Leah Thomas

Leah Thomas

Yazar
8.0/10
85 Kişi
·
212
Okunma
·
3
Beğeni
·
608
Gösterim
Adı:
Leah Thomas
Unvan:
Yazar
Leah Thomas, San Diego, Kaliforniya'da yaşamaktadır.

2016 William C. Morris Ödülü Finalisti olan Benimle Asla Tanışamayacaksın yazarın ilk romanı.
Ben bir kahraman değilim, sen de kahraman numarası yapmamalısın. Maske takmak, maskenin altında yüzünü buruşturuyor olmanı değiştiremez.
Diğerlerinin çoğu şeyini görebiliyorum. Ama kimse benim içimi göremiyor. İlkel bir seviyede bu beni ruhum yokmuş gibi gösteriyor. Belki de ruhum yoktur. Eğer bir şekilde daha az insan isem, insanlardan insanlık beklemiyorum.
Gözlerim, göz kapaklarım yok. Kaşlarım yok. Koyu saçlarımın önünü uzatıyorum ki kahkullerim en kötü kısımları gizleyebilsin.
Ama yüzümde bir hiçlik var. Kim çığlık atmaz ki?
400 syf.
·3 günde·8/10
Kitabın kahramanları Ollie ve Moritz ... Birbirleriyle asla görüşemeyecek iki çocuğun hikayesi bu. Mektup arkadaşları.. Mektuptan başka kullanacakları iletişim araçları yok çünkü Ollie'nin elektriğe bağlı epilepsisi var bir nevi elektriğe alerjisi var. Moritz'in ise kalbinde pil takılı yani anlayacağınız bir araya gelirlerse ikisinden biri ölecek.

Kitabımız Ollie ve Moritz'in birbirlerine attıkları mektuplardan oluşuyor. Bölüm bölüm birbirlerine attıkları mektupları okuyoruz. Mektuplar aracılığıyla birbirlerine tutunmalarını, sevgiyi, dostluğu ve aşkı öğreteceklerini söylüyorlar ama hikaye bundan çok daha derin ve detaylı. Aslında daha toplumsal bir mesaj vermese de kesinlikle verdiği arkadaşlık ve doğru arkadaşın bizim üzerimizdeki etkisi konusundaki mesajı ile okuduğuma pişman etmeyecek bir kitap oldu benim için. Özellikle de yaşadıkları ya da yaşayamadıkları hayata rağmen iletişimi kesmeyip birbirlerine destek olmaları ve zamanla geliştirdikleri arkadaşlıkları sayesinde hayata bağlanabilmeleri konusunda.

Kitabımız elektiriğe alerjisi olan, Oliver'ın mektubuyla başlıyor. Bu mektupla Ollie ilk defa yazmaya başladığı mektup arkadaşına ve bizlere ufak ufak bilgiler verirken hem kendini tanıtıyor hem de asıl konuya gelmeden önce otobiyografisiyle bizi kitaba çekiyor. Ollie nin elektrik alerjisi öyle iki kızarıklık yapıp sadece kaşındıran şeylerden değil, elektronik hemen her şeyin renklerini görüyor ve bunlardan birine maruz kalırsa nöbetler geçiriyor bu yüzden doğumundan beri annesiyle birlikte ormanın içinde bir kulübede diğer insanlardan ve şehirden soyutlanmış bir halde yaşıyorlar. Kendini kitaplara adamış bir çocuk. Sonrasındaysa sıra Ollie'nin mektup arkadaşı ve görünüşte soğuk bir Alman izlenimi veren Moritz'in mektubuna geçiyor. Moritz daha farklı çünkü gözleri olmadan doğmasına rağmen kör değil. Daredevil gibi anlayacağınız, sesler sayesinde görüyor. Ve bu yüzden geçmişte birçok araştırmaya tabi tutulmuş.

Bilimkurgu kısmı salatadaki fazla tuz gibi (bu nasıl tabirse🤷‍️) olmuş rahatsız etti, bir de cevapsız kalan soruların olması.. Liz karakterini bir türlü sevemem de kitap boyunca sinir olduğum noktalardan. Pardon sevememem değil, yazarımızın Ollie gibi iyi bir çocuğun karşısına, hayatına rağmen ya da hayatından dolayı, tek arkadaş olarak Liz gibi bencil ve uyuz birisini çıkarması...

Ama kitap boyunca beni asıl mutlu edip hayran bırakan şey, ikisinin de hiç görüşüp tanışmasalar bile ve belki de asla tanışamayacakları ihtimaline rağmen yine de birbirleriyle yüzyüze tanışmış onca insandan daha fazla arkadaş olup birbirlerini aydınlığa çıkarmaları oldu. Arada sırada birbirlerini sert eleştirip kavga etseler de ne olursa olsun yazmayı kesmemeleri, birbirlerine açık olup yardım etmeleri ve sonunda, aralarındaki o kadar mesafeye rağmen, gerçek birer dosta dönüşmelerini okumak gerçekten de keyif vericiydi.

Edit.tekrar okudum da çok dağınık bir inceleme olmuş idare ediverin 🤷‍️
400 syf.
·9 günde·10/10
Ollie ve Mo'nun mektuplarıyla ilerleyeyen bir kitap. Sonlara doğru bilim-kurgu yönü ağır basıyor. Fazlasıyla akıcı ve günlük bir dil kullanılmış. İki çocuğun tüm eksikliklerine ve tuhaflıklarına rağmen birbirlerine bağlanmaları ve anlattıkları hikayeler kesinlikle okunmaya değer. Başucu kitaplarımdan biri olduğunu söylemeliyim. Okumanızı tavsiye ederim. Keyifli okumalar.
400 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Çok güzel bir üslubu vardı.kitaptaki kahramanların yerine kendimi koyunca hangisi seçerdim diyo sordum iki yaşam tarzıda zordu.bu tarz lara rağmen hayata mutlu bakmak güzel bir duygu
400 syf.
·3 günde·10/10
Şimdiye dek okuduğum en kusursuz kitaptı. Anlatımı anlaşılabilir ve hoş. Konusu alışılagelmişin çok dışında. Kitabı okurken kendimi yalnızca bir dünyadan ziyade, bir çok farklı dünyada buldum. Kitap kendime ve çevreme dair birçok şeyin farkına varmamı sağladı. Önce kitabın yazarı Leah Thomas’ı, sonra da çevirmeni Aslı Tümerkan’ı tebrik ediyorum...
400 syf.
Kitap gayet güzeldi ama ben komik bir sıkıntı yaşadım.

Ollie'nin erkek olduğunu baştan anlamıştım ama Mo'nun ne olduğunu hala da anlayabilmiş değilim. Sanırım ufak bir eksiklikti ama Moritz'e yapılan zorbalıklar gözlerimizi doldurmadı değil. Özellikla cam ve fare olayları. :(

Yine de birini asla görmeyeceğini, o kişiyle asla yüz yüze gelmeyeceğini bilmek ve bunun sayesinde içten içe rahatlamak. Ne yaparsan yap ve ne dersen de zaten karşına çıkamayacak biri. Postacı Kapıyı Çalmayacak gibi, mektup konulu bir kitaptı, ve bunda da tanışmayacağını bildiğin birine yazıyordun. Gayet güzeldi.
"Sana harikulade bir öykü anlatayım. Bir kereliğine ışıldayan kişi ben olayım. Şu anda bahar zamanı. Kuşların en gürültülü olduğu zaman. Neredeyse gökyüzünün şeklini görebiliyorum."
400 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10
İki insanın ne kadar uzakta olsalar bile aslında kalbin onları ne kadar yakın hissettirdiğinin önemli olduğunu anlatan güzel bir kitap . Bilim kurguyla harmanlanmış gençlik romanı içinde aşkı , acıyı , ölümü de barındırıyor . Asla kavuşamayacak olan iki insanın ne pahasına olursa olsun kurdukları mükemmel dostluk ve mektuplar aslında bizim hiçbir şeye üzülmememiz gerektiğini de vurguluyor. Sonrasında az da olsa aşka dönüşen ve homoseksüelliğe de değinen bu kitabı tavsiye ediyorum.
400 syf.
·7 günde·4/10
Kitapta iki ana karakter var. Biri 14 biri 16 yaşında. Bu çocukların ilginç hastalıkları var ve bu hastalıklardan dolayı bir araya gelmeleri pek mümkün değil.
Kitap bu iki karakterin mektuplaşmalarından ibaret. Okuduğum yorumlar olumlu yöndeydi ama maalesef kitap bana hitap etmedi.
Aslında sizi bildiğiniz üzecek bir konusu var. Yalnız anlatımdan kaynaklanan sıkıntı, yazılan mektupların gerçekçiliğini almış götürmüş. Mektup okuyor gibi hissetmemi engelledi bu durum.
400 syf.
·Beğendi·5/10
Kitabı okurken kanınıza dokunan o dostluk hissini bize yaşatan baş karakterlerimiz Ollie ve Moritz. Onlar bizden çok farklılar. Şöyle ki bizler gibi istediğini yapamaz, istediği gibi davranamazlar.
Hepimiz dostlarımızla arkadaşlarımızla yan yanayızdır. Fakat onlar ne kadar isterlerse istesinler bir araya gelemezler.Çünkü Ollie'nin elektriğe alerjisi varken Moritz'in de kalbinde pil var. Her ne kadar Moritz bu durumdan zarar görmese bile olan tek arkadaşının zarar görmemesi için mektup arkadaşlığına devam etmek zorundalar. Kitabı okurken o dostluğu anlayacak, duygularınıza hakim olamayacaksınız.

Ollie ve Moritz merak uyandıran ve esprili karakterler ve mektuplarında herkes gibi normal şeyler konuşuyorlar. Böyle güzel bir dostluğu hepimizin okuması lazım. Kitapta beğenmediğim tek nokta yazarın anlatımıydı. Her ne kadar samimi olsa da bana göre çoğu yerde sıradan gelmesi kaçınılmaz oldu. Yine de bu kitabı gölgede bırakamadı.
400 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Arkadaşlığın bizim bilmediğimiz birçok yönünü gösteren bu kitap, hayatın farklı zorluklarıyla karşı karşıya gelmiş iki insanı anlatıyor. Akıcı cümleleri ve yaşanan olayların trajikomikliği ile sözle arasında bağ kuran bir kitap. Herkesin okumasını gönülden isterim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Leah Thomas
Unvan:
Yazar
Leah Thomas, San Diego, Kaliforniya'da yaşamaktadır.

2016 William C. Morris Ödülü Finalisti olan Benimle Asla Tanışamayacaksın yazarın ilk romanı.

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 212 okur okudu.
  • 11 okur okuyor.
  • 144 okur okuyacak.
  • 10 okur yarım bıraktı.