Çiz bakayım:
Eski tahta bir kapı.
Onun halinden anlayıp,
Bir o kadar da eski bir ev.
Önünde de yok mu yani
Koskocaman bir ağaç?
Var tabii.
Sonra da susturuver kuşları,
Ağzı açık kalsın zamana hepsinin.
Al renkli kalemlerini,
Ver çiseleyen yağmurun o anlamlı eserini.
En sona kalsın bank,
Ve bankta oturan
Bilinmezlikler.