1570-71'de fetihten sonra, Osmanlılar kendi idari, iktisadi, sosyal ve kültürel sistemlerini muhafaza edecek gerekli nüfusu Kıbrıs'a geçirmişlerdi. Bunu takiben, adanın bütününde, büyük çoğunluğu "Allah rızası" mefhumuna dayanan ve hiçbir din, mezhep veya millet farkı gözetmeksizin bütün ada halkının ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olarak hayırsever Osmanlı idarecilerinin ve bazı varlıklı Müslümanlar'ın kendi ceplerinden masraflarını karşıladıkları çeşitli dini, sıhhi, bedeni, ticari ve sosyo-kültürel müesseseler kurulmuştu.