Ahmet Kaya ekolü de diyebileceğimiz “özgün müzik”, 1985’te Hasan Hüseyin Demirel'in Ahmet Kaya'nın “Ağlama Bebeğim” albümünü kaydetmesiyle başlar. Kaset yavaş yavaş satarken aynı yıl aniden Ahmet Kaya ve özgün (ya da üzgün) müzik bir çılgınlık haline gelir. Ahmet Kaya müziği hep arabesk olmakla suçlanır. Gerçekten de “ağlak” bir söyleyişin hakim olduğu bu müziği arabeskten ayırmak çok da kolay değil. Ahmet Kaya müziğinde arabeske göre yaylı çalgılar biraz azalmış, bas gitar ve davulun öne çıkarılmıştır. Hattâ zaman zaman rock formlarında girişler yapılmasıyla daha “Batılı” bir görüntüsü vardır. Ama bu müzik asıl farkını söyleyişiyle koyar.
Ahmet Kaya ve onu takip eden isimler, uzun a'ları kısa okuyarak, tok, ciddi, feryat eden kasıtlı bozuk diksiyonlarıyla “yeni” bir söyleyiş biçimi geliştirdiler. Bu müziğin icracılarının tamamının şarkı söylemedikleri zaman normal bir konuşmaya sahip olmalarına rağmen...