Osmanlı hukuk tarihinin en önemli simalarından olan Molla Hüsrev, Arap dili ve edebiyatı, şiir ve hat sanatı gibi alanlarda eser vermiştir. Molla Fenârî ve Molla Fahrettin Acemi’den sonra Osmanlı Devleti'nin üçüncü şeyhülislamı kabul edilir.
Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u fethinden sonra bu şehirde kendi adıyla anılan caminin etrafına yaptırdığı Sahn-ı Seman Medreselerinin programını hazırlayanlar arasında idi. Fıkıh usulüne dair eserleri Osmanlı medreselerinde ders kitabı olarak okutulmuştur. Ayrıca Dürerü’l-ĥükkâm adlı eseri Osmanlı döneminde şer‘î hukuk sahasında hâkimlerin ihtilâfları çözerken başvurdukları yarı resmî bir hukuk kaynağı işlevi görmüştür. Yetiştirdiği öğrenciler arasında Zenbilli Ali Efendi, Fenârî Hasan Çelebi, Molla Hasan Samsûnî, Yûsuf b. Cüneyd et-Tokadî ve Molla Muhyiddin gibi âlimler bulunur.
Usûl-i Fıkıh ilmi: Fıkıh bilgilerinin esası ve kaynağı olan bir ilimdir ki şer'i hükümlerin mufassal delilleri bu sayede bilinir. Ve bu dini hükümler bu muşahhas deliller vasıtasıyla istinbat ve isbat olunur.
Usûl-i fıkıh öyle bir ilimdir ki edile-i şeriyye ve ahkâm-ı şeriyyenin ahvali onun sayesinde bilinir. Öyle ki, ikincisi (ahkâm-ı şeriyye) birincisi (edille-i şeriyye) sayesinde bilinir ve isbat edilir. Mesela, namaz farzdır. Namazın farz olması bir şer'i hükümdür. Bu şer'i hükümde yine bir şer'i delil olan اقيموا الصلاة (namazı kılınız) ayet-i celilesinden istinbat ve isbat olunmuştur.