Hukukçular etkinliklerini kanunu bilmemenin mazeret sayılmayacağı görüşünün kabulü sayesinde sağlayabiliyorlar. Madem kanunun suç saydığı bir fiili işledin, senin o fiilin suç sayıldığı hakkında bir malûmata sahip olmayışın seni kurtarmaz. Eğer avlanması yasaklanan kuşu vurduysan yargıç karşısında hangi hayvanın hangi mevsimde avlanacağını bilmiyordum demen seni beraat ettirmez. Cezanı çekeceksin. Beşeri hukuk alanında cehalet cezadan kurtulmayı sağlamıyor. İnsanlık dairesinde ise cehalet katlanılamayacak bir azap veriyor. İnsan olmakla üstümüze binen yük, beşer olmaktan dolayı sırtlandığımızdan daha ağırdır. İnsanlığın "yecûz / lâ-yecûz" sınıflamasını geride bırakacak duyarlık alanları vardır.
Karambola gelmemek için vakit geçirmeden birinin eteğine yapışmanın faydasına inandık; ama kimin? Hangi özelliği görürsek o kişinin aradığımız kişi olduğuna hükmedebiliriz?
İnsanı insanın kurdu değil, ümidi olarak görenlerdenim. İnsan insanı ümit diye beller; ama insan ümidini insana bağlamaz. Allah'tan ümit ederiz. Allah'tan ümit etmemiz ümidimize haznelik eden şeyin insan olmasına engel değildir. Öyle zamanlar olur ki muhatabımıza "Seni Allah gönderdi!" deriz. Demek ki Allah'tan ümit etmek ve bu ümidin haznesi olarak insanı görmek belli bir kültürün, bizi içine alan kültürün özellikleri içinde yer alır.