Klaus Theweleit

Klaus Theweleit

Yazar
0.0/10
0 Kişi
·
0
Okunma
·
0
Beğeni
·
123
Gösterim
Adı:
Klaus Theweleit
Unvan:
Rus Yazar
Doğum:
Doğu Prusya, Rusya, 1942
1942’de, bugün Rusya sınırları içinde kalan Doğu Prusya’da doğdu. Ailesinin kaçarak yerleştiği Batı Almanya’da yetişti. Bir yandan kol işçiliği yaparak İngiliz ve Alman dili-edebiyatı öğrenimi gördü. Doktora çalışmasından iki ciltlik Männerphantasien (Erkek Fantezileri) kitabı (1977-1978), erkeklik çalışmalarına özgün katkı getiren bir eserdir. Radyoculuk, öğretim üyeliği yaptı. Yaşamını serbest yazar olarak sürdürmektedir.
Filmdeki son geri dönüş sahnesinin gösterdiği gibi,
Fonda’nın canlandırdığı sırıtan çocuk katilinin, gençliğinde
bir linç girişimi sırasında boynu yağlı ilmiğe geçirilmiş kurbanı
mızıka çalan başka birinin omuzlarında dengede kalmaya
zorlayarak eğlenmişliği vardır: Aşağıdaki mızıkalı sebat ettiği
müddetçe darağacındaki hayatta kalacaktır.
Adamın oyunu sona erdiğinde ve mızıkalı bitap halde yere
yığıldığında omuzlarında duranın da hayatı noktalanır
(Ennio Morricone olağanüstü bir performansla tam o esnada
filmin müziğini keser).

Bu oyunu akıl etmiş olan Bay Fonda sarsılmaz, aksine en
güzel kahkahalarını atar. Her şey çok yakın çekimde ve çok
yavaş gerçekleşir – ki bunlar, Sergio Leone’nin, boy planda
bir dereceye kadar yüksek tempodan can bulan Amerikan
kahramanlık destanı “Western”in mezarını kazdığı
diğer iki cerrahi müdahaleyi oluştururlar.

“Bir zamanlar vahşi Batı’da”; hayır, iyi adamın, bunun gibi
bir katilin ortalığı kasıp kavurmasının tam bir buçuk saatten
daha uzun sürmemesinin teminatı olduğu o efsanevi ve
kahramanca dönemde, tam da böyle olmamış olması gerekir.
Dünyaya düzen getirecek sonun en büyük güvencesi
Cooper, Douglas, Wayne ya da Peck ve ayrıca Fonda olmuştur;
iyi Coltlu en iyi adam.

“Sapkın” Leone, tam da bu iyinin enkarnasyonunun pençesine
tutuşturur öldürücü Colt’u ve Fonda buna izin vermekle kalmaz.
Soğukkanlı işbirlikçiliği ve suç ortaklığıyla bir sinema devrinin
kapanmasına yardım eder. Gayet açık seçik: “İyi” pekâlâ pislik de
olabilir, yani 150 dakika boyunca.
Katil gülümser. Belki başka şeylerden de haz alıyordur.
Ama en büyük hazzı, budur.

O zamana değin az tanınan İtalyan B Filmi yönetmeni
Sergio Leone birinci sınıf kuramsal bir anlayış getirir:
Katilin simgesel işareti olarak gülümseme ya da tebessüm.
Katil Gülümser.
Sinemada.

Dış merdivenin tahta zemininde elinde Colt marka silahıyla
siyah kıyafetli bir adam dikilmiş. Hemen aşağıda ise
“önünü kesen” silahsız bir çiftçi. Revolverli adam aşağıdaki
herifi birazdan yere sereceğini biliyor.
Dudağına bir gülümseme yerleşiyor ve tetiği çekiyor:
Tetiği çeken Georg Stevens’in* Western filmi Shane’den Jack Palance.
On yaşlarındaki çocuk, –hikâye onun gözüyle anlatılıyor–,
vurulan adamın yanı başında duruyor ve bu ana tanık olmak zorunda kalıyor.
“Shane” (Alan Ladd canlandırıyor), iyi adam,
ileride bu hain eylemin öcünü alacak.

Neden sonra Western’in kendisi öldü.
Bir gülümsemeyle ve yine bir gülümsemelik sürede geçip gitti.
Western’i mezara yollamak için Cinecittà’nın kötü çocuğu
Sergio Leone’nin Amerikan Kahramanı Henry Fonda’nın
yüzüne bir gülümseme yerleştirmesi yetti. Fonda o gülümsemeyi
on yaşlarındaki “küçük delikanlı”ya ateş etmeden önce takınmıştı.
Ateş ettiği çocuk demiryolu şirketinin planlarının, amansız bir
hevesle Pasifik’e doğru ilerleyen demiryolunun “önünü kesen”
McBain ailesinin hayatta kalan son üyesidir.

Küçük delikanlı silahsızdır. Katilin üç metre kadar uzağındadır.
Fonda’nın Colt marka silahı uzun namluludur, gözleri masmavi ışıldar.
Gülümser ve tetiğe basar:
1968 tarihli C’era una volta il West, Once Upon a Time in West,
yani Batı’da Kan Var.


*Georg Stevens kısa bir zaman sonra Devlerin Aşkı ve
James Dean sayesinde şöhretinin doruğuna ulaşacaktır, 1956.
Klaus Theweleit
Sayfa 5 - İletişim - Das Lachen der Täter: Breivik u.a. Psychrogramm der Tötungslust
George Stevens’ın kült kabul edilen Western filmi Shane’nin
Alan Ladd isimli iyi adamı, iyi niyetli ve çalışmaya hevesli ailelere
ait bir yerin (= bir toplumun, bir ülkenin, bir devletin)
eline silahı alarak “kötü”den nasıl özgürleştirileceğini ve bunun,
sonrasında tek başına, kimseden teşekkür beklemeden
(ve bir iktidar iddiasında da bulunmadan) kameranın yakaladığı
ufuk çizgisi boyunca ortadan kaybolmak üzere yapılacağını
gösterebiliyordur hâlâ.

Shane günümüzde, insanın içine işleyen siyah-beyaz cazibesinden
çok şey kaybetmiştir – belki de tamamını. Dulles Biraderler’in,
yani John Foster ve Allen Dulles’in, dışişleri bakanı ve CIA şefi
olarak görev yaptıkları sırada Washington’a gelen resmi
ziyaretçilere müzakerelerin ardından akşamları rahatlama
amacıyla göstermeyi alışkanlık haline getirdikleri
öncelikli film olduğunu öğrenmiştim
(Stephen Kinzer, The Brothers kitabında bunu ifşa eder);
böylece Soğuk Savaş’ın merkezi araçlarından biri rolüne mancınıkla
fırlatılıyordu bu film: Alan Ladd, iyi adam, dünyanın her yerinden gelen
resmi ziyaretçilere (dünyanın her yerindeki)
“kötü”nün iyi silahla bertaraf edileceğini gösterir.*

Soğuk Savaş’ın kötü devletleri, öncelikle “komünizm”e yakınlaşan
ya da sırf ABD’den bağımsız geliştirmek istedikleri demokratik devlet
biçimlerine sahip olan (dünyanın her yerindeki) ülkelerdir.
Bu yıllarda Guatemala, Endonezya ve Kongo’da oluşan demokrasiler,
Dulles Biraderler’in (güya) hep golf oynamakla meşgul Başkan Eisenhower
tarafından tamamen üzeri örtülen faaliyetlerine kurban gider:
Guatemala’nın ilk seçilmiş başkanı Jacobo Arbenz
(United Fruit Company’nin söylediklerini yapmaz) alaşağı edilir
ve kaçmayı başarır; Sukarno da aynı şekilde düşürülür
(ve canını kurtarır, fakat destekçisi olan bir milyona yakın insan Suharto
tarafından katledilir). Canını kurtaramayanlardan biri de Kongo’daki
Patrice Lumumba’dır; tümü Dulles Biraderler’in organize ettiği
Amerikan gizli askeri operasyonlarıyla düşürülür.
Bu devlet başkanlarının ölüm emirlerinin her biri CIA şefi
Allen Dulles’ten çıkar (Alan Ladd, ne güzel değil mi!), tıpkı tetikçi
gizli ajanların başarısız oldukları Fidel Castro ve Ho Chi Minh’te olduğu gibi.*

Her birinin elçileri ya da bizzat kendileri Capitol’ün* özel gösterimlerinde
Shane’i izlemek zorundadır, güler yüzlü Dulles Biraderler’le
(basın karşısında) kol kola girerek. Katiller güler.*

“Kameralara gülümseyin!” – öldürüleceklerle kol kola:
Ön sıralardaki diplomatik misafirler için siyasi katliamın nazik bir biçimi.



* Stephen Kinzer, The Brothers. John Foster Dulles, Allen Dulles, And
Their Secret World War, New York, 2013, s. 137.

* Bilhassa Castro bu nedenle bir koruyucu melek ordusuna başvurdu,
Ho Chi Minh ise tetikçi gizli ajan sızmalarına bağışık çevresi tarafından korundu.

* Capitol: Amerikan Kongre Binası – ç.n.

* Dulles Biraderler’le yolunu ilk ayıran John F. Kennedy oldu,
tabii siyaset tarzlarıyla değil.
Klaus Theweleit
Sayfa 7 - İletişim Yayınları - Öldürme Hazzının Psikogramı Das Lachen der Täter: Breivik u.a. Psychrogramm der Tötungslust
Yazara henüz inceleme eklenmedi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Klaus Theweleit
Unvan:
Rus Yazar
Doğum:
Doğu Prusya, Rusya, 1942
1942’de, bugün Rusya sınırları içinde kalan Doğu Prusya’da doğdu. Ailesinin kaçarak yerleştiği Batı Almanya’da yetişti. Bir yandan kol işçiliği yaparak İngiliz ve Alman dili-edebiyatı öğrenimi gördü. Doktora çalışmasından iki ciltlik Männerphantasien (Erkek Fantezileri) kitabı (1977-1978), erkeklik çalışmalarına özgün katkı getiren bir eserdir. Radyoculuk, öğretim üyeliği yaptı. Yaşamını serbest yazar olarak sürdürmektedir.

Yazar istatistikleri

  • 5 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.