Herkesin dilinde görkemli bir adalet arzusu var; ta ki işin ucu kendi çıkarlarına dokunana dek... Dünyanın öbür ucundaki zulme gürleyen sesler, kendi yakınlarının yaptığı haksızlıkta aniden lal oluyor. Oysa kötülük sadece yapanların değil, görüp de susanların omuzlarında yükselir. Adaleti hep 'başkalarının' vicdanında arayanlar, kendi hayatlarında yargıç koltuğuna oturduklarında terazinin ayarını bozmaktan hiç utanmıyorlar. Unutmayalım; kendi evinde adil olamayanın, dünyaya hakikat dersi vermesi sadece bir ikiyüzlülüktür.