Artemis Tapınağı, kadın yaşam döngüsünün simgesel bir mekânıydı. Doğal çevresiyle birlikte düşünüldüğünde tapınağın yapısı, kadının yaşamındaki iki uç deneyimi yansıtıyordu: bir yanda uyum ve estetik, diğer yanda doğumun sancısı ve ilksel güçlerle temas. Bu ikilik, kadının hem yaratıcı hem de kurban edilebilir bir varlık olarak konumlandırılışını görünür kılıyordu.
Kız çocukları erginlik ayininde kadın olarak, toplumun onlara yüklediği sorumlulukları üstlenmeye hazır hâlde ‘yeniden doğar’dı. Kızlar, evlilik ve anneliğin sunağında sessizce kurban ediliyordu.
Sayfa 106 - Bölüm 3: Aydınlık ve Karanlık Yüzüyle Artemis·Kitabı okudu