İktisadi olarak zekât gelir dağılımını düzenlediği için çarpan etkisi oluşturmaktadır. Çarpan etkisi, bağımsız yatırımların Gayri Safi Yurtiçi Hasılada oluşturduğu değişikliği ifade etmektedir. Zengin ile fakirin tüketim eğilimlerinden yola çıkarak analiz edilebilen zekâtın çarpan etkisi șöyle açıklanmaktadır: Bir fakir ve zengine ayrı ayrı olarak 1000 TL verildiğinde, zenginin fakire nispeten marjinal tasarruf eğilimi daha yüksek olacak, marjinal tüketim eğilimi ise daha düşük olacaktır. İhtiyaç sahiplerinde ise marjinal tasarruf eğilimi düşük, marjinal tüketim eğilimi yüksek olacaktır. Dolayısı ile fakir elde etmiş olduğu gelirin 9/ 10'unu tüketerek GSYH'de bir artışa sebep olacaktır. Toplumsal bazda düşünüldüğünde ise toplumun alt kesimine aktarılan transfer piyasayı canlandıracak ve çarpan etkisiyle GSYH'nin büyümesini sağlayacaktır. Bu analizden ortaya çıkan sonuç ise zekâtın bir anlamının büyüme ve gelişme olması maddi anlamda gün yüzüne çıkmaktadır. Zekâtın büyüme olduğu ve sosyo-ekonomik dinamizmin bir fitili olarak görev yaptığı geleneksel iktisadın çarpan etkisi ile de görünmektedir. Marshall da zenginden fakire olan gelir aktarımında toplumsal tatmin artacağını ifade etmiştir. Zira bir poundluk tatminin önemi zengin açısından düşük ve fakir açısından ise büyüktür.