Münir Raşit

Münir Raşit

Çevirmen
8.1/10
13 Kişi
·
Okunma
·
0
Beğeni
·
35
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
69 syf.
·15 günde·Beğendi·Puan vermedi
Kendini kontrol edemeyen insanlar için birer ilaç fakat bu yayından okumayın ; konuyu anlıyana kadar imanım gevredi...

// Bir işi yaparken sürekli o işi neden en iyi şekilde yapmanız gerektiğinin niyeti içerisinde olmalısınız...

//Tembellik başarı ile ters orantılı bir kavramdır...

//Ne kadar çalıştığımı bilseydiniz yaptığım başarılar size o kadar da inanılmazmış gibi gelmezdi...

//başarılı insanla başarılı olmayan bir insanın arasındaki fark o işe ne kadar odaklanabildikleridir...
69 syf.
·Beğendi·6/10
Evet kitabı okudum, artık (kısaca) kitapla ilgili neler düşünüyorum yazabilirim.

Daha önce bahsettiğim gibi şu anda hayatta olsaydı 107 yaşında olacak olan rahmetli babamla sohbet etmiş gibiyim.

Bu kitap yazarın tek eseri. Kendisi 1859 doğumlu .
tek titri Marsilya rektörlüğü yapmış olması .

Yanlış anlaşılma olmasın bunu tenkit etmek amacı ile söylemedim, sadece bildiğimiz yazarlardan olmadığını vurgulamak için ...

Ayrıca kitabı çok öğretici bulduğumu ve yazarın kültür seviyesinin çok yüksek olduğunu söyleyebilirim.

Belli ki , tembel talebelere çok kızıyor . Ve tembelliğin bir huy olmadığını , "Huylu huyundan vaz geçmez" diyen Kant ve Shopenhauer 'in yanlış düşündüğünü örnekler ile çürütüyor.

Ardından tembel olmamak için neler yapılması gerek konusunu açıyor .
"Tembellik ,haylazlık ve gevşeklik denilen ruh hali , sık sık tezahür ettiği için , çabayı tazelemek gerekir." diyor.

Daha sonra Montesquieu 'nun " Emil " adlı kitabındaki fikirden hareketle Fransız eğitimini ve İngiliz taklitçiliğini tenkit ediyor

Ve ezber üzerine kurulan eğitimi ;

Öğrenciler inceleme ve araştırma yapmaktan ziyade öğrenmek için kuvvetli ve zapt edilmez eğilimlere sahiptirler.

Çoğu edilgendir. Üç aylık sınavlarla yaptığımız bir deneyin verdiği netice bize gösterdi ki öğrencilerin çoğu bu türden bir egzersizden korkuyor .

Gösterilen bir plana ve verilen izahata göre yazı yazmak onlara kolay geliyor .

Fakat kendi kendilerine konu bularak ve onun üzerine düşünerek bir vazife yazmaları onların gözünde en zor ve hiç hoşlanmadıkları bir iştir.
Şeklinde tenkit ediyor.

Size nasıl çalışmanız gerektiğini ,his ,fikir, zihin üçgeninin nasıl işlediğini anlatıyor .

Yalnız dediğim gibi 1940 yılı Türkçesi ile tercüme edilmiş gençlerin anlaması oldukça zor.

Buyrun ; "Gayretlerimizin aynı gaye ve istikamete doğru yönelmiş olmaları lazımdır. Bir fikir veya hissin kendimize mal edilmesi ve hayatımızda müessir olabilmesi , onun şuurumuzda kalması veya şuurumuza sık sık gelmesi , başka fikirlerle ilişkileri olması şartlarına bağlıdır.
Böyle olduğu takdirde fikirler yavaş yavaş ve devamlı bir biçimde artan tesirleriyle ilişki dairelerini genişletmiş olurlar."