak ne zormuş, Sabahattin Ali
Hayır!
Maksim Gorki hayır!...
Hayır, ihtiyar usta,
bu hususta
hem fikir değiliz!

Lenin
senin gözlerinde,
ruhu keskin azabın çarmıhına gerilen,
zaman zaman dirilen,
ak gömleği kanlı bir ölü.
Balığın pullarla örtüldüğü gibi
kelimelerle örtülü sen!

Görüyorsun onu bazen
el yazma bir İncil sofrasında,
ve bazen
ufuklarında sarı nakışlı kızıl çizmeler gezen
Ural akşamlarının arkasında!

Bazen Lenin senin gözlerinde:
mavi gözlü
uzun yüzlü
bir nebi
ve bazen
kalın enseli korkunç
ve adil
bir “Boğadır”
Hayır!
Maksim Gorki hayır!
Hayır, ihtiyar usta
bu hususta
hem fikir değiliz!

Biliriz:
beraber dinlediniz Peşkova’nın evinde
Beethoven’in sonatlarını!

Duydu Lenin
yükselen seslerin
yüreğinde senin kanatlarını!

Biliriz:
beraberdiniz
Kapri sahillerinde!
Kamışsız otlarla beraber
balık avladınız.
O gökyüzü gibi mavi,
gökyüzü gibi şeffaf suların üzerinde!

Biliriz
Lenin’i sevdiğini biliriz!
Biliriz bunu ihtiyar usta!
Bak bu hususta hem fikiriz!
Kemal Sülker
Nâzım Hikmet’in Maksim Gorki’ye Yazdığı Açık Mektup
İstanbul İstanbul olalı böyle bir gün yaşamamıştı. Askeri birlikler elektrik santrallerini, radyo evini, verici istasyonunu, büyük fabrikaları, Galata ve Unkapanı köprülerinin iki başını, banka ve ticaret merkezlerinin yoğun olduğu caddeleri, tutmuştu...
------------------------------------------------------------------
Arka kapaktan
...kadük...

...
(önemini yitirmiş, geçerliliği kalmamış anlamında)
Kemal Sülker
Sayfa 32 - yazarlar ve çevirmenler yayın üretim kooperatifi 1980 basımından
Selam başlıklı hikayesinde, öğrendiğini şöyle demişti büyük usta:

“Dört elle sarıldığımız bir çok kıymetlerin, uğrunda sahici insan gibi kalbimiz ve kafamızla yaşamayı feda ettiğimiz binlerce sözden mühim şeylerin ne kadar kolay fırlatılıp atılabileceğini bana öğreten Yusuf! Bensen sana selam olsun.

Bizde, mutsuz sonla biten bir şerefli hayatın arkasından, o yaşantının mücadeleci kişiliğine saygı duyarak, “bitmeyeb yolunda ilerliyoruz” diyelim.

Selam sana Sabahattin Ali
Kemal Sülker
Sayfa 172 - Kemal Sülker Son Söz
...''türk-iş konfederasyonu'nun amacı hükümetin dümen suyunda gitmek, emperyalist amerikalılarla sıkı fıkı olmak ve onlardan dolar almaktır''...

...
(rıza kuas, tip milletvekili, disk üyesi)
Kemal Sülker
Sayfa 33 - yazarlar ve çevirmenler yayın üretim kooperatifi 1980 basımından
Bu cinayet önünde dünyanın bütün müterakki insanları nefret ve hiddetten sarsıldılar. Yazman ve İçtimailyatçı Sabahattin Ali'nin davası, zincirler içinde buluna bir memleketin içini sarsmak için sağlam bir silah olacaktır. Mihalekef tipinden canavarlar, hainler, Türkiye'de sığınaklar bulurken Türk halkının sevimli sadık oğlu, bütün dünyada nam kazanmış büyük yazman Sabahattin Ali provokatörlerin, resmi polislerin elleriyle öldürülüyor. Kendisini pek yakın kardeş sayan Bulgar yazmanları Sabahattin Ali'nin barbarca öldürülmesine karşı protesto ve nefretlerini beyan ediyorlar. Ölü de olsa Sabahattin Ali, artık ebediyen Bulgar kardeşlerinin ardasındadır.
Kemal Sülker
Sayfa 50 - Sofya Radyosu Türkçe Yayını Sırasında Söylediği Sözler
...disk sendikalarının işyerlerinde çoğunlukta olduğunun anlaşılması türk-iş gibi tekelci burjuvaziyi de sinirlendiriyordu. 1970'de ''auer'' işyerinde sarı sendikalarla gizlice toplu sözleşme girişimine karşı disk kurucu sendikalarından ''maden-iş'' iş mahkemesi'ne başvurarak işyerinde tespit yapılmasını istiyor ve sonuç devrimci sendikayı haklı çıkarıyordu...
Kemal Sülker
Sayfa 30 - yazarlar ve çevirmenler yayın üretim kooperatifi 1980 basımından
...''disk sendikası olarak lastik-iş'e katılan işyerlerinden aklıma gelenleri sayayım:
rekar lastik, korozo düğme, ikiz lastik, baby lastik, ilk kalem ticaret, bufalo düğme, plastik-iş komandit şirketi, radius kollektif şirketi, konveyör kauçuk...''

...
(celâl beyaz, disk üyesi)
Kemal Sülker
Sayfa 40 - yazarlar ve çevirmenler yayın üretim kooperatifi 1980 basımından
...12 mart faşizmi sonrası tip'in kapatılması ve bu dönemin sonrasında ilk kurulan sosyalist parti, tsip olmuştur...
Kemal Sülker
Sayfa 8 - yazarlar ve çevirmenler yayın üretim kooperatifi 1980 basımından
183 syf.
·Beğendi·10/10
Ülkemizde özellikle 1960 şanlı 27 mayıs üst yapı devrimi sonrası kısmen de olsa özgürlükçü bir anayasa hayata geçti. 1965 sonrası amerikan ciası tarafından kurulan türk-iş konfederasyonu işçileri sürekli işverenelere satınca türkiş bunyesınde bulunan 6 sendika 1967 yılında tür kiş ten ayrılarak kısa adı DİSK olan Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonunu kurdu.DİSK ezilen sömürülen işçileriçin umut olmaya patronlara devlete korku salmaya başladı bir çok fabrikada disk gelmesi için çok büyük direnişler oldu işçiler kanı pahasına canı pahasına çalıştıkları yereden türk-iş sendikalarını kovup Diski işyerlerine getirmeye başladı hatta topkapı gamak motor fabrikası işçilerine polis direk ateş açarak şerif aygünü katletti.. baskılar polis terörü devletin tüm gücüyle türk işe sahip çıkması Disk in büyümesini engelleyememiştir baskı zulum ve zorbalıkla işçileri sindiremiyeceğini anlayan dönemin demirel hükümeti yasa değişikliğine gitmek istemiş sendikal konfederasyon oluşumları için baraj oranı getirmiş bu durumda disk kapatılmak istenmiştir . İşçi sınıfımız bu alçakça komployu kabul etmemiş fabrikalarda sendikalarda yapılan toplantılarda top yekun direniş kararı alınmıştır .. Başta metal işçileri 15 haziran sabahı fabriklar da şalterleri indirip alanlara çıkmaya başlamıştır direnişin bir kolu alibeyköy bir kolu topkapı bir kolu beşiktaş tan işçileri meydanlara çıkmaya başlar anadolu yakasında da başta kartal pendik gibi yerlerde işçiler iş bırakıp alanlara çıkmaya başlar kadıköy yoğurtçu parkında toplanan işçilere polis acımasızca ateş açtı ve 3 işçi kardeşimiz katledildi . şehit haberleri tüm lkeye yayıldı eylemler istanbul ankara izmir kocaelinde hızla yayıldı . 16 Hazıran sabahında ise iş iyice çığrından çıktı ve tüm fabrikalarda hayat durdu.İşçi sınıfının bu şanlı direnişi gerek demirel hükeümeti gerekse parababalarının suratında tokat gibi patladı. Yasa hayata gecmedi Disk kapatılamadı ve anayasa mahkemesi sonraki süreçte yasayı iptal etti. Hayataı yaratan üreten işçi sınıfımız dosta düşmana kendisi için var oldugunu gücünü bir kez daha göstermiştir ..
172 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Bir bilgiyi öğrenmekle, bilginin içeriğini öğrenmenin farklı şeyler olduğunu keşfetmiştim. Sonra bu kitabı arayıp, çok sevdiğim yazarın asıl sonunu merak ettiğim için gerçek gözden ve olayları içten takip eden yalnızca siyasi ağırlık bir gazetecinin ağzından okuyabilmek ve gerçek anlamda kafamdaki fikirlerin oturabilmesine sevindim. Lâkin onun katledilerek katilinin ödüllendirilmesine de üzüldüm..

Işıklar içinde uyu edebiyatımızın
128 syf.
·Beğendi·7/10
ilk işçi sınıfı doğal olarak Sanayi devrimin başladığı İngiltere'de doğdu. Aynı şekilde işçi hakları da burda çıktı, özellikle Birinci Dünya Savaşı esnasında İngiliz erkeklerinin genel olarak savaşta olması, kadınların ağır işlerde çalışmaya başlamasına neden olmuş. Şartların ağır olması kadın işçilerin hak aramasına sağlamıştır. Hükümet içeride böyle bir olumsuz tablo ile karşılaşmamak adına işçilerle oturur ve onların talep edeceği haklardan daha fazlasını vererek olası bir devrimi de engellemiş olur. Herkes devrimi İngiltere'den beklerken Rusya'da meydana gelir. Türkiye'de işçi sınıfının doğuşu Cumhuriyetin kurulmasıyla geçen bir zaman diliminden sonra Sanayileşmeye başlayan Türkiye'nin yeni bir sınıf olgusu içerisine girmesini zorunlu kılar. Özellikle 1960 anayasası ile Türk halkı birçok hak elde etti, sivil toplum örgütlerininde kurulmasıyla birlikte İşçi Hakları içinde mücadele başlamış oluyordu. Bu konuda çok geri kalan Türk Halkı zamanla bazı hakları elde etmeye başlasa da çok uzun bir zaman sonra bunları elde etti. Kitap bu süreçleri eleştirel bir şekilde ele alıyor, ele aldığı konular çerçevesinde Türkiye'nin siyasi ve ekonomik durumlarına da değiniyor.

Yazarın biyografisi

Adı:
Kemal Sülker
Tam adı:
Kemal Okur Sülker
Unvan:
Türk Sosyalist, Sendikacı, Gazeteci, Araştırmacı Yazar
Doğum:
Antakya, Türkiye, 25 Kasım 1919
Ölüm:
İstanbul, Türkiye, 2 Aralık 1995
(d. 25 Kasım 1919, Antakya - ö. 2 Aralık 1995, İstanbul), Türk sosyalist, sendikacı, gazeteci, araştırmacı yazar. Türkiye'de sendikacılık konusundaki araştırmalarıyla tanınır.

İlk ve orta öğrenimini Antakya'da ve İstanbul'da Kabataş Erkek Lisesi'nde tamamladı. 1938'de İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne girdi. İki yıl sonra hukuk öğrenimini yarıda bırakarak Edebiyat Fakültesi'ne devam etti. 1943'te, Tan gazetesinde gazetecilik yaparken sosyalist düşünceleri nedeniyle kovuşturmaya uğradı ve İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı'nın kararıyla Konya'da ikamete mecbur edildi. Bir süre sonra idari izinle bir süre için Antakya'ya giden Sülker, burada Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle tutuklandıysa da yargılama sonunda aklandı. Bundan sonra İçişleri Bakanlığı'nca sürgün yeri Antakya olarak değiştirildi. Antakya'da bir süre sürgün kaldıktan sonra memleketi olduğu fark edildi ve bu kez Tokat'a sürgüne gönderildi.

1947'de İstanbul'a döndükten sonra Gece Postası, İkdam ve Son Telgraf gibi gazetelerde çalıştı. Gece Postası gazetesinde işçi sayfasını düzenledi. 1951-52 arasında İşçi Hakkı adlı bir gazete çıkardı. Tan'da yazı işleri müdürlüğü yaptı (1956-1957). Kemal Ilıcak'la birlikte Türkiye Birlik adlı gazeteyi çıkardı (1961-62). Yeni Edebiyat, Yürüyüş, Barış, Yurt ve Dünya, Gün, Yeryüzü, Forum, Sosyal Adalet, Eylem, Ant, Emek, Ortam, Vatan, Cumhuriyet gibi dergi ve gazetelerde araştırmaları ve edebiyat ile ilgili yazıları yayınlandı. Asım Sarp ve Okur imzalarını da kullandı.

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu'nun (Türk-İş) kuruluş çalışmalarına katıldı, Türk-İş'te ve çeşitli sendikalarda danışman olarak çalıştı. 1961'de Türkiye İşçi Partisi'ne (TİP) girdi. TİP'te genel sekreterlik görevinde, merkez yürütme ve genel yönetim kurulu üyeliklerinde bulundu. 1967'de Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu'nun (DİSK) kuruluş çalışmalarına katıldı ve bu konfederasyonun ertesi yıl yapılan genel kurulunda genel sekreterliğe getirildi. 1975'te bu görevden ayrıldıktan sonra etkin sendikacılık yaşamından çekildi. Türkiye Yazarlar Sendikası'nın kurucularındandır. 2 Aralık 1995'te vefat eden Sülker'in mezerı Tuzla Mezarlığı'nda bulunmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 7 okur beğendi.
  • 29 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 26 okur okuyacak.