8.8/10
13 Kişi
108
Okunma
3
Beğeni
2.168
Görüntülenme

Hakkında

Loïc Wacquant, Fransız sosyolog. Araştırmaları daha çok şehir sosyolojisi, şehir altsınıfları, ırksal eşitsizlik ve beden sosyolojisi alanlarında yoğunlaşan Wacquant, Pierre Bourdieu'nün öğrencisidir. 1960 Fransa doğumlu olan sosyolog, Kaliforniya Üniversitesi’nde Sosyoloji bölümünde profesör olarak görev yapmıştır. Sosyoloji alanında interdisipliner çalışmalarıyla çığır açıcı kuramsal yaklaşımlar ortaya koyan bir düşünür olan Wacquant, sosyoloji, antropoloji, kriminoloji, psikoloji, kentsel ve kültürel çalışmalar ile mimarlık disiplinlerini bir arada ele alarak, özellikle kentsel siyasal yönetimsellik üzerine çalışmalar yapmıştır. Halen Berkeley Üniversitesi'nde çalışan sosyolog, Galatasaray Üniversitesi'nin konuğu olarak Türkiye'ye de gelmiştir. Türkçe’ye çevrilen kitapları; - Kent Paryaları: İleri Marjinalliğin Karşılaştırmalı Sosyolojisi (Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, 2011), - Düşünümsel Bir Antropoloji İçin Cevaplar (Pierre Bourdieu’yle birlikte, İletişim Yayınları, 2003), - Ruh ve Beden: Acemi Bir Boksörün Defterleri (Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, 2012).
Ünvan:
Fransız Sosyolog, Araştırmacı, Yazar
Doğum:
Fransa, 26 Ağustos 1960

Okurlar

3 okur beğendi.
108 okur okudu.
1 okur okuyor.
166 okur okuyacak.
2 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 50.0
Erkek% 50.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Marx'ın Hegel için söylediği gibi "mantığın şeylerini şeylerin mantığı sanmak"tan ibaret olan skolastik yanılgının, logos ve mantık profesyonellerinin sıradan hatasının tipik örneği olan akılcı eylem kuramı, eyleyicinin toplumsal olarak kurulmuş pratik duygusunun yerine, pratiği düşünen bilginin zihnini koyar. Bu kuramın tasarladığı şekliyle aktör, bilen öznenin harekete geçen eyleyiciye hayalî olarak yansıtılmasından başka bir şey değildir: Eylemde bulunan eylem kişisinin bedeni üstünde, pratiğini mantıklı bir şekilde düşünen düşünür kafası taşıyan bir canavardır o. Akılcı eylem kuramı, hem belirlenmemiş hem de yerine bir başkasının geçebileceği tarihsiz bir eyleyicinin "akılcı karşılıklarından başka bir şey tanımaz. Bu hayalî antropoloji, gerek iktisadi gerek başka tür eylemleri, her tür iktisadi ve toplumsal koşullanmadan bağımsız bir aktörün bilinçli tercihi üzerinde kurmaya çalışır. Bu dar "rasyonalite" anlayışı eyleyicilerin bireysel ve kolektif tarihlerini yok sayar, oysa eyleyicilerde bulunan tercih yapıları, bu tarihler aracılığıyla, onları üreten ve onların da yeniden üretme eğilimi gösterdikleri nesnel yapılarla karmaşık bir zamansal diyalektik içinde oluşmuştur.
Sayfa 113 - İletişim yayınları·Kitabı okudu
Bourdieu'ye göre sosyolojinin görevi, toplumsal evreni oluşturan çeşitli toplumsal dünyaların en derine gömülü yapıları kadar, bu yapıların yeniden üretimini ya da dönüşümünü sağlama eğilimi gösteren mekanizmaları da gün ışığına çıkarmaktır. Bu evrenin özelliği, onu oluşturan yapıların, deyim yerindeyse ikili bir yaşamı olmasıdır. Bu yapılar iki kez varolur: İlk olarak, maddi kaynakların ve toplumsal olarak kıt değer ve malları edinme araçlarının (Bourdieu'nün diliyle, sermaye türlerinin) dağılımı tarafından oluşturulan bir "ilk düzey nesnellik" içinde; ikinci olarak da, toplumsal eyleyicilerin pratik etkinliklerinin, davranışlarının, düşüncelerinin, duygularının ve yargılarının simgesel matrisi olarak işlev gören zihinsel ve bedensel şemalar biçiminde, "ikinci düzeyde nesnellik" içinde varolurlar. Toplumsal olgular, gerçekliğin kendisi içinde de bilgi nesneleridir, çünkü insanlar bu olguları yapan dünyaya anlam verirler. O halde bir toplumbilimi, ikili bir okuma yapmak zorundadır, ya da daha kesin bir dille söylemek gerekirse, her iki okumanın da olumsuzluklarından sakınarak ikisinin de epistemik üstünlüklerini biriktiren çift odaklı bir çözümleme merceğiyle bakmak zorundadır.
Sayfa 17 - İletişim yayınları·Kitabı okudu
Reklam
Reklam