Kendisinden önce Platon ve Galenos'un duşunduğü gıbi Râzi de can sahıbi olan, hayvani nefs in arzuyla mücadelede aklın muttefiki olduğunu duşünür; can sahibi nefs ise akla değil utandırmaya veya aşağılanmaya karşılık verecektir. Râzi'nin durmadan kımıldama, rahat oturamama konusunda verdiği tavsiye ilginç bir örnektir. Bu ornek felsefi kavrayış için umut vadeden bir içerik gibi görünmeyebilir, ancak Râzi kendi ahlak felsefesini gözler önüne seren bir hikâye anlatır. Hıkâiyede, bir yandan sakalıyla oynarken yerinde duramayan, sürekli kıpırdayan bir hukümdardan söz edilir. Böyle yaptığı için küstah (ve tabi cesur!) veziri tarafından eleştirilen hükümdarın tepesi atar, ama öfkeli nefsındeki “gurur ve kararlılıkla” kendini düzeltir. Râzi TR'nin başka bir yerinde ofkeyi, nefsin mutlaka alt etmemiz gereken bir başka etkilenimi şeklinde tarif eder; sıkça yaptığı üzere burada da kendini bu etkilenime duşunmeden kaptıran insanların vahşi hayvanlar gibi olduğunu söyler TR, 55).