Metin Solmaz

Türkiye'ye Ait 100 Büyük Yanılgı yazarı
Yazar
7.5/10
16 Kişi
90
Okunma
4
Beğeni
3.276
Görüntülenme

Hakkında

1969'da doğdu. Hacettepe-Matematik, ODTÜ-Fizik, Dil Tarih-Hindoloji okullarında okudu, hiçbirini bitirmedi. DJ'likten garsonluğa, ticarete kadar birçok alakasız iş yaptı. 1990 yılından bu yana, Birikim, Cumhuriyet Dergi, Cumhuriyet Kitap, Express, Milliyet Sanat Dergisi, Müzük, Radikal 2 gibi dergilere, muhtelif İnternet sitelerine yazdı, yazıyor. Çıkışından batışına kadar dört sene, Ankara Radyo Arkadaş'taydı. 1992'de Korsan Yayınları'ndan "Kenardaki Milyonerler", 1994'de Pan Yayınları'ndan "Rock Sözlüğü". 1996'da yine Pan Yayınları'ndan "Türkiye'de Pop Müzik" isimli kitapları yayınlandı. 1996 Kasım'ında, Ideefixe operasyonunu yönetmek üzere İstanbul'a yerleşti. 1999'da Kıbrıs'a yerleşti, gazetecilik ve öğretmenlik yaptı. 2000'de İstanbul'a döndü; Siberalem.com'u kurdu. 2003'te tekrar Ideefixe'in de başına geçti. 2004 sonunda Siberalem ve Ideefixe ile ilişkilerini kopartıp sevgili ortağı Yaşar Safkan'la birlikte Overteam'ı kurdu.
Ünvan:
Yazar
Doğum:
1969

Okurlar

4 okur beğendi.
90 okur okudu.
32 okur okuyacak.
1 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 42.0
Erkek% 58.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Ahmet Kaya ekolü de diyebileceğimiz “özgün müzik”, 1985’te Hasan Hüseyin Demirel'in Ahmet Kaya'nın “Ağlama Bebeğim” albümünü kaydetmesiyle başlar. Kaset yavaş yavaş satarken aynı yıl aniden Ahmet Kaya ve özgün (ya da üzgün) müzik bir çılgınlık haline gelir. Ahmet Kaya müziği hep arabesk olmakla suçlanır. Gerçekten de “ağlak” bir söyleyişin hakim olduğu bu müziği arabeskten ayırmak çok da kolay değil. Ahmet Kaya müziğinde arabeske göre yaylı çalgılar biraz azalmış, bas gitar ve davulun öne çıkarılmıştır. Hattâ zaman zaman rock formlarında girişler yapılmasıyla daha “Batılı” bir görüntüsü vardır. Ama bu müzik asıl farkını söyleyişiyle koyar. Ahmet Kaya ve onu takip eden isimler, uzun a'ları kısa okuyarak, tok, ciddi, feryat eden kasıtlı bozuk diksiyonlarıyla “yeni” bir söyleyiş biçimi geliştirdiler. Bu müziğin icracılarının tamamının şarkı söylemedikleri zaman normal bir konuşmaya sahip olmalarına rağmen...
Devrimci müzikten "üzgün" müziğe
Cem Karaca, 12 Eylülle birlikte kaçmak durumunda kaldığı Türkiye’ye 1987 yılında Turgut Özal tarafından getirildi ve Turgut Özal'ın “ılımlı” lider imajının altını doldurmasına yardımcı oldu. Ancak gelişinden itibaren sol çevrelerde kabul görmedi ve bu konuda bir ısrarı ya da talebi de olmadı. Turgut Özal'ın da bulunduğu ilk konserinde solcular tarafından yuhlandı. Eski şarkılarının büyük bir bölümünü sosyolojik birer “hata” olarak gördüğünü söyledi. Bir süre sonra da zaten hidayete erdi. Türkiye'de politik popun öncülerinden Timur Selçuk da artık devrimci şarkılar söylemiyordu.
Reklam
Reklam