Mark Solms

Mark Solms

Yazar
7.8/10
11 Kişi
·
35
Okunma
·
1
Beğeni
·
392
Gösterim
Adı:
Mark Solms
Unvan:
Psikolog
Sinirbilimle psikanalizi harmanlayan nöropsikanaliz disiplininin ve Uluslararası Nöropsikanaliz Derneği'nin kurucusudur. 2001 yılında Amerikan Psikiyatri Birliği'nin Uluslararası Psikiyatrist ödülünü almış ve yine 2001 yılında Karen Kaplan-Solms ile birlikte yazdığı Clinical Studies in Neuro-Psychoanalysis (Nöropsikanalizde Klinik Çalışmalar) adlı kitabıyla uluslararası psikanaliz derneği NAAP'nin Gradiva ödülünü kazanmıştır. Halen St. Bartholomew ve Londra Kraliyet Tıp Fakültesi Nöroşirurji Bölümlerinde fahri öğretim üyesi, Cape Town Üniversitesi ve Groote Schuur Hastanesi'nde nöropsikoloji profesörü olan Solms'un bir diğer önemli eseri The Neuropsychology of Dreams: A Clinico-Anatomical Study (Düşlerin Nöropsikolojisi: Klinik-Anatomik Bir Çalışma; 1997) başlıklı kitabıdır.
Çok sayıda sinirbilimci uykunun (ve özellikle de REM'in, düş görme uykusunun) işlevinin sağlamlaştırma süreciyle yakından bağlantılı olduğuna inanmaktadır. Bu kuram tartışmalıdır. Özellikle sorunlu bir iddia ise düşlerin belleğin "çöp kutusu" olduklarıdır (Crick ve Mitchison 1983). Bu görüşe göre, anılar REM uykusu sırasında sağlamlaştırılır ve silinmek için seçilenler unutulmaya doğru giderken düşlerinizde kısa süre görünür. Bu yüzdendir ki gündüzün en ilgisiz olguları düşlerinizde çıkagelir; düşlerin bu kadar kolaylıkla unutulmasının nedeni de budur.
Mark Solms
Sayfa 142 - Metis Yayınları
Genlerimizi içinde taşıyan 23 çift kromozom vardır. Erkekler ve kadınlar bunların 22'sini paylaşırlar; sadece bir çift kromozomda sistemli bir şekilde farklılaşırlar: Kadınlar (normalde) 23. kromozomda "XX" denen bir çifte sahipken erkeklerin bir "XY" çiftleri vardır. Dolayısıyla farklılık bu "Y" kromozomundadır. Erkeklerle kadınlar arasındaki bütün farkın
(genetik anlamda) 46 kromozomdan birindeki farklılığa indiği düşünülürse, toplumun bu iki cins arasında bu kadar çok fark yaratması ilginçtir. Paylaştığımız şeylerin bizi ayıranlardan çok daha fazla olduğu ortadadır.
Mark Solms
Sayfa 207 - Metis Yayınları
Duygularınızı sadece siz hissedebilirsiniz. Bu genelde bilinç içinde geçerlidir fakat duygu için özel bir tarzda geçerlidir. Öznel olan yalnızca duygunun algılanması değildir. Duygunun algıladığı 'şey' de özneldir. Bir duyguyu hissettiğinizde algıladığınız şey, bir olaya kendi öznel 'yanıtınızdır', olayın kendisi değil. Duygu öznenin durumuna dair bir algıdır, nesne dünyasına dair değil.
Zihin de diğer her şey gibi doğanın bir yönüdür ve "zihinsel aygit" onun ardında yatan soyutlamadır; onu gözlemlerden çıkarsar v bilimsel olarak anlamayı amaçlarız. Fakat zihinsel aygit kendisini doğanın diğer bölümlerinden ayırt eden bir niteliğe sahiptir. Bisi bizzat işgal ettiğimiz doğanın bir parçasıdır. Zihinsel aygit bizim kendimizdir. Bunun anlamı bizim için sadece doğanın herhangi par. çasından daha önemli olması değildir, ona yönelik kendine özgü bir gözlemsel bakış açısına sahip olmamızdır da. Bir zihinsel aygit manın ne hissettirdiğini biliriz. Başka bir şey olmanın nasıl hissetirdiğini ise bilemeyiz.
Bu kendine özgü nedenden ötürü, sinirbilimcilerin çeşitli koşullar altında sinirsel dokulara dair gözlemlerinden çıkarsadıklan bellek ve diğer zihinsel "sistemler" de bu tür sistemler olmanın ne his- settirdiğiyle ilgili bakış açısından incelenebilir. Dolayısıyla, zihin- sel aygıtı oluşturan tüm farklı sistemlere -hatta bütün olarak zihinsel aygıta- yönelik iki bakış açısı vardır.
Deney hayvanlarındaki kendi kendini uyarma davranışı gibi, gerek ARAYIŞ sistemini uyaran ve böylece yapay olarak pozitif beklentiler yaratan kokain ve amfetaminlerin, gerekse haz merkezlerini doğrudan doğruya uyaran eroin ve diğer opiyatların eğlence amacıyla kullanılması da bu uyum mekanizmalarını gasp eder ya da onlara kısa devre yaptırır. Bu maddeler biyolojik açıdan yararlı hiçbir amaca hizmet etmeyen sahte iştah davranışları (ve bunlarla ilişkili yoğun istekler) ve sahte tüketim davranışları (ve bunlarla ilişkili haz verici duyumlar) üretirler.
Mark Solms
Sayfa 123 - Metis Yayınları
İçsel olarak yönetilen bu sistemin "algısal" boyutuyla birlikte motor bir bileşeni de bulunur. Bu sistem tarafından yerine getirilen iki çeşit hareket vardır. Bunlardan biri (salgıların boşalması, vazo-motor değişiklikler vb. yollarla) içorganlarla ilgili ortamı etkiler. Bu etkilere otonom sinir sistemi aracılık eder. Fakat içorganlarla ilgili beyin, dışsal eylemleri de etkiler. Dışsal eyleme az önce yukanda tartışılan motor sistemler aracılık eder, fakat istemli eylemlerden farklı olarak, içorganlarla ilgili beyin, zorlayıcı bir basınç altında yerine getirilen kalıplaşmış motor örüntüleri oluşturur. İçgüdüsel davranışların ve duyguların dışavurumunun temeli budur. Istemli cylemlerden farklı olarak bu motor etkinlik tipine esas olarak bazal gangliyonlar aracılık eder. Bununla birlikte, iç ortamın durumuna dair bilgiler önalın loblarına da ulaşır ve orada eylemin programlan masi, düzenlenmesi ve doğrulanmasına yönelik birimin yaptığı her saplamalara önemli katkılarda bulunur.
Bilincin içeriği dış dünyayı izleyen arka kortikal kanallara bağlı olsa da, bilinç "durumu" bedenin iç ortamını izleyen beyinsapının etkinleştirici sisteminin ürünüdür. Bu yüzden, bilincin içerikleri kişinin dışsal algı modalitelerinden kaynaklanan kortikal bölgelerdeki değişimleri temsil ederken, bilinç durumu kişinin bedeninin içsel halindeki değişimleri temsil eder.
304 syf.
·29 günde·7/10 puan
Sinirbilimle psikanalizi harmanlamayı ilke edinmiş kitap. Disiplinler arası birleşmenin önemine dair başlangıç seviyesinde okunabilecek eserler arasında. Alan içi okumaya elverişli; özellikle birbirini yadsıyan iki alanın birlikte daha iyi işler yapabileceğine dair anlamlı gözlem, kanıt ve çıkarımlar özet mahiyetinde hazırlanmış. Daha ileri okumalar için Kaynakça kısmından yararlanılabilir.
304 syf.
·16 günde·Beğendi·10/10 puan
Kitabı okuyalı bir ay kadar oldu ama geç olsa da kitap hakkındaki düşüncelerimi paylaşmak isterim.David Eagleman'ın Incognito'su beni ne kadar etkilediyse bu kitapta bir hayli kendine hayran bıraktı. Bu kitapta Sinirbilim ve Psikanaliz çalışmaları harmanlanmış olması ve bir çok soruyu yanıtlarcasına alt metinlere ayrılması, görsellere desteklenmesi, ilginç vakalar ile örneklendirilmesi çok keyifliydi.Okurken sıkılmadan, merakla sayfaların arasında kayboldum. "There's someone in my head but it's not me" - Pink Floyd

Yazarın biyografisi

Adı:
Mark Solms
Unvan:
Psikolog
Sinirbilimle psikanalizi harmanlayan nöropsikanaliz disiplininin ve Uluslararası Nöropsikanaliz Derneği'nin kurucusudur. 2001 yılında Amerikan Psikiyatri Birliği'nin Uluslararası Psikiyatrist ödülünü almış ve yine 2001 yılında Karen Kaplan-Solms ile birlikte yazdığı Clinical Studies in Neuro-Psychoanalysis (Nöropsikanalizde Klinik Çalışmalar) adlı kitabıyla uluslararası psikanaliz derneği NAAP'nin Gradiva ödülünü kazanmıştır. Halen St. Bartholomew ve Londra Kraliyet Tıp Fakültesi Nöroşirurji Bölümlerinde fahri öğretim üyesi, Cape Town Üniversitesi ve Groote Schuur Hastanesi'nde nöropsikoloji profesörü olan Solms'un bir diğer önemli eseri The Neuropsychology of Dreams: A Clinico-Anatomical Study (Düşlerin Nöropsikolojisi: Klinik-Anatomik Bir Çalışma; 1997) başlıklı kitabıdır.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 35 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 96 okur okuyacak.