Mariko Erdoğan

Mariko Erdoğan

Çevirmen
7.4/10
10 Kişi
·
13
Okunma
·
0
Beğeni
·
20
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
171 syf.
·3 günde·5/10
Türkiye gibi Japonya'da uzun süren köklü bir feodal dönemin ardından modernizmin baskılarına direnememiş ve yakın zamanlarda kimlik değiştirmiş bir ülke. Söz konusu Japonya'nın katı ve mutlak geleneksel süreci olunca, bu dönüşüm günümüzde bile tam anlamıyla gerçekleşememiş (bizde de benzer bir durum var) ve bireylerde anomalik bir hal doğurmuştur. Natsume Sōseki bu eserinde genel olarak, feodalizmden kapitalizme doğru gerçekleşen bu dönüşümün toplum ve birey üzerinde yarattığı duygu ve kişilik tiplerinin değişimi üzerine odaklanır. Bir tarafta geleneksel, içten ve yer yer kaba Japon kültürü, diğer taraftan modern, kibar ve yapmacık Batı kültürü arasında debelenip duran, bunlara maruz kalan bir köy öğretmeni: Küçük Bey.

Ancak konu böylesine değerlendirilebilir ve ilgi çekici bir konu olmasına rağmen çeviriden midir yoksa kitabın kendisi gerçekten de bu minvalde midir bilinmez, hiç keyif alamadım. Meselenin aktarımı için seçilen karakterlerin abartılı keskinliği, peşi sıra gelen abartılı ve anlamsız olaylara rağmen sonuna kadar umutluydum ama beklediğim etkiyi yaşatmadı. Ben kendi adıma vakit kaybı olarak gördüm, tavsiye etmiyorum.
171 syf.
·6/10
Bir kitap hakkında ne kadar güzel yorumlar duyarsa duyduğu hayal kırıklığı da o kadar büyük oluyor insanın. Küçük Bey hakkında çok yorum okumadım ama okuduklarımın da hepsi çok iyiydi ama nedense ben kitapta beklediğimi bulamadım. Soseki Natsume Meiji Restorasyonu döneminde yaşadığı için kitapta o döneme ait elle tutulur bilgiler elde etmeyi ummuştum ama ne yazık ki o dönemin toplumun ufak bir kesimine etkisi hakkında çok fazla bir şey öğrenemedim. Bir de anlatıcıyı maalesef çok sevemedim. Kitabın dili de oldukça basitti, cümleler kısa kısaydı. Gerçi karakter gelişimi oldukça iyiydi, bir şekilde o dönemde Tokyo ile köylerdeki yaşamı da karşılaştırma fırsatı elde ettim bunları göz ardı etmek olmaz ama yine de bu kitap beklentilerimi karşılayamadı.
171 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
“Çocukluğumdan beri tam bir kaybedendim.” cümlesiyle başlıyor Küçük Bey. Kendisinden umudunu kesen ailesini zamansız yitiren,bir yere tutunmaktan çekinen; en sonunda çareyi öğretmen olmakta bulan biri dadısının Botchan’ı.
.
Öğretmen olarak gittiği ilk yerde işler biraz karışıyor. Ne öğrenciler ne de öğretmenler kabulleniyor ‘yeni gelen’i.Bu süreç boyunca yeni öğretmenin aklında ise sadece Kiyo var. Fedakar ve ona güvenen tek kişi olan dadısı..
.
Sōseki gündelik olanı anlatıyor gibi göründüğünde; satır aralarına gizliyor edebi gücünü. Dönüşüm sürecindeki Japonya’yı, bir samurayın lokantaya çevrilen evi üzerinden anlamlandırabiliyoruz örneğin.
Katı kuralların çözülüp esnediğini, ancak bu esnekliğin fazla bol geldiğini de görüyoruz..Sōseki basitlikteki güzelliği her defasında parlatıyor.
.
Mariko Erdoğan ve Hüseyin Özkaya ortak çevirisini okuyoruz. Önsöz olarak sunulan, çağdaş Japon edebiyatının doğuşu üzerine Selçuk Esenbel çalışması da bir diğer güzel detay~

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 13 okur okudu.
  • 16 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.