Tutunamayanlar'ın 426. sayfasında
"Herkes istediği kadar koşsun.Beni anlayacak insan, oturduğum yerde de beni bulur. Oturacağım ve bekleyeceğim." diyen Oğuz Atay'ın 3 yıl sonra ; Tehlikeli Oyunlar'ın 259. sayfasında
"Ben de susarım o zaman. Gecekondumda oturur, anlaşılmayı beklerim." sözleri aklıma ;
"Bazen küçücük bir ayrıntı dikkatini çeker ve alır götürür insanı." diyen William Golding'ın sözlerini aklıma kazıyor...
Tehlikeli OyunlarTutunamayanlarSineklerin TanrısıOğuz AtayWilliam Golding
Hukukçular etkinliklerini kanunu bilmemenin mazeret sayılmayacağı görüşünün kabulü sayesinde sağlayabiliyorlar. Madem kanunun suç saydığı bir fiili işledin, senin o fiilin suç sayıldığı hakkında bir malûmata sahip olmayışın seni kurtarmaz. Eğer avlanması yasaklanan kuşu vurduysan yargıç karşısında hangi hayvanın hangi mevsimde avlanacağını bilmiyordum demen seni beraat ettirmez. Cezanı çekeceksin. Beşeri hukuk alanında cehalet cezadan kurtulmayı sağlamıyor. İnsanlık dairesinde ise cehalet katlanılamayacak bir azap veriyor. İnsan olmakla üstümüze binen yük, beşer olmaktan dolayı sırtlandığımızdan daha ağırdır. İnsanlığın "yecûz / lâ-yecûz" sınıflamasını geride bırakacak duyarlık alanları vardır.
Karambola gelmemek için vakit geçirmeden birinin eteğine yapışmanın faydasına inandık; ama kimin? Hangi özelliği görürsek o kişinin aradığımız kişi olduğuna hükmedebiliriz?