Neriman Silahtaroğlu

Neriman Silahtaroğlu

Çevirmen
8.8/10
19 Kişi
·
Okunma
·
0
Beğeni
·
22
Gösterim
Adı:
Neriman Silahtaroğlu
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
556 syf.
·30 günde·Beğendi·9/10
Bu kitabı okurken gözümde sürekli mülteciler ve mevsimlik tarım işçileri canlandı. Zorunda kaldıkları için, ölmemek, karınlarını doyurmak için evsiz barksız, bilmedikleri coğrafyalarda çok kötü şartlarda yaşamaya çalışanlar. Onları ya görmezden gelir ya da kazandıkları üç kuruş parayla işlerini ellerinden aldıklarını düşünüp saldıranlar, emeklerinin karşılığını vermeyenleri görmeden. Yine öfkelendiren ama ezilenlerin güçlü olduğunu gösteren bir kitaptı. Sonu aşırı vurucuydu.
476 syf.
·10/10
Okurken umut etmekten ve olmayacağını bildiğim halde iyi bir son beklemekten asla vazgeçmedim. Kitaptaki karakterlerle beraber acı çektim, acıktım, onlarla stres içinde yolculuk ettim adeta. İş bulmak için sarf ettikleri çabayı ve çaresizliği iliklerime kadar hissettim ve bir kere daha insan gibi görünen ama olamayanlarla dolu bir dünyada yaşadığımı fark ettim. Açlık, umut etmek, çaba... hepsini öyle güzel ve gerçekçi betimlemelerle anlatmış ki Steinbeck, hayran kalmamak elde değil.
556 syf.
·11 günde·9/10
John Steinbeck lüksün, şatafatın, gösterişin yoğun şekilde pazarlandığı, insanlara en önemli bir hedef ve umut olarak sunulduğu bir ortamda; Amerikan Rüyası'nı sorgulayan, zor şartlar altında yaşam mücadelesi veren insanları, yoksulluğu ve sefaleti gözler önüne seren önemli bir yazar.

Bu romanda ABD'yi ve dünyayı kasıp kavuran 1929 Ekonomik Buhranı dönemi olan 1930'lar ABD'sini konu alıyor. Bankalar ve büyük işletmeler tarafından topraklarına el konulan Joad ailesinin Oklohama'dan California'ya yaptıkları göçüne tanık alıyoruz. Ülkedeki tarımsal dönüşümün, makineleşmenin, yeni düzene ayak uydurmaya çalışan insanlara ne derece acı bedeller ödettiği okuyucuya hissettiriliyor. Bu süreçte yeni umutlarla yola çıkan Joad ailesinin paramparça oluşuna tanık oluyoruz. Yazarın hem doğa ve mekan betimlemeleri hem de insan betimlemeleri çok üst düzeyde.

Bugün refah içinde görünen toplumların dahi, bu refaha ulaşma sürecinde, ne derece acı bedeller ödediğini, insanlardaki açgözlülüğün ve hırsın nelere mal olduğunu görmek için, bu çarpıcı romanın okunması ve üzerine düşünülmesi gerekir.
476 syf.
·34 günde·Beğendi·Puan vermedi
Yıllar önce elime alıp okumaktan vazgeçtiğim kitabı, korkularıma rağmen uzun bir okuma süresi ile bitirmiş bulunuyorum. Yazar, toprağın önemini, toprağın insan ile ilişkisini, sanayileşme ile topraktaki bereketin kaybolmasını, göçü, yoksulluğu, sefaleti, kapitalizmin başlangıcını, aile olmayı öyle güzel, aheste aheste anlatmış ki okuyucu da sabırla okumayı seçiyor. Akıcı ve sade bir dil kullanması okumayı daha da keyifli kılıyor. Kitabı okurken sonunda göz yaşı dökeceğim aklımın ucuna bile gelmemişti. Dakikalarca etkisinde kaldım. Muhteşem bir son ile insanda çok güzel bir film izlemiş hissiyatı doğuruyor. Kendim için doğru zamanda okumanın sevinci içerisindeyim. İyi ki okudum. Okumak isteyenlerede tavsiye ederim :)
476 syf.
·8 günde·10/10
Simdi ben buraya kitap ile ilgili düşündüklerimi yazacağım, ama hepiniz sadece okuyup unutacaksınız. Fakat kitabın bende yarattığı etkiyi bir ben, bir de okuyanlar anlayabilecek.

Belki hepimizin hayatında bir kez de olsa gördüğü, içimizden bu insanlar nasıl yaşıyorlar dediği fakat ertesi gün unuttuğumuz göçebe insanların hayatı var bu kitapta. Yaşamak ne zor şeydir. Çoğumuz çok şükür bir çatı altında bir ekmek parçasına bile muhtaç değiliz fakat bizim görmediğimiz birçok insan bir ekmek için onurunu, gururunu ve hayatını hiçe sayıyor. İnsan zorlukta ise birbirine bağlanıyor, bir aile oluyor. Hepimiz çok büyük hayallerle yola çıkıyor fakat hayatın acımasız tarafı, birilerini hep yenilgiye uğratmak zorunda kalıyor.

Nobel 1962 ödüllü "Gazap Üzümleri" Amerika'da Oklohoma kentinden zorla sürülen bir ailenin hikayesini anlatıyor. Toprakları elinden alınan aile, yüz binlerce insanın yaptığı gibi California'ya göç etmek zorunda kalıyorlar. Ne büyük umutlarla gidiyorlar halbuki oraya. Daha bu hayallerine varmadan aile yavaş yavaş parçalanıyor. California'da ise yüz binlerce toprak işçisi ağır şartlar altında çalışmak zorunda kalıyor. Birileri hep daha fazla kazanıyor, birileri hep kaybediyor. Joad ailesi de zorluklarla bas etmeye çalışıyor.

Kadın hiç bu kadar değerli olmamıştı gözümde. Ana tüm çocuklarını ve ailesini ayakta tutan en önemli kişiydi eserde. Kadınlar aslında ne kadar da güçlüler hayat zor olduğunda. Gazap Üzümlerini okurken 'kadınların gücüne' hayran kaldım.

Kitabın sonu ise beni çok duygulandırdı. İnsan hayatı ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Acıları, sevinçleri ve hüzünleri gerçekten yasamış gibi oldum kitabı okurken. Ve kendimden utandım çünkü sahip olduklarım belki çoğu kimselerin ulaşamadığı şeyler ve insan için 'az' hep yeterlidir. İhtiyacın olan şey hep daha azdır.