Mehtap Koçal

Mehtap Koçal

10.0/10
3 Kişi
·
3
Okunma
·
0
Beğeni
·
163
Gösterim
Adı:
Mehtap Koçal
Tam adı:
Mehtap Koçal Özen
Unvan:
Yaşam koçu ve yazar
Doğum:
Zonguldak, 1980
1980 yılında Zonguldak merkezde doğdu. Yirmi üç yaşında İstanbul'a geldi.

Sigortacılık, gayrimenkul danışmanlığı otel işletmeciliği derken kendini kişisel dönüşüm ve gelişim konularının içinde buldu.

Çeşitli seminer ve yaşam koçluğu eğitimlerinden hem faydalandı hemde katkıda bulundu; yazar olmak hep hayaliydi.

Hedefi sadece kitap yazmak değil aynı zamanda yarattığı karakterlere senarist ve oyuncu olarak hayat katmada yoğunlaştı. İstanbul drama sanat akademisinde Ayla Algan ile birlikte oyunculuk ve karakter inşası üzerine eğitimlere devam etmektedir.
Ne yaşadığımızı anlayamadan geçti o şahane çocukluk yıllarımız. Duvarlarımız sağır, çığlıklarımız sessizdi.
Benim ilk yaram, düştüğümde kanayan dizim sanırdım o yaşlarda. Henüz yedi yaşındaydım ilk tokadımla tanıştığımda, bir tokatla yere düşüp bir de sırtıma tekme yediğimde henüz yedi yaşındaydım...Ensemden tutulup tekrar ayağa kaldırıldığımda ve korkudan altımı ıslatana kadar dayak yediğimde, yedi yaşındaydım henüz ben.
Kucağında uyuyacağı, uyandığında yüzüne batan sakallı yanağından öpeceği babası olmalıydı çocukların. Ölmesini ister miydi hiç, bir çocuk babasının?
Susmak ne zormuş hayatta. Susarak yaşamak. Söylenebilecek onca şey varken, atılacak onca çığlık varken susmak, ne kadarda zormuş.
Eğer arkasında kalırsam ışığın canım yanacaktı, bunu biliyordum. Çünkü benim en büyük korkum karanlık oldu.
İpek ve İrem, iki kardeş...
Annelerini çok küçük yaşta kaybeden ve üvey anneleri ile büyüyen iki küçük çocuk...
Şiddet ile çocukları hizaya getirmeye çalışan hasta ruhlu ve bir o kadar sevgisiz, aciz; onların masumiyetine el uzatacak kadar acımasız bir baba...

Tüm bunların birleşmesi ile ortaya çıkan bu romanı okurken yeri geldi çok zorlandım, sebebi ise henüz çok küçük yaşta olan bir kız çocuğunun sırf "mutfak" kelimesini doğru telaffuz edemediği için babasından altını ıslatacak kadar dayak yemesiydi. Tabii bu ilk korku anları ve ilerleyen yıllarda artarak devam edeceğini bilmeden, annesine olan özlemini kendinden bir kaç yaş büyük ablası ile gidermeye çalışmasının ona bir faydası olmayacağını çünkü daha fazla şiddeti ablasının gördüğünü keşfetmesi ile sevgiye olan açlığın onun küçücük yüreğinde çıkardığı yangının çoğalarak kendisi ile büyüyeceğini bilmemesiydi...

Bir kız çocuğunun ileride bir kadın, bir anne adayı olacağını ve sağlıklı, topluma faydalı nesil yetiştirmesi gerektiğini babası hiç bir zaman fark etmeden, onun büyüyen dallarını keserek cezalandırması inanılır gibi değildi...

Bir kız çocuğunun büyüme evresinde; sevginin, güven duygusunun öneminin geleceğin kadını olmasında ne kadar önemli olduğunun, giyiminin, konuşmasının, tavır ve davranışlarının sürekli eşleştirilmesinin, hor görülmesinin ve birey olduğunun unutulmuş olmasının toplumdaki yerini sorgulatan yazar, sevgisizliğin ne derece yıkıcı olduğunu, en güvenilecek kişi olan baba figürünün gelecekte bir kız çocuğunun hayatında nasıl yaralar açacağına değinerek, kadınların kendini keşfetmesini ve her yıkıldıklarında tekrar tekrar ayağa kalkmaları gerektiğini kaleme almış...

Konusu ne kadar zor olsa da sonunu okurken, İrem'in azminden dolayı mutlu oldum.
Ya İrem kadar cesur olmayanlar?
Onlara toplumun her kesiminde rastlamak hala can yakıcı...
Umarım yazar Mehtap Koçal bu eseri ile karanlıkta kalmış nice İrem'lere ay ışığı olur...
ülkemizde kadınların durumu malum, bir şekilde hayatlarının bir döneminde erkek egemenliğinin keskin uçlarına dokunuyor yaşamları, kimileri şanslı, sıyırıp geçerken kimileri derin kesikler alıyor hayatları boyunca kanayacak olan. Bu kitap, henüz küçük bir kız çocuğuyken aldığı derin kesikleri ve onları nasıl sardığının hikayesi...

Yazarın biyografisi

Adı:
Mehtap Koçal
Tam adı:
Mehtap Koçal Özen
Unvan:
Yaşam koçu ve yazar
Doğum:
Zonguldak, 1980
1980 yılında Zonguldak merkezde doğdu. Yirmi üç yaşında İstanbul'a geldi.

Sigortacılık, gayrimenkul danışmanlığı otel işletmeciliği derken kendini kişisel dönüşüm ve gelişim konularının içinde buldu.

Çeşitli seminer ve yaşam koçluğu eğitimlerinden hem faydalandı hemde katkıda bulundu; yazar olmak hep hayaliydi.

Hedefi sadece kitap yazmak değil aynı zamanda yarattığı karakterlere senarist ve oyuncu olarak hayat katmada yoğunlaştı. İstanbul drama sanat akademisinde Ayla Algan ile birlikte oyunculuk ve karakter inşası üzerine eğitimlere devam etmektedir.

Yazar istatistikleri

  • 3 okur okudu.
  • 5 okur okuyacak.