M. Reşit Çelikten

M. Reşit Çelikten

Yazar
8.0/10
1 Kişi
·
14
Okunma
·
0
Beğeni
·
43
Gösterim
Adı:
M. Reşit Çelikten
Unvan:
Yazar
Zordur geri dönüşler. Ayrıldığın bir yere uzun yıllar sonra dönmek garip bir his uyandırır insanda. Yüreğinin bir tarafı bir an önce kavuşmak isterken oraya, bir tarafında hep bir acaba vardır. Gidip de eski sıcaklığı bulamama endişesi insanın yüreğini kemirir durur. Unutulmuş olmak, özlememiş olmak ve en önemlisi de beklenmemiş olma korkusu insanın yüreğini burkar. Giderken büyük özlemlerle acılarla ardında bıraktığın insanların senin yokluğuna alışmış olmaları da üzer insanı. İnsan fıtratı gereği her zaman kendini başkalarının gözünde olduğundan daha değerli gördüğü için unutulmak fikrine bile katlanamaz. O ilk ayrılış anındaki acının karşı tarafın yüreğinde hep ilk günkü tazeliği ile kalmasını arzular. Oysaki zaman her şeyi değiştirme kudretine sahiptir, hiçbir şeyin olduğu gibi kalmasına asla izin vermez.
Karanlık, sağır edici bir sessizliğin eşliğinde hükümranlığını ilan edercesine şehri kuşatmış ve katı bir sokağa çıkma yasağı getirip çoktan insanları evlerine kapatmıştı.
"İnancın insanlara vermesi gereken şey huzur, düzenli ve sağlıklı bir yaşam olmalı, inançta vahşet ve kanın işi olmamalı. İnsanlar sevgiyle yaklaşmalı inandıkları tanrıya, korkunun yarattığı bir inancın sağlıklı olacağını düşünmüyorum. Korkunun getirdiği inanç daha büyük korkular karşısında yok olur."
Toplum bilinci, tek tek bireysel bilinçlerden olmuşsa da birlik halini aldığında bireysel bilinçler mantığını ve özünü kaybedip çoğunluğun ortaya koyduğu ve ortak bilinç adı verilen, çoğu zaman içinde mantık ve irade bulunmayan bambaşka bir bilince dönüştürdü. Bu bilincin temelini elbette ki her zaman topluma hakim olan kesim belirliyordu.
Ne kadar da çocuksun olgunlaşmamış bir hurma gibi beynimde sözlerinle buruk bir tat bırakıyorsun. Sen hiç şehvet denen yılanı gördün mü ya da kibir denen illet ile hiç karşılaştın mı? Bu ikisi bile koca bir insanlığı yok edecek kadar güçlü kötülüklerden ve maalesef bu ikisi de insanın kendisinde mevcuttur. Onlar ruhumuza sızan her an biz insanları zehirlemek için fırsat kollayan iki zehirli yılandır. Bu iki yılanın farkında değilsen eğer buldukları her fırsatta seni sokarak zehrini kanına akıtırlar ve yavaş yavaş ruhunu ele geçirirler Bunlar insanın iyiliği seçmesinin önündeki en büyük engellerdir...
M. Reşit Çelikten
Sayfa 84 - Gece kitaplığı
Pir Sultan Abdal'ım ey Hızır Paşa
Gör ki neler gelir sağ olan başa
Hasret koydu bizi kavim kardaşa
Katip ahvalimi Şah'a böyle yaz.
Her acının ömrü kırk gn derler ama bu süreye dahil değildir evlat acısı, belki üç gün sonra yürekteki yangın kora dönüşür lakin diğer acılar gibi kırkından sonra küllenmez evlat acısı. Her daim közdür yürekte yanar durur, ne zaman dokunsan elin, bedenin yanar.
Padişahların iki yüzü vardır; bir yüzü insan, diğer yüzü padişahtır, padişah olan yüzü saltanatını devam ettirebilmek için gerektiğinde kardeşini de evladını da harcar.
Yazara henüz inceleme eklenmedi.

Yazarın biyografisi

Adı:
M. Reşit Çelikten
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 14 okur okudu.
  • 3 okur okuyacak.