362 (973) yılında Bağdat’ta doğdu. Nisbesinin kökeni kesin olarak bilinmemekle birlikte çömlek (kıdr, çoğulu kudûr) imalâtı veya satıcılığıyla ya da Bağdat köylerinden Kudûre ile ilişkilendirilmiştir. Bir kısım kaynaklarda ve bazı eserlerinde künyesi Ebü’l-Hasan şeklinde de kaydedilmiştir. Ebû Abdullah Muhammed b. Yahyâ el-Cürcânî’den fıkıh ve Muhammed b. Ali Süveyd el-Müeddib’den hadis tahsil etti. Irak’ta Hanefî mezhebinin önderi durumuna geldi. Otto Spies, Kudûrî’yi Cessâs’ın (ö. 370/981) talebesi olarak gösterirse de (EI2, II, 486) bu muhtemelen Kureşî’nin bir ifadesini (el-Cevâhirü’l-muḍıyye, I, 223) yanlış anlamasından kaynaklanmıştır. Bir rivayete göre Abbâsî Halifesi Kādir-Billâh -muhtemelen Şiî Fâtımîler ve Büveyhîler’in karşısında Sünnîliği hâkim kılma çabası içinde- dört mezhebin otoritelerinden birer muhtasar fıkıh eseri hazırlamalarını istedi. Bu maksada hizmet için devrin Hanefîler’inin temsilcisi olarak seçilmesinden iktidar sahipleri nazarında büyük saygınlığa eriştiği anlaşılan Kudûrî, mezhebin temel metinlerinden biri sayılan el-Muḫtaṣar’ını hazırlayıp takdim etti (Yâkūt, XV, 54). Onu müctehid olarak niteleyip Şemsüleimme el-Halvânî’den üstün tutanlar (Leknevî, s. 30) yanında tercih ehlinden sayanlar da (M. Zâhid Kevserî, s. 104) bulunmaktadır. 5 (veya 15) Receb 428 (24 Nisan veya 4 Mayıs 1037) tarihinde Bağdat’ta vefat eden Kudûrî, önce Derbüebîhalef’teki evinin hazîresine defnedildiyse de daha sonra naaşı Mansûr caddesindeki türbede Hanefî ulemâsından Ebû Bekir el-Hârizmî’nin kabrinin yanına nakledildi.
Mezhebin temel kaynaklarında görüşlerine sıkça yer verilen Kudûrî’nin, Hanefîlik yanında bölgede yaygın olduğu için Şâfiî fıkhını da iki imam arasındaki ihtilâfları ele alan bir kitap yazacak kadar iyi bildiği anlaşılmaktadır. İmam Şâfiî’den daha fakih ve münazaracı olarak tanıttığı Şâfiî fakihi Ebû Hâmid el-İsferâyînî ile münazaralarda bulunmuştur. Kaynaklar ayrıca, Şâfiî kadısı Ebü’t-Tayyib et-Taberî ile talâka dair bir mesele üzerindeki tartışmasını nakletmektedir. Bütün bunlar onun cedel ilmini iyi bildiğini göstermektedir. Hanefîler’e karşı eleştirel değerlendirmeleriyle tanınan talebesi Hatîb el-Bağdâdî dahi Kudûrî’yi sadûk olarak nitelemektedir. Ebû Nasr Ahmed b. Muhammed b. Muhammed el-Akta‘ el-Bağdâdî Kudûrî’den fıkıh öğrendi ve el-Muḫtaṣar’ını şerhetti. Başkadı Dâmegānî de kendisinden hadis dinledi.
Tam adı:
Ebü’l-Hüseyn Ahmed b. Ebî Bekr Muhammed b. Ahmed el-Kudûrî
Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem), niyeti almak olmayıp başkasını tahrik etmek için fiyat artırmayı, başkasının yaptığı pazarlık üzerine teklif vermeyi, şehirde yaşayanın köylü satıcıdan almasını ve cuma günü ezan okunduktan sonra alışveriş yapmayı yasaklamıştır. Bütün bunlar mekruh olup satış câiz olmaktadır.