1000Kitap Logosu
Mustafa Mert Yağmur
Mustafa Mert Yağmur
Mustafa Mert Yağmur

Mustafa Mert Yağmur

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
9.4
14 Kişi
24
Okunma
8
Beğeni
118
Gösterim
Mustafa Mert YAĞMUR
Gölge’nin Dünyası'nı inceledi.
166 syf.
·
2 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Gölge'nin Dünyası
Tımarhane'de yaşayan bir insan sizce ne kadar yalnız olabilir? Yalnız olmaktan sıkılan bir şizofren, âdeta bir Tanrı gibi insanlar yaratabilir. Peki bu yaratılan insanları kitabına da dahil ederse? -------- "Gölge'nin Dünyası" na girmekte sakın geç kalmayın... Gölge'nin Dünyası- Mustafa Mert Yağmur
Gölge’nin Dünyası
OKUYACAKLARIMA EKLE
79
Huzursuz Kitap
Gölge’nin Dünyası'nı inceledi.
166 syf.
·
2 günde
·
Puan vermedi
Dikkat yoğun felsefe ve psikoloji içerir!... Ben iş felsefe yapmaya gelince, acayip severim ama dışardan fazla maruz kalınca da, beynimin adeta yanacağını hissederim ki; aranızda varsa ben gibi, önerimdir, bu kitabı dinlene dinlene okusun. Gölge'nin Dünyası'nın genç yazarı Mustafa Mert Yağmur kitabın ilk sayfasında "Cesurca tak tak tak diye yazmayı ne çok isterdim." demiş. Bilmem kitabını ne kadar sürede yazdı ama zihnindekileri aynen öyle 'tak tak tak' diye cesurca kitaba aktarmış. Sanki 'aklımda ne varsa söyleyeyim kurtulayım' hesabı. Yani ben okurken öyle hissettim. Kendisi her ne kadar 'neticede bu benim kitabım' dese de, iç dünyasını bize yansıttığı anda, o kitap okuyucuya ait oluyor. O sebepten nasıl zihnindekiler yazarı yoruyorsa, okurken de benim zihnim yoruldu. Üç bölümden oluşan kitap, her ne kadar karakterler araya girse de, monologlardan oluşan bir eser okuyormuş hissiyatı verdi. Kitabı okuduğunuz zaman sizin düşüncelerinizi etkilenmemek için bu konuda detaya girmek istemiyorum. Yazarın kalemini beğendim ve genç yaşına rağmen oldukça başarılı benim kanaatimce. Başka kitaplar da yazacağını umuyor ve o zaman kendini daha da geliştirip, daha özgün yazacağına inanıyorum.
Gölge’nin Dünyası
OKUYACAKLARIMA EKLE
18
Arzu
Gölge’nin Dünyası'nı inceledi.
166 syf.
·
4 günde
·
Puan vermedi
Bu incelemeyi yapıp yapmama arasında kararsız kaldım ama sonunda bir şeyler yazmam gerektiğine karar kıldım. Çünkü kitapla ilgili benim gördüğüm tüm yorumlar olumlu. Yorumlara bakarak okumaya karar vermiştim. Ama benim için zaman kaybı olmaktan öteye gitmedi. Okurken o kadar çok cümlesi ile savaştım ki! Bir kere anlatım çok basit. Edebi anlamda bir doyuruculuk söz konusu bile değil. Çok yerde ortaokul, lise düzeyinde cümleler var. Ortada bir kurgu var ama kurgu bile kurgu olduğunu anlayamamış. Üç bölümden oluşan kitapta birinci bölüm yazarın kendi yarattığı karakterlerle konuşmaları şeklinde geçiyor; tamamen Oğuz Atay olmaya çalışmış ama yanına yaklaşamamış duygusu uyandırdı. Felsefe yapmak istemiş ama sosyal medyada herkes tarafından paylaşılan, içi doldurulamayan boş cümlelerden öteye gidememiş. Birkaç cümlesine katılmam dışında sevnedim sevemedim. Neresinden tutmaya çalışsam elimde kaldı. Dalında olgunlaşmadan çürüyen meyveye benzettim ben bu kitabı. Genç yazarımız belki felsefe için ayırdığı zamanı edebi eserler için de ayırırsa bundan sonraki kitaplarında daha başarılı bir çalışma ortaya koyabilir.
Gölge’nin Dünyası
OKUYACAKLARIMA EKLE
10