Merve Cavkaytar

Merve Cavkaytar

Çevirmen
9.2/10
79 Kişi
·
154
Okunma
·
0
Beğeni
·
12
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
Hachi... Yıllar önce filmini izlediğimde beni bu kadar etkileyeceğini hiç düşünmemiştim. Konusunu gerçek bir olaydan alan bu hikayede, sahibini alışkın olduğu şekilde her gün saat üçte, tren istasyonunda bekleyen Hachi, sahibinin ölümünden sonra durumu kabullenmez ve tam 10 yıl boyunca, ölünceye değin, aynı saatte istasyona gelerek sahibinin gelmesini bekler. Tüm ülkeye yayılan bu dostluk ve sadakat öyküsü insanları çok etkiler ve Hachi'nin istasyonda nöbet tuttuğu yere güzel bir heykeli yapılır. Ayrıca genç çiftlerin o günden beri Hachiko'nun heykeli önünde sadakatlerini sunmaları bir gelenek haline gelmiştir. Japonya'da her yıl 8 Nisan'da Hachiko'nun onuruna anma töreni düzenleniyor.
Bu sevgi ve sadakat dolu hikayenin filmini de mutlaka izleyin, bana hak vereceksiniz...
Sadakatin, iyiliğin, özverinin ve güzelliğin sembolü olan Hachiko, Profesör Ueno tarafından yanına alındığında, daha minicik bir yavruydu. Profesör Ueno işe gittiğinde, onu her gün istasyona kadar uğurlar, her gün saat üçte tekrar onu karşılamak üzere yine istasyona giderdi Hachiko. Ta ki o ölüm bekleyişinin başlangıcı olan o güne dek...
Mutlaka okunması gereken eserlerden biri olarak gördüğüm bu gerçek hikâyeyi mutlaka edinmenizi tavsiye ederim.

" İnsanlığın, hayvanlardan öğreneceği çok şey var. "
Bir köpeğin sahibine olan sadakatı sahibinin ölümünden sonra sona ermiyor. Hachiko yıllarca her gün sahibini karşıladığı tren istasyonuna aynı saatte gelir ve sahibini bekler. Bu sadakatı ile Japonya'da efsane olmuş Hachiko'nun gerçek hikayesi.
Bazı kitaplar vardır böyle dış kapağından sizi cezbeder. Tamam biliyorum, kitapları asla dış kapaklarıyla yargılamıyorum ama bu kitap beni çekti. Kitabın kapağında bir köpek resmi vardı. Köpeğe bakınca onda bir hüzün hissettim. Bir yere bakıyordu. Uzaklara...
Köpekleri çok severim ama her daim onlardan korktum. Hep böyle uzaktan gözlerimle sevdim onları. Belki tüylerinin yumuşaklığını hissedemedim ama kendi sıcaklıklarını hissettim.
Yanıma yaklaştıklarında kalbim hep küt küt atar. Kendimi sakinleştirmek için büyük çaba sarfederim. Köpeklerin hisleri çok gelişmiş o yüzden bizim korktuğumuzu anlıyorlarmış. Bu korku çocukluğumdan gelen bir şey galiba bilemiyorum.
Neyse lafı fazla uzatmadan, kitabın üstündeki "Bir Sadakat Efsanesi..." yazısını da görünce bu kitabı aldım.
Bu hikayeyi belki daha önce duymuş olabilirsiniz. Duymayanlar varsa da anlatmayacağım korkmayın. Sadece bu kitabın bana ne hissettirdiğini anlatacağım.
Umut...
Umut deyince aklınıza ne geliyor?
Umut aslında çok büyük bir şey. İçimizde taşıdığımız ama belkide yaşamamızı sağlayan bir şey. Herkes farklı bir şeyler bekliyor hayattan ama hepimiz bunu umut ederek yapıyoruz. Umudumuz tükenince ise hayatımız başımıza yıkılıyor.
Peygamber Efendimizin bununla ilgili çok güzel bir sözü var. "Ümit, ümmetim için bir rahmettir. Ümit olmasaydı, hiçbir anne emzirmez ve hiçbir ağaç diken dikmezdi."
Kitabı okuyunca umut duygusunu çok yoğun bir şekilde hissedeceksiniz. Bunun yanında sadakat, sevgi, asla vazgeçmeme...
Aklıma gelmişken Cem Karaca'nın bir şarkısında söylediği şu dizeleri de paylaşayım. "Ümit gönlümün ekmeği umar ha umar umar." (Hangi şarkısı olduğunu anladınız siz.;))
İçindeki resimleri ve yazıların büyüklüklerine bakıp çocuk kitabı diye okumamazlık yapmayın lütfen. Bu kitabı her yaştan insan okuyabilir ve kendine bir şeyler çıkarabilir.
Kitabın sonunda aynı isimli bir film tavsiyesi var. Henüz izlemedim ancak okuyanlar belki onu da izlemek isteyebilirler.

İyi Okumalar kitap dostları
Asla umudunuzu kaybetmemeniz dileğiyle...
HACHİKO;
Gerçek bir olaydan esinlenmiş kitap çok güzel bir sadakat kitabıydı. Hachi görüp görebileceğiniz en sadık köpek. O kadar sadık bir köpek ki sahibi öldükten sonra 10 yıl boyunca her gün aynı saatte gelip saat 3 treninden ineceğini düşündüğü sahibini bekledi. Güzel köpeğimiz son günlerde artık yaşlanmış ve ölümü yaklaşmıştı. Öldüğünde güzel sadık köpeğimizin bir heykeli yapıldı ve bu sadakati ile Japonya’da efsane oldu.
•••
Okurken profesörün ölümüne çok üzüldüm. Sonra canım sadık köpeğimiz Hachiko’nın ölümüne çok üzüldüm. Ama bazı yerlerde onun o zekiliğine o tatlılığına gözlerimden kalpler fışkırarak okudum.
5/5 alın okuyun, okutun...
Umudun,sabrın,sadakatin ve gerçek dostluğun sembolü olan Hachiko adında köpeğin ölen sahibini 10 yıl boyunca bıkmadan,usanmadan her gün onu işe giderken uğurladığı yere gidip işten dönmesini beklemesini konu alan bir kitap.Hachiko’nun hikayesi kurmaca değil gerçektir.Hatta öldükten sonra heykeli yaptırılarak her gün beklediği istasyonda beklediği noktaya dikilmiştir.Bugün bile Japonya’da sadakatin simge olarak görülmekte bir çok çift evlenmeden önce Hachiko’nun heykelini ziyaret etmektedir.Mutlaka filmini izleyenler vardır.Bende ilk önce filmini izleyenlerdenim.Filmin sonunda çok ağlamıştım:)Geçen sene A101’de kitabına denk geldim ve içeriğini bilmeme rağmen bazen insanların bir Hachiko kadar bile olamayışını bazı şeylerin bir çok şeyden değerli olduğunu bana hiç unutturmaması için kitabı aldım. Kitabın okuması belki 2 saat ama vermek istediği mesaj bir ömür boyu ders alınacak cinsten...Hachiko gibi vefalı ve sadık olmak dileğiyle...Herkese iyi okumalar:)
Çok güzel bir kitaptı.bana resmen bağlılığı,sadakati,hayvanların güzelliğini hatırlattı .filmi de varmış.a101 den 4 liraya almıştım ama içi değer veremeyecek kadar güzeldi
Daha önce filmini izlemiştim. Baya bi etkilenmiştim. Bir köpeğin yaklaşık 10 yıl boyunca sahibini beklemesi ilk başta garip gelmişti. Yaptığım araştırmalar sonucunda Hachiko hakkinda epey biligiler elde etmiştim. Bugun de kitabini okumak nasip oldu. Böyle bir sadakatı böyle bir sevgiyi gorup büyülenmemek elde degil. Hachiko sadece Japonya'da degil hikayesini bilen herkesin hayran olacağı bir efsanedir.
Hachiko hikayesini İnternetten öğrendiğim günden beri beni duygulandıran hachiko yani sadakatli köpeğin kitabını alıp okudum dünyada sadece insanların değil hayvanlarında sadakatli ve vefalı olabileceğini anlatan bir kitapdı benim için herkesin okumasını tavsiye ederim
Hachiko, çoğumuzun bildiği gibi sadık köpek Hacki'nin gerçek yaşamından esinlenerek yazılmış.
Kitap, 1924 yılında Japonya'da, Hacki isminde bir çoban köpeğinin ölmüş sahibinin geri dönmesi için tren istasyonunda 10 yıl beklemesini, ölünce sahibini beklediği yerde heykelinin dikilmesini ve her yıl Japonya'da anma töreni düzenlenmesini anlatılıyor.
Peşine filmini izlerim diye düşünmüştüm ama kitaptan çok etkilendiğim için üstüne filmini kaldıramayacağım.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 154 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 55 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.