Neriman Silahtaroğlu

Neriman Silahtaroğlu

Çevirmen
8.3/10
6 Kişi
·
Okunma
·
0
Beğeni
·
0
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
476 syf.
·8 günde·10/10
Simdi ben buraya kitap ile ilgili düşündüklerimi yazacağım, ama hepiniz sadece okuyup unutacaksınız. Fakat kitabın bende yarattığı etkiyi bir ben, bir de okuyanlar anlayabilecek.

Belki hepimizin hayatında bir kez de olsa gördüğü, içimizden bu insanlar nasıl yaşıyorlar dediği fakat ertesi gün unuttuğumuz göçebe insanların hayatı var bu kitapta. Yaşamak ne zor şeydir. Çoğumuz çok şükür bir çatı altında bir ekmek parçasına bile muhtaç değiliz fakat bizim görmediğimiz birçok insan bir ekmek için onurunu, gururunu ve hayatını hiçe sayıyor. İnsan zorlukta ise birbirine bağlanıyor, bir aile oluyor. Hepimiz çok büyük hayallerle yola çıkıyor fakat hayatın acımasız tarafı, birilerini hep yenilgiye uğratmak zorunda kalıyor.

Nobel 1962 ödüllü "Gazap Üzümleri" Amerika'da Oklohoma kentinden zorla sürülen bir ailenin hikayesini anlatıyor. Toprakları elinden alınan aile, yüz binlerce insanın yaptığı gibi California'ya göç etmek zorunda kalıyorlar. Ne büyük umutlarla gidiyorlar halbuki oraya. Daha bu hayallerine varmadan aile yavaş yavaş parçalanıyor. California'da ise yüz binlerce toprak işçisi ağır şartlar altında çalışmak zorunda kalıyor. Birileri hep daha fazla kazanıyor, birileri hep kaybediyor. Joad ailesi de zorluklarla bas etmeye çalışıyor.

Kadın hiç bu kadar değerli olmamıştı gözümde. Ana tüm çocuklarını ve ailesini ayakta tutan en önemli kişiydi eserde. Kadınlar aslında ne kadar da güçlüler hayat zor olduğunda. Gazap Üzümlerini okurken 'kadınların gücüne' hayran kaldım.

Kitabın sonu ise beni çok duygulandırdı. İnsan hayatı ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Acıları, sevinçleri ve hüzünleri gerçekten yasamış gibi oldum kitabı okurken. Ve kendimden utandım çünkü sahip olduklarım belki çoğu kimselerin ulaşamadığı şeyler ve insan için 'az' hep yeterlidir. İhtiyacın olan şey hep daha azdır.