Mustafa Sağ

Mustafa Sağ

Yazar
9.9/10
7 Kişi
·
16
Okunma
·
2
Beğeni
·
133
Gösterim
Adı:
Mustafa Sağ
Unvan:
Türk Yazar
Ikiyüzlüler Muhammed Peygamber döneminden önce de vardı,sonra da vardı,bugün de vardır,yarın da var olacaktır. Allah,münafıklara karşı tedbirli olunması ve ibret alınması için bu Kur'an ayetlerini göndermiştir.
Yüce Allah, görevlendirdiği tüm tüm peygamberleri olduğu gibi, son peygamberi Muhammed'i de, halka açıktan ilk olarak, "Hamd/ övgü alemlerin Rabbi Allah içindir..." diye başlayan Fatiha (Açılış) Suresi'yle tebliğe başlatmıştır.
Dua ile uçamayız. Dua ve ibadetle kendimizi zihnimizi arındırıp aydınlattıktan sonra,doğru işler yapabiliriz... Çalışmadan, her işin gereği çabayı göstermeden, aklını doğru kullanmadan sadece dua edip oturarak bu dünya sisteminden hiçbir şey bekleyemeyiz. Arınmış bir zihinle çalışıp çabalamak zorundayız. Kişi karşılaştıklarını iyi okursa, bu bir ilahi mesajdır. Bu yüzden Rabbimizin ilk emri "ikra" oku olmuştur

(Mehmet Yazar, Kur'an ve Müspet İlim Penceresinden)
- İnsanlık alemini, Allah yanında sıkıntıya düşürecek en büyük tehlike, Peygamberlere insanüstü bir varlık sıfatı atfederek, Tanrısal vasıflarında tek olan Allah'a ortak koşmaları olacaktır. Bilinçsizce inananlar ya da ortak koşanlar, peygamberleri, Allah'ın buyruklarını insanlara duyurmak için, Allah tarafından görevlendirilmiş bir ''peygamber'', bir ''elçi'' olarak değil de, sanki peygamberler kendilerinden o makamlara gelmiş gibi, onları peygamber atayan Allah'ın vasıflarıyla birleştirip, Allah'ın ortakları ya da Allah'tan çok peygamberleri överek, yücelterek, onları insanüstü birer varlık olarak göstermeleri çok ciddi bir tehlikedir. Böylece Allah'a ait ilahlık kavramlarını peygamberlere yükleyerek Tanrılaştırırlar.
Yahudilik aleminin Hz. Üzeyir'e , Hristiyanlık aleminin Hz. İsa'ya Allah'ın oğlu demeleri, onlara olan sevgilerini, Allah'ın vasıflarıyla birleştirmelerinden dolayıdır. Müslüman alemine gelince, Hz. Muhammed'in vefatından seneler sonra ve devam eden yüzyıllar içinde Müslümanlar, Peygamber'e olan sevgilerini, Allah'ın vasıflarıyla birleştirerek, örneğin ''çaresizliğimizi görünce yardımımıza koşan bir şefkat ve merhamet zirvesidir bizim peygamberimiz...'' gibi ve daha niceleriyle, Allah'a ait olan ilahlık kavramının anlamını, peygambere yüklemişlerdir. Böylece, ''Ben size ne bir zarar, ne de bir yarar verme gücüne sahip değilim. Allah'tan bir duyuru ve mesajını iletirim'' (Cin 21-23 ) diyen peygamberden, ''Allah, yanında bize şefaat edecek...'' (Yunus 18) diye şefaat bekleyerek ne yazık ki, Yahudi ve Hristiyanlık aleminin düştüğü hataya düşmekle karşı karşıya kalmaktadırlar.
15.Insan ilginçtir. Ne zaman Rabbi, denemek için insana bolca verip iyilik etse; "Rabbim bana cömert davrandı" der
16.Fakat ne zaman da Rabbi, rızkını daraltip onu denerse, bu sefer de; "Rabbim bana hor bakti," der
17.Hayır! Öyle değil! Doğrusu siz, oksuze karşı cömert davranmiyorsunuz
18.Yoksulu yedirip giydirme konusunda birbirinizi teşvik etmiyorsunuz
- En son olarak bu Türkler, Arapçadan alınma bir Cumhuriyet rejimi de kurdular. Bu Türkler, kurdukları Cumhuriyet rejiminde şeyhülislamlık, vakıf , medreseler, şeriat mahkemeleri gibi islamlıkla bağlılıklarını sağlayan bütün kurumları da kaldırdılar. İslamiyet'ten ayrılmayı kolaylaştıracak eylemlere girişmişlerdir. O kutsal ağacı, ''Kur'an-ı Azammüşan'ı'' o ''Arabbiyyü'l-mübbin'' kitabı yok etmeye karar vermişlerdir. Eğer bu dinsizlerin bu asil kavmi (Arab ırkı kastediliyor) üzerinde egemenliği sürerse, kuşkusuz onu da uygulayacaklardır. Amaç, Arapçayı yok etmekle, Nebilerin sonuncusunun kalbine, Tanrı'dan inen Kur'an'ı, halkın kalbinden yok etmek, onun yerine Turanlı dinsizlerin uydurma Türkçe Kur'an'ı koymaktır.
Eğer Kemalciler gerçekte bir din reformu yapmak istiyorlarsa, bunun daha basit ve dine daha uygun bir yolu vardır. Arapçayı resmi devlet dili olarak almak, okullarda yalnızca Arapça öğreterek, Türkleri Arapça konuşturarak, gerçek İslam'ı kalplerinde pekiştirmek, bu yola gitmediği sürece Türk devleti kafir bir devlet olarak kalacaktır.
Reşit Rıza, Tercümetü'l Kur'an, Kahire, 1922)
Hz.Muhammed'in "ümmi"olduğu,yani okuma yazma bilmediği,tüm dinsel kitaplarda ve Müslümanlar arasında yaygındır.Halbuki peygamberimiz okuma yazma biliyordu ve "ümmi"kelimesinin. Araf suresi 157,158,Cumua suresi 2 ve diğer Kur 'an boyu geçen ayetlerdeki "ümmi"kelimesi okuma yazma bilmiyor anlamına değil,kitap sahibi olmayan o günkü Arapların tümü için söylenen Kur 'an sal bir kavramdır.
Yazara henüz inceleme eklenmedi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Mustafa Sağ
Unvan:
Türk Yazar

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 16 okur okudu.
  • 11 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.