Naomi Alderman

Naomi Alderman

Yazar
7.3/10
51 Kişi
·
108
Okunma
·
2
Beğeni
·
220
Gösterim
Adı:
Naomi Alderman
Unvan:
Yazar
Doğum:
1974
Önemli olan ‘yapmaması gerektiği veya yapamayacağı’ değildi. Önemli olan ‘isterse yapabilecek’ olmasıydı.
Naomi Alderman
Sayfa 97 - Misis Kitap
Dünyanın her yerinde insanlar olan bitenler karşısında korkudan deliye dönüyordu. Ama her zaman bir yerlerde, “Bunu kendi çıkarım için nasıl kullanabilirim?” diye düşünen birileri olurdu.
Naomi Alderman
Sayfa 69 - Misis Kitap
Hiç kimseyi kalıplar içine koyamazsın. Dinle, bir taş bile başka taşlara benzemez. Bu yüzden hepinizin insanları neden basit sözcüklerle etiketleyebileceğinizi sandığını ve ihtiyacınız olan her şeyi bildiğinizi düşündüğünü anlamıyorum.
Naomi Alderman
Sayfa 382 - Misis Kitap
Aslında neler olduğunun bir önemi yoktu. Onları istediği an öldürebilirdi. Tek gerçek buydu... Gücü parmaklarında dolaştırıp masanın alt yüzündeki cilayı biraz yaktı. Yanığın tatlı kokusunu duyabiliyordu. Bu adamlardan herhangi birinin söyleyebileceği hiçbir şey önemli değildi. Çünkü onlar yumuşak koltuklarından kalkamadan, sadece üç harekette her ikisini de öldürebilirdi. Önemli olan 'yapmaması gerektiği' veya 'asla yapamayacağı' değildi. Önemli olan 'isterse yapabilecek' olmasıydı.
Gücün şekli her zaman aynıdır ve bir ağacı andırır. Köklerinden ucuna, ana gövdesi ile birlikte gittikçe incelen ve bir şeylere uzanmaya çalışan parmaklar gibi etrafa doğru serpilmiş dallarıyla bir ağaç. Gücün şekli; dışarıya uzanan ve ince filizlerini ileriye, hep daha ileriye iten bir canlının ana hatlarıdır.
Avcı olamazsanız, avlanan olursunuz. Hangisi olduğunuzu bilin ve ona göre davranın. Hayatınız buna bağlıdır.
Naomi Alderman
Sayfa 319 - Misis Kitap
Jos, "Zayıf olduğum için beni seviyorsun," dedi. "Zayıf olduğumu düşünmenden nefret ediyorum."
Ryan, "Sen zayıf değilsin," dedi. "Hem de hiç... Seni tanıyan, seninle ilgilenen hiç kimse zayıf olduğunu düşünmez. Olsaydın da ne fark ederdi? İnsanların zayıf olmaya da hakkı vardır."
Naomi Alderman
Sayfa 312 - Misis Kitap
408 syf.
·5 günde·10/10
İlk incelememi yapıyorum... Güç sanırım buna uygun bir kitap. Yaklaşık 15 dk önce bitirdim ve gerçekten kendime gelmem zaman aldı. Ben inceleme yaparken konunun içine çok fazla girilmesi taraftarı değilim kendi cümlelerimle düşüncelerimi açıklamak istiyorum.
Güç kafamı çok, çok karıştıran bir kitap. Gücün kadınların ellerinde olduğu bir dünyayı anlatıyor. Tamamen tüm yetkinin bir insanı ölüme götürebilecek kadar ellerinde olduğu bir dünya... Her ne kadar kitabın konusu bunu anlatmaya yönelik olsa da kesinlikle gücün kadınlarda olması ‘gerektiğini’ savunan bir kitap değil. Aksine, bence cinsiyetin insan olmanın hiçbir yönünü değiştirmediğini anlatıyor. Çünkü kitabı okurken şimdiki zamanla kıyaslayabiliyorsunuz ve bu, insana çok farklı bir bakış açısı katıyor.
Bence kesinlikle okunması gereken bir kitaptı.
Umarım ilk incelememin acemiliğini mazur görürsünüz. :)
dizisi kadar etkileyici bi kitap olduğunu umarak aldım şimdilik güzel heyecanlı bir başlangıç yaptık kitapla bakalım ne şekilde devam edecek.............
408 syf.
·5 günde·8/10
Obama'nın 2018 yılbaşında yayınladığı listede 2017'de okuyup en çok beğendiği kitaplardan biri olarak yer verdiği bir kitap Güç.
Bir şeylere anlam verebilmek veya her gün yaşadığımız, normal kabul ettiğimiz şeylerin absürtlüğünü ve kabul edilmezliğini görmek için dünyaya tersinden bakmak gerekiyormuş demek ki. Çok keyifliydi bu bakış açısı. Fiziksel güç üstünlüğünü kazandıktan sonra yavaş yavaş kadınların egemen olmaya başladığı bir dünyayı anlatıyor. Hepimizin zaman zaman merak ettiği "Nasıl olurdu acaba?" sorusuna pek çok açıdan hiç aklımıza gelmeyecek cevaplar var.
Dil olarak oldukça görsel. Diziye, filme uyarlanmak için yazılmış adeta. Genç yetişkin kitap türleri seviyesinde çok da edebi haz vermeyen ama sunduğu görsellik açısından kesinlikle tatmin eden bir dil.
Hızla okuyacaksınız ve normal algınız çok büyük ihtimalle sarsılacak.
408 syf.
·9 günde·Beğendi·10/10
Bir anlığına düşünün dünyanın ataerkil dengesi aniden yıkılıyor ve yerine kadınların egemen olduğu bir dönem başlıyor. Kadınları güçsüz, zayıf, savunmasız gören ve kendinde, ona eziyet etmeyi üzerinde egemenlik kurmayı hak sanan erkeklerin aynı duruma maruz kalmaları. Ama sadece bu değil kitapta anlatılan... Ayrıca kitabı o kadar güzel bir kurguyla yazmış ki bitirdikten sonra kendimi okuduklarımın gerçek olabileceğini, yaşanmış olaylar olabileceğini düşünürken buldum ve İnternete girerek konu hakkında araştırma yapma isteği duydum...
408 syf.
·7/10
Kitapta güzel bir konu ele alınmıştı. Güç kadınların elinde olsaydı.Erkeklere tecavüz edilen,doğan erkek bebeklerin yarısından fazlasının öldürüldüğü bir dünya.Kitapta bir erkek yazarın,gücün ortaya çıkışı ve sonrasında gelişen bazı olayalar hakkında yazdığı tarih kitabını okuyoruz.Bazılarına kitap yarım gelebilir.Ama bir tarih kitabında tüm zaman dilimlerinin anlatılması da beklenemez.Kitabı ilk bitirdiğimde kitap yarım diye çok kızdım ama bir süre düşündükten sonra bu şekilde daha gerçekçi durduğunu fark ettim.
408 syf.
·Puan vermedi
Muhteşem bir kurgu, muhteşem bir kalemdi tanıştığım. Tadına doyamadığım iki gün yaşadım sayesinde. Öyle farklı bir dünyaya soktu ki beni, çevremde kim var kim yok önemsemeden elimden bırakamadım kitabı. Yazarın harika zihni ve diri bir yaratıcılığı olduğuna inanarak kitabı sonlandırdım. Margaret Atwood ve Ursula Le Guin gibi isimler boş yere destek olmamış anlayacağınız. Hiçbir şekilde hikayeyi de kurguyu da anlatmak istemiyorum. Sizlere ipucu verecek tek bir kelam etmek istemiyorum. Kitabın büyüsünü kaçırmayı hiç mi hiç istemiyorum. Son zamanlarda bana muhteşem duygular yaşatan, okurken kendimi ve çevremi unutmamı sağlayan ikinci kitap oldu Güç. Heyecandan uyumaya bile zaman ayırmak istemedim. Mecburen sosyal hayat içine girip sohbet ederken bile aklımdaydı orada yaşananlar. Sanki kapağın altında minik minik insanlar canlılardı, başka bir dünya yaşıyorlardı ve ben onlara eşlik etmek varken başka şeylerle meşgul olmak zorundaydım. Mutlaka okuyun ve okurken beni hatırlayın olur mu? Çünkü size yaptığım en harika, en doyumsuz önerilerimden biridir bu. 🤗
.
#alıntı "Gücün şekli her zaman aynıdır. Sonsuz, karmaşık, ebediyete kadar dallanıp budaklanmaktadır. Bir ağaç gibi canlı olmasına, büyümesine, kendini tutabilmesine rağmen izdihamı ifade eder. Hangi yöne gideceği belirsizdir. Sadece kendi kurallarına uyar. (...) Okyanusa dökülen nehirler, gökyüzünde çakan şimşekler gibi güç de sınırsız ve durdurulamazdır. "
408 syf.
·Puan vermedi
Bazen, okuduğum kitaptan daha çok, o kitabı okuma sürecime dair sözüm oluyor. O zaman zarfında kendimle çok eğleniyorum, memnun ya da mutlu olmak manasında değil, durup dış ses olup, zihnime tekme atma halimden bahsediyorum. Nasıl olur demeyin dört aylık bir okumayla bitirebildiğim; Naomi Alderman “GÜÇ” (Sahiden de güç oldu.)

Bildiğiniz bir kapalı kutu olarak elinize alıyorsunuz, yazarı ve adı dışında hiçbir bilginiz yok, arka ya da iç kapak yazısı mevcut değil. Tamam o yazılarında iş görürlüğü tartışılır belki ama, burada karanlığa elinizde mum bile olmadan dalıyorsunuz. Konudan bahsetmekten sırf bu sebeple bile beis görmezdim o ayrı, lakin değinmeden geçemeyeceğim yerler var..

Öncelikle neden bu kadar uzun bir okuma oldu? Fantastik öğeleri olmasına rağmen o türe dahil edemedim, daha hızlı okuyabilirdim fakat, yavaş ilerleyişine ek karakterlerin kafa seslerinden bunaldım.Son yüzlüğe kadar, Minimum seviyede hareket, maksimum düzeyde fikir teatisi. Bu elbette kabul edilebilir bir hal, tür klasik, felsefe vs olsaydı. Kitabın çatısı kadınların birden bire edindikleri güç üzerine kurulu. “Kas çilesi” denen köprücük kemiğine yakın yerde elektrik akımı üretebilir hale geliyorlar. Bunu da erkeklere yönelik kullanım başlıyor. Ucundan köşesinden değil göstere göstere din propagandası da içeren kitabın beni en çok rahatsız eden şeyi, ataerkilden anaerkile evrilen toplumun, cinsiyetin getirdiği üstünlük “fiziksel güç” el değiştirdikten sonraki gidişatı. Erkeklere işkence ve tecavüzü ayrıntılı olarak anlatıyor.

Normalde ben polisiye gerilim okur, sever, içerikteki şiddetten de kolay kolay rahatsız olmam. Lakin burada erkeğe tecavüz sahneleri tüylerimi diken diken etti.
Farklı bir perspektif sunması açısından, çok çok çok yavaş ilerlemeseydi tavsiye listeme alabilir, dünyayı böyle de hayal eden insanlar varmış bakabilirsiniz diyebilirdim. (Yetişkinler için) şu an için sadece, paşa gönlünüz bilir diyerek gidip okuyanlar kitap için neler demiş bir bakmak istiyorum. Sevgim üzerinize olsun
408 syf.
·Puan vermedi
“Tarihi güçlüler yazar” . Yazarımız Dünya tersine dönse kontrolü kadınlar ele geçirse “güç bizde artık” diye gaza gelseler ne olurdu sorusunu roman içinde roman yazarak sormuş ( müthiş fikir, cevabı da sorduğu kadar zekice yapıştırmış) anlatım akıcı, her ayrıntı yerli yerinde, final fevkalade. Okuması çok zevkli ( ilk kez bir çoksatardan bu kadar keyif aldım) #naomialderman #güç
408 syf.
·6/10
Akıcı bir kitaptı. Maalasef mantık hataları fazlaydı. Gücü elde edenlerin libidosu artıyor, sapıtıyor, önüne gelene saldırıyordu. Bir de suudi arabistan ve müslümanlık hakkında bilgisi yok gibiydi. Diziye göre yazılmış bir kitaptı.
408 syf.
·9/10
çok beğendiğim bir kitap oldu. Kadınlarda birden bir güç ortaya çıkıyor ve kadınların bu gücü nasıl kullandıklarını okuyoruz. Birden çok karakterin hayatını ve hayatlarının nasıl kesistikleri güzel ama değişik bir dille anlatılmış bence olaylar bazen kafa karıştırıcı olsa da ben bu durumu çok sevdim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Naomi Alderman
Unvan:
Yazar
Doğum:
1974

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 108 okur okudu.
  • 8 okur okuyor.
  • 116 okur okuyacak.
  • 11 okur yarım bıraktı.