Murat Meriç

Murat Meriç

Yazar
10.0/10
1 Kişi
·
4
Okunma
·
1
Beğeni
·
471
Gösterim
Adı:
Murat Meriç
Unvan:
Müzik yönetmeni, yazar
Doğum:
Çanakkale, 1972
1972’de Çanakkale’de doğdu; 1988’de Özel Kocaeli Lisesi’nden mezun oldu. Aynı yıl Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Mühendisliği bölümüne girdi.
1993’te Ankara’da Radyo Arkadaş’ın kuruluşuna katıldı. 1997’de yayınına son verene kadar bu radyoda program yapımcılığı, müzik yönetmenliği ve program koordinatörlüğü yaptı. 1996’da Metin Solmaz’la Müzük dergisini çıkardı. Bu dergide yayınlanan Türkiye’de pop müziğin tarihi başlıklı yazı dizisi onu durup dururken müzik tarihçisi yaptı. Açık Radyo ve TRT Ankara Radyosu başta olmak üzere çeşitli radyolarda konuyla ilgili programlara konuk olarak katıldı; Mimarlar Odası, ODTÜ, Trakya Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuarı`nda seminer ve konferanslar verdi. TAKSAV`da (Toplumsal Araştırmalar Kültür ve Sanat için Vakıf) verdiği Donizetti Paşa`dan Tarkan`a: Türkiye`de popüler Batı müziğinin öyküsü başlıklı seminer on üç hafta sürdü. Bu seminer değişik dönemlerde tekrarlandı. Ayrıca, TRT, Show TV, Kanal D, NTV ve CNN Türk’te yayınlanan çok sayıda belgesel ve programa katkıda bulundu, danışmanlık yaptı.
1999-2000 yıllarında, TRT Ankara Televizyonu için Bir varmış bir yokmuş – Türkiye’de Popüler Batı müziği`nin öyküsü adlı on üç bölümlük bir belgesel hazırladı: Çatısını kurdu, söyleşilere gitti, metinlerini yazdı, montajına girdi ve danışmanlığını yaptı. Danışmanlığını ve sunuculuğunu yaptığı Kırkbeşlik adlı arşiv programı yine TRT’de iki dönem yayınlandı. Aynı programın radyo versiyonu, perşembe günleri 17.00 haberlerinden sonra TRT-FM içerisinde yayınlanan Buyurun Radyo adlı program dâhilinde yayınlanıyor.
Türkiye Ekonomik ve Toplumsal Tarih Vakfı’nın Cumhuriyetin 75. yılı dolayısıyla yayınladığı Bilanço ’98 başlıklı kitaplar dizisi kapsamında Haziran 1999’da yayınlanan 75 Yılda Değişen Yaşam Değişen İnsan: Cumhuriyet Modaları ve Kasım 1999’da yayınlanan Cumhuriyetin Sesleri adlı kitaplarda makaleleri yer aldı. Yazıları ve söyleşileri Müzikalite, Mürekkep, ArtıHaber, Milliyet Sanat, Bant, Birikim gibi dergilerde ve kalan.com, siberalem.com, polifoni.net, birzamanlar.net gibi internet sitelerinde yayınlandı, yayınlanıyor. Yeni Binyıl gazetesinde sürdürdüğü haftalık yazıları gazeteyle birlikte sonlandı. Birgün gazetesine yazdığı yazıları da kendi isteğiyle kesti. Roll ve Express en sevdiği dergiler; her ikisine de bol bol katkıda bulunuyor. Nikbinlik`e her sayı yazıyor.
Kalan Müzik’i çok seviyor ve orada çeşitli projelere imza atıyor. Ulaş Özdemir`le birlikte hazırladığı Balarısı Ahmet albümü ve Tülay German’ın eski 45’lik kayıtlarından oluşan bir CD-kitap (Burçak Tarlası 1962-87) 2001 yılında yayınlandı. Erkin Koray’ın Gaddar albümünün sürprizli 15. yıl baskısını hazırladı ancak albüm telif sorunları yüzünden rafa kaldırıldı. Sezen Aksu’nun SN Publishing tarafından toplanan ve yeniden basılan albümlerindeki tarihçe yazılarını yazdı. BirZamanlar serisi dahilinde yayınlanan karışık pop albümlerinde küçük yazıları yayınlandı. Aklında başka projeler de var...
Değişik konularda hazırladığı dosyaları kitaplaşmayı bekliyor. Yazılarını topladığı Türkçe sözlü hafif Batı müziği adlı kitap önümüzdeki günlerde İletişim Yayınları tarafından basılacak; diğerleri de tembelliği bıraktığında birbiri ardına yayınlanacak..
Çocukluğundan beri eski 45`liklerle haşır neşir olan Murat Meriç, bu konudaki çalışmalarını ısrarla sürdürüyor ve değişik yerlerde Ortaya Karışık adını verdiği 45’lik partileri düzenliyor. Rakıyı, rokayı, Ege`yi, Uludağ gazozunu, Çanakkale`nin Veziroğlu dondurmasını, filtre kahveyi, mantıyı, bezelyeyi ve bamyayı, bütün kedileri, karasinek haricindeki böcekleri, maviyi ve 7`yi, yunusları, denizi, kitaplığını, matematiği, Orhan Boran ve Yuki’yi, Cazcı Kardeşler`i, Her Şey Çok Güzel Olacak`ı, Sait Faik öykülerini, Enis Batur kitaplarını, ikinci yeni’yi, Bach’ın çello süitlerini, İlhan İrem’in şarkılarını, Nazan Öncel’in tarzını ve tavrını, Alper Erinç’in düzenlemelerini, Hakkı Bulut`un bestelerini, Mahler ve Stravinski`nin her şeyini, Ömer Kavur`un filmlerini (ama en çok Anayurt Oteli`ni), Mack the Knife`ı, Tom`s Diner`ı, Ya Sonra`yı, Üç Kalp`i, Osmanlı Sergi Marşı`nı, Uzaklaşma Benden Öyle`deki saksofon solosunu, Süper Restaurant`ı, Hatay’ı, NTV izlemeyi, haKankaynar`la kovalaklık yapmayı, sahaf gezmeyi, Kara Kitap`ı, Frankfurt Seyahatnamesi`ni, Aşiyan`ı, hâlâ ve her şeye rağmen Ankara`yı ve niyeyse Hepsi grubunu çok seviyor… Beyaz Kelebekler`in Sen Gidince şarkısını (onların diğer şarkılarıyla karşılaştırmak suretiyle) şaşkınlıkla karşılıyor... Kan ve Gül şarkısında “la la la, la la la. la la la” diyen kızlardan, new-age`den, pan flüt sesinden, Düş Sokağı Sakinleri`nden, Mozart`tan, tütsüden, sakızdan, sürüngenlerden, halk otobüslerinden, kereviz ve ciğerden hiç hoşlanmıyor; Tanju Okan`ı Kadınım şarkısından ibaret sananları esefle karşılıyor. Yüzüklerin Efendisi`ni okumadı ama Harry Potter`a bayılıyor. Az uyuyor, yüksekten korkuyor, bir yere giderken yürümeyi tercih ediyor. Ankara’da oturup sohbet edilecek bir yer olmadığından muzdarip. Trafikten korktuğu için ehliyeti, kendine hâkim olamadığı için kredi kartı yok. En çok Orhan Pamuk okuyor, Mazhar Fuat Özkan dinliyor, Aylin Aslım, Özlem Tekin ve Göksel’i beğeniyor. Ayşegül Aldinç’le tanışmak istiyordu; oldu.
Güldünya Tören, töre cihayeti deyince akla gelen ilk isimlerden biri. 1 Mart 2004’te aile kararıyla öldürüldü. Suçu, ona tecavüz eden akrabasından hamile kalmasıydı. Olay ortaya çıktıktan sonra aşiret, köyü terk etmesini istedi. Güldünya kabul etmeyince İstanbul’a amcasının yanına yollandı. Abisi peşine düştü, cinayetten polise sığınmak suretiyle kurtuldu ve bir arkadaşının yanında saklanmaya başladı. Çocuğunu evlatlık verdi. Abileri onu buldu ve sokak ortasında vurdu. Hastaneye kaldırılan Güldünya, oraya gelen kardeşi tarafından öldürüldü. Aylin Aslım, Güldünya’nın hikâyesini 2005 tarihli Gulyabani albümünde anlattı: “Canım abim vurma beni / Bu dünyadan alma beni / Dökülür mü kardeş kanı // Bir karında yatmadık mı / Bir anadan doğmadık mı / Bir memeden doymadık mı // Binbir yarayla tek bir kurşunla / Gitti Güldünya / Kim farkında kimin umrunda / Yandı bir dünya // Seni gönderene söyle / Köydeki büyük meclise / Söyle daha çocuk yaşta üstüme çıkan herife // Eğer böyle ölürsem / İki elim yakanızda / Hayaletim gezer düşer peşinize…” Aslım, kendisiyle yaptığım bir söyleşide, şarkı hakkında şunları söylemişti: “Olayı gazetelerde okudum. Hemcinsim olduğu için, insan olduğu için, aynı ülkede yaşadığımız için kendimi onun yerine koymam güç olmadı. O suçtan, utançtan kurtulmak için bir şey yapmam gerektiğini düşündüm. Ben şanslıyım ki şarkı yazıyorum ve insanlar beni dinliyor. Ben de uzaydan bildirmiyorum ki, ister istemez böyle konuları işliyorum. Şarkıdan sonra hep ‘Sizin de geçmişinizde böyle bir şey var mı?’ diye soruldu. Bir yandan anlıyorum ama diğer yandan şunu anlamıyorum: Bahsetmek için illa benim başıma mı gelmesi gerekli? Çevrecilik yapmak için illa ki evimde asbest mi çıkması gerek? Bu, yaşam hakkı ve onu savunmak bizim görevimiz. Ortaçağ’daki kadın katliamları gibi, cadı avı gibi bir şey: Başını açtı, sinemaya gitti, pantolon giydi, öldürün! Olay, erkekler ve kadınlar diye ayrılmış. Ortaçağ mantığı ve feodal yapı devam ediyor. Bu, hükümetlerin de işine geliyor elbette çünkü o yapıyı böyle kurallarla koruyorlar.” (Radikal Cumartesi, 06.12.2008) 
Yazara henüz inceleme eklenmedi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Murat Meriç
Unvan:
Müzik yönetmeni, yazar
Doğum:
Çanakkale, 1972
1972’de Çanakkale’de doğdu; 1988’de Özel Kocaeli Lisesi’nden mezun oldu. Aynı yıl Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Mühendisliği bölümüne girdi.
1993’te Ankara’da Radyo Arkadaş’ın kuruluşuna katıldı. 1997’de yayınına son verene kadar bu radyoda program yapımcılığı, müzik yönetmenliği ve program koordinatörlüğü yaptı. 1996’da Metin Solmaz’la Müzük dergisini çıkardı. Bu dergide yayınlanan Türkiye’de pop müziğin tarihi başlıklı yazı dizisi onu durup dururken müzik tarihçisi yaptı. Açık Radyo ve TRT Ankara Radyosu başta olmak üzere çeşitli radyolarda konuyla ilgili programlara konuk olarak katıldı; Mimarlar Odası, ODTÜ, Trakya Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuarı`nda seminer ve konferanslar verdi. TAKSAV`da (Toplumsal Araştırmalar Kültür ve Sanat için Vakıf) verdiği Donizetti Paşa`dan Tarkan`a: Türkiye`de popüler Batı müziğinin öyküsü başlıklı seminer on üç hafta sürdü. Bu seminer değişik dönemlerde tekrarlandı. Ayrıca, TRT, Show TV, Kanal D, NTV ve CNN Türk’te yayınlanan çok sayıda belgesel ve programa katkıda bulundu, danışmanlık yaptı.
1999-2000 yıllarında, TRT Ankara Televizyonu için Bir varmış bir yokmuş – Türkiye’de Popüler Batı müziği`nin öyküsü adlı on üç bölümlük bir belgesel hazırladı: Çatısını kurdu, söyleşilere gitti, metinlerini yazdı, montajına girdi ve danışmanlığını yaptı. Danışmanlığını ve sunuculuğunu yaptığı Kırkbeşlik adlı arşiv programı yine TRT’de iki dönem yayınlandı. Aynı programın radyo versiyonu, perşembe günleri 17.00 haberlerinden sonra TRT-FM içerisinde yayınlanan Buyurun Radyo adlı program dâhilinde yayınlanıyor.
Türkiye Ekonomik ve Toplumsal Tarih Vakfı’nın Cumhuriyetin 75. yılı dolayısıyla yayınladığı Bilanço ’98 başlıklı kitaplar dizisi kapsamında Haziran 1999’da yayınlanan 75 Yılda Değişen Yaşam Değişen İnsan: Cumhuriyet Modaları ve Kasım 1999’da yayınlanan Cumhuriyetin Sesleri adlı kitaplarda makaleleri yer aldı. Yazıları ve söyleşileri Müzikalite, Mürekkep, ArtıHaber, Milliyet Sanat, Bant, Birikim gibi dergilerde ve kalan.com, siberalem.com, polifoni.net, birzamanlar.net gibi internet sitelerinde yayınlandı, yayınlanıyor. Yeni Binyıl gazetesinde sürdürdüğü haftalık yazıları gazeteyle birlikte sonlandı. Birgün gazetesine yazdığı yazıları da kendi isteğiyle kesti. Roll ve Express en sevdiği dergiler; her ikisine de bol bol katkıda bulunuyor. Nikbinlik`e her sayı yazıyor.
Kalan Müzik’i çok seviyor ve orada çeşitli projelere imza atıyor. Ulaş Özdemir`le birlikte hazırladığı Balarısı Ahmet albümü ve Tülay German’ın eski 45’lik kayıtlarından oluşan bir CD-kitap (Burçak Tarlası 1962-87) 2001 yılında yayınlandı. Erkin Koray’ın Gaddar albümünün sürprizli 15. yıl baskısını hazırladı ancak albüm telif sorunları yüzünden rafa kaldırıldı. Sezen Aksu’nun SN Publishing tarafından toplanan ve yeniden basılan albümlerindeki tarihçe yazılarını yazdı. BirZamanlar serisi dahilinde yayınlanan karışık pop albümlerinde küçük yazıları yayınlandı. Aklında başka projeler de var...
Değişik konularda hazırladığı dosyaları kitaplaşmayı bekliyor. Yazılarını topladığı Türkçe sözlü hafif Batı müziği adlı kitap önümüzdeki günlerde İletişim Yayınları tarafından basılacak; diğerleri de tembelliği bıraktığında birbiri ardına yayınlanacak..
Çocukluğundan beri eski 45`liklerle haşır neşir olan Murat Meriç, bu konudaki çalışmalarını ısrarla sürdürüyor ve değişik yerlerde Ortaya Karışık adını verdiği 45’lik partileri düzenliyor. Rakıyı, rokayı, Ege`yi, Uludağ gazozunu, Çanakkale`nin Veziroğlu dondurmasını, filtre kahveyi, mantıyı, bezelyeyi ve bamyayı, bütün kedileri, karasinek haricindeki böcekleri, maviyi ve 7`yi, yunusları, denizi, kitaplığını, matematiği, Orhan Boran ve Yuki’yi, Cazcı Kardeşler`i, Her Şey Çok Güzel Olacak`ı, Sait Faik öykülerini, Enis Batur kitaplarını, ikinci yeni’yi, Bach’ın çello süitlerini, İlhan İrem’in şarkılarını, Nazan Öncel’in tarzını ve tavrını, Alper Erinç’in düzenlemelerini, Hakkı Bulut`un bestelerini, Mahler ve Stravinski`nin her şeyini, Ömer Kavur`un filmlerini (ama en çok Anayurt Oteli`ni), Mack the Knife`ı, Tom`s Diner`ı, Ya Sonra`yı, Üç Kalp`i, Osmanlı Sergi Marşı`nı, Uzaklaşma Benden Öyle`deki saksofon solosunu, Süper Restaurant`ı, Hatay’ı, NTV izlemeyi, haKankaynar`la kovalaklık yapmayı, sahaf gezmeyi, Kara Kitap`ı, Frankfurt Seyahatnamesi`ni, Aşiyan`ı, hâlâ ve her şeye rağmen Ankara`yı ve niyeyse Hepsi grubunu çok seviyor… Beyaz Kelebekler`in Sen Gidince şarkısını (onların diğer şarkılarıyla karşılaştırmak suretiyle) şaşkınlıkla karşılıyor... Kan ve Gül şarkısında “la la la, la la la. la la la” diyen kızlardan, new-age`den, pan flüt sesinden, Düş Sokağı Sakinleri`nden, Mozart`tan, tütsüden, sakızdan, sürüngenlerden, halk otobüslerinden, kereviz ve ciğerden hiç hoşlanmıyor; Tanju Okan`ı Kadınım şarkısından ibaret sananları esefle karşılıyor. Yüzüklerin Efendisi`ni okumadı ama Harry Potter`a bayılıyor. Az uyuyor, yüksekten korkuyor, bir yere giderken yürümeyi tercih ediyor. Ankara’da oturup sohbet edilecek bir yer olmadığından muzdarip. Trafikten korktuğu için ehliyeti, kendine hâkim olamadığı için kredi kartı yok. En çok Orhan Pamuk okuyor, Mazhar Fuat Özkan dinliyor, Aylin Aslım, Özlem Tekin ve Göksel’i beğeniyor. Ayşegül Aldinç’le tanışmak istiyordu; oldu.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 4 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 10 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.