1920 yılında Amasya'da doğan Cezar, 1938'de Sivas Öğretmen Okulu'nu bitirdi. Gazi Eğitim Enstitüsü'nde öğrenimini tamamladıktan sonra çeşitli yerlerde tarih öğretmeni ve müdür olarak görev yaptı. 1950'lilerin sonunda İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi öğretmenliğine getirildi. 1969 yılında doçent olan Cezar, 1978'de profesörlüğe yükseldi. 1980'lerde ise Mimar Sinan Üniversitesi'nde Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölüm başkanı oldu.[1]
Mustafa Cezar, 3 Aralık 2009'da İstanbul'da yaşamını yitirdi.
Eserleri
Özlü Osmanlı Tarihi (1956)
Mufassal Osmanlı Tarihi 1-4 cilt (1957-60)
Osmanlı Devrinde İstanbul Yapılarında Tahribat Yapan Yangınlar ve Tabii Afetler (1963)
Osmanlı Tarihinde Levendler (1965)
Sanatta Batıya Açılış ve Osman Hamdi (1971)
Hun Sanatı Üzerine (1974)
Anadolu Öncesi Türklerde Şehir ve Mimarlık (1977)
Typical Commercial Buildings of the Ottoman Classical Period and the Ottoman Construction System (1983)
100. Yılda Güzel Sanatlar Akademisi'nden Mimar Sinan Üniversitesi'ne (1983)
Tipik Yapılarıyla Osmanlı Şehirciliğinde Çarşı ve Klasik Dönem İmar Sistemi (1985)
Müzeci ve Ressam Osman Hamdi Bey (1987)
XIX, Yüzyıl Beyoğlusu (1991)
Sanatta Batı'ya Açılış ve Osman Hamdi (genişletilmiş ikinci baskı 1995)
Osmanlı Başkenti İstanbul (2002)
“BENİM MEMLEKETİMİN HUDUDU ÜZERİNDE görünmekle ba na meydan okudun; bizi beklemekte olduğunu bildirdin. Biz de davete icabetle uzun yollar aşarak memle ketine girdik. Haftalarca yürümekte devam ettiğimiz halde, ne senden, ne de askerinden bir haber yok. Padi şahların ellerindeki memleket onun nikâhhsı gibidir; erkek ve yiğit olan lar kendisinden başkasının elini ona dokundurtmazlar. Halbuki bunca gündür askerimle memleketine girdiğim halde senden bir haber yok.
Ölü müsün, yoksa sağ mısın bilemem? Hile ve hud’adan başka bir şey bilmez misin? Eğer korkuyorsan bir tabip getir ki, seni tedavi etsin.
Seni çok korkutmamak için askerim den kırk bin kişiyi ayırarak Kayse ri ile Sivas arasında bıraktım. Hasma mürüvvet ancak bu kadar olur.
Bundan sonra da gizlenmekte devam edersen, erkeklik sana haramdır.
Miğfer yerine yaşmak, zırh yerine çarşaf giyerek serdarlık ve şahlık sevdasından vazgeç.”
Sayfa 728 - Pınar Dergisi s1, 1972 nüshasınden alıntı yapılmıştır.