1000Kitap Logosu
Moris Farhi
Moris Farhi
Moris Farhi

Moris Farhi

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
8.1
10 Kişi
18
Okunma
0
Beğeni
393
Gösterim
Unvan
Türk ve Yahudi asıllı İngiliz yazar
Doğum
Ankara, Türkiye, 1935
Yaşamı
Moris Farhi, 1935 yılında Ankara'da bir Sefarad Yahudi ailesine doğdu. Liseyi ve yüksek öğrenimini Robert Kolej'de tamamladı ve 1954 yılında Edebiyat Fakültesinden mezun oldu. Aynı yıl İngiltere'ye gitti ve Londra'da Tiyatro Sanatları Kraliyet Akademisi'nde (Royal Academy of Dramatic Art - RADA) eğitim gördü. 1956 yılında mezun oldu ve Londra'da yaşamaya devam etti. Kısa bir aktörlük kariyerinden sonra yazmaya başladı. Uluslararası PEN Kulübü'nün 1994-1997 yılları arasında Hapishanedeki Yazarlar Komitesinin (Writers in Prison Committee) İngiltere yöneticisiydi ve International PEN'in 1997-2000 yılları arasında Yazışma Komitesindeydi. 2001 yılında Kraliçe Elizabeth II adına İngiltere hükümeti tarafından Moris Farhi'ye MBE unvanı verildi. Children of the Rainbow adlı romanı iki ödül almıştır: İtalya'da Associazione Them Romano'dan "Amico Rom" ödülü (2002) ve Almanya'da Kültür ve Bilimler Akademisi'nden "Özel" ödülü (2003).
AkilliBidik
Genç Türk'ü inceledi.
432 syf.
·
60 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
Neler neler yaşadı bu güzel ülke o bilmediğimiz yıllarda...
Moris Farhi 1935 İstanbul doğumlu, Türk ve Yahudi asıllı bir yazar. Robert Kolej sonrası İngiltere’ye yerleşmiş ve yazı hayatını orada sürdürmüş. Uluslararası PEN Kulübü Başkan Yardımcısı. Kitaba zorla başladım. “Zorla” diyorum; zira İngilizce’mi geliştirmek için Türkçe okumaya ara verme kararındayken kütüphanemdeki az sayıda İngilizce kitap arasından kapağını beğendiğim için aldım elime; halbuki okumak istediğim cazip bir sürü kitap vardı raflarda. Kapağını açıp 5 sayfa okuduktan sonra bırakamadım. Hatta öyle ki, bitirince başa dönüp tekrar okudum. Masalsı bir anlatımı var Moris Farhi’nin; hayatları birbirine bir şekilde dokunan insanların hikayelerinin her biri çok canlı, sarsıcı, etkileyici... Geleceği gören ve bu yüzden huzura eremeyeceğini anladığından soğukta ölüme yatan Gül; annesini Erzurum depreminde hayatını kaybeden Rifat; anne tarafından akrabalarını Nazi zulmünden kurtarmak isterken Yunanistan’da ölen Bilal; öğrencilerine Nazım Hikmet’i sevdiren, kaçmasına yardım eden öğretmen Aşık Ahmet... Hepsi çok özel ve ilginç karakterler, hepsi buram buram Türkiye kokuyor... Neler yok ki satır aralarında... Son kuşaklardan kimseciklerin hatırlamadığı Nazi zulmü yılları, Türkiye hapishanelerindeki işkenceler, Varlık Vergisi ve Aşkale’ye sürülen Türk Yahudileri, Nazım Hikmet’e eziyet yılları, 1950’lerin İstanbul’u; boğazda yüzen, köprüsüz karşıya geçen, bisiklete binen çocuklar, sirkler, ip cambazları, mahalle kabadayıları... Büyük keyifle okudum; muhtemelen ömrüm yettikçe daha defalarca okurum. Kalemine sağlık…
Genç Türk
9.3/10
· 7 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
15