Omid Safi

Omid Safi

Yazar
8.0/10
1 Kişi
·
1
Okunma
·
2
Beğeni
·
29
Gösterim
Adı:
Omid Safi
Unvan:
Profesör
Doğum:
1970
Prof. Safi North Carolina Üniversitesi Din Çalışmaları Bölümünde Felsefe ve Din profesörüdür. Doktorasını Duke Üniversitesinde Din Sosyolojisi ve Antropoloji alanında tamamlamıştır. Colgate ve Duke Üniversitelerinde çalıştığı 1996-2006 yılları arasında on yıl süresince her yıl yılın akademisyeni ödülüne lâyık görülmüştür. Uzmanlık alanları Çağdaş İslâm Düşüncesi, Ortadoğu İslâm Tarihi, İslâm Düşünce Klasiği, Mevlânâ, İslâm Tasavvufu ve İran Şiiridir. Bunların yanısıra İslâm’da cinsiyet, Asya dinlerinde teori ve metot, Ortadoğu kültürü ve edebiyatı konularında da çalışmaları ve yayınları bulunmaktadır. Bu alanlarda North Carolina, Harvard ve Duke Üniversitelerinde dersler vermektedir. Tasavvuf konularındaki derslerde Ken’an Rifai’nin, Victoria Holbrook tarafından tercüme edilmiş olan Mesnevî Şerhini okutmaktadır. Amerikan Din Akademisi İslâm Çalışmaları Bölümü yöneticisidir. Harvard Üniversitesi Çoğulculuk Projesi Danışmanlığı görevini yürütmektedir. Orta Doğu Çalışmaları Birliği, Muhyiddin İbnü’l Arabî Topluluğu üyesidir.
Mekke yolunda Hz. Muhammed daha yeni yavrulamış bir köpek gördü. On bin kişilik bir ordunun hareketi köpeği rahatsız edebilir endişe ile takipçilerinden bir tanesini onları korumak üzere başına bir bekçi olarak atadı.
Sonuç;
Kur'an, ( Enbiya,107 ) Hz.Muhammed'in tüm evrene,yaratılmışlara ve alemlere rahmet olarak gönderildiğini söyler.
Omid Safi
Sayfa 145 - NEFES
‘’İlahi köklerimizden o kadar uzaklaşmışız ki, içimizde bir yankı bulabilmesi ve fıtratımızın esasına dönebilmesi için aynı ayetleri tekrar tekrar başka bakış açısı ile duymamız gerekiyor.’’
Hz.Muhammed’in kötü bir komşusu her sabah evinin önünden geçerken kafasına çöp atmıştır.
Bir sabah Allah Resulü kadının evinin önünden geçerken kafasına hiç çöp gelmemişti.
Hz.Muhammed içeri girdi ve kadına her şeyin yolunda olup olmadığını sordu.
Kadın yatağında hastaydı…
Ona çok kötü davranmasına rağmen Hz.Muhammed’in şefkat ve dikkatini gördükten sonra,
kadın ağladı ve Peygamberin yandaşlarından oldu
Kur'an'ın yapmaya çalıştığı şeylerden biri insanlığa yeni bir şey
öğretmek değil, her insanın taşıdığı o cevherin tekrar parlamasını sağlamak için kalplerimizdeki pası gidermektir.
لولاك لولاك لما خلقت الافلاك
Eğer senin ( Ey Muhammed ) için olmasaydı
Gökleri ve Yeri yaratmazdım..

ULEMA der ki;
Lafız bakımından Mevzu olsa da anlam bakımından ''Hadis bil-mana'' dır.
Kendini bilmeden Allah'ı bilemezsin.
Allah'ı bilmeden kendini bilemezsin.
''Nefsini bilen ,Rabbini bilir''
hadisi ile ilintili olarak...
Kur’an; İslam öncesi Cahiliye Arapların yoksulluk ve onur getireceğine inandıkları bir erkek çocukları olacağı ümidiyle yeni doğmuş kızları gömme adetinden en sert bir dille bahseder;
‘’ Ne zaman birine bir kız çocuğu olduğu haberi verilse,
Hemen yüzü kararır, içi öfkeyle dolar.
Kendisine verilen bu kötü haberden ötürü insanlardan saklanır!
Çocuğu nefret ederek tutsun mu yoksa toprağa mı gömsün?
YAZIKLAR OLSUN , seçimleri ne kadar da kötü.’’

Nahl,58-59
Büyük insan her zaman göklerden bir şimşek gibi gelir;
diğer insanlar da tutuşmayı bekleyen yakıt gibi onu bekler -ki
onunla beraber alev alsın.

Michael Sells, Early Islamic Mysticism
Bir ufuktan diğerine
Tüm güzellerin aşkının peşinde koştum
Çok güzeller gördüm

Ama
Sen...
bir başkasın.
334 syf.
·8/10
Değerli Dostlar Es-selam…
Kitabımızın incelemesine geçmeden önce kısaca yazarımızdan bahsetmek istiyorum;
Dost İslâm’a Hizmet Ödülü sahibi akademisyen yazar Prof. Dr. Omid Safi, Amerika'da İslam araştırmaları konusunda otorite olarak kabul ediliyor.
Amerika'daki Duke Üniversitesi İslam Araştırmaları Merkezi Direktörü Prof. Dr. Omid Safi,
Çağdaş İslam Düşüncesi,tasavvuf ve Amerikadaki Müslümanlara dair görüşleri ile ön planda…
Amerika’da doğup büyüyen İranlı bir düşünür.
Kitaba gelince;
Öncelikle bir önsöz mahiyetinde Muhammediye anlayışına dair Amerika’daki muhaliflerin düşüncelerini somut bir şekilde ortaya koyuyor.
Anlıyoruz ki Hz.Muhammed as hakkında söylenen ve tartışmalı durumlar, kendi cemaatlerinin inançlarını başkalarının inançlarını yererek – ki altını çizerek vurgulamak istiyorum-güçlendireceklerini düşünen bir takım Hristiyan liderler tarafından telaffuz edilmektedir.
Amerikanın kurululuşundan itibaren anlıyoruz k bu ifadeler münferit vakalar değil, kamusal alanda da tekrar tekrar yaşanan olaylardır.
Kısaca;
Hz.Muhammed’in varlığı teolojik bir meydan okuma olarak algılanmış Amerikalı Hristiyanlar tarafında hatta derim ki tüm Hristiyanlar tarafından…
Amerikan ulusunun kurulma aşamasında ise beni ilgilendiren daha doğrusu kayda değer olay ise;
Benjamin Franklin ve Thomas Jefferson gibi lider kişiler Kur’anı ve Hz.Muhammedin hayatını inceleme zorunluluğu hissediyorlar.
Müslümanlarında bu ülkede korunma ve din özgürlüklerinin olduğu iddasında bulunuyorlar.
Sonuçta;
İlk Amerikan Müslüman olan Keith Ellison’un yemin töreninde İncil yerine Kur’anı seçmesiyle Amerikan toplumunda bir iç patlamaya sebep oluyor ve Ellison’u milliyetsiz,Amerikan değerlerine bir tehdit olarak algılıyorlar.
İslam’a bir Amerikan siyasi liderlerden gelen en güçlü destek her ne kadar biraz da olsa Barack Obama’dan da gelse İslam’a bakış açısının Trump ın gelmesiyle olumsuzluğunun zirve yaptığını net söyleyebiliriz.
Burada biz Müslümanlara düşen görevin ise ne kadar muhalefet edilse de mücadelenin bırakılmaması taraftarı.
Ve şu cümlesi gerçekten kayda değer,
Hz.Muhammed hakkında söylenenler, bir dinin liderini temsil ettiği için inancımız ne olursa olsun hepimizi ilgilendirir.
Bu bağlamda yazar şunu da net bir şekilde ifade ediyor;
Eğitimli vatandaşlar olarak hepimizin islam hakkında doğru bilgiye sahip olmamız elzemdir.

Kitabın geneline baktığımızda ise yazarımız ;
‘’ Tek amacım Hz. Peygamber'in bir rahmet peygamberi olduğunu anlatmak'’ diyor.
İslam'ı helaller-haramlar listesi' gibi anlatmak yerine onun kalbi derinliğini ortaya çıkarmalıyız' bağlamında hareket eden yazarımızın tabi ki bu sözüne katılmak doğru değil derim:)))
Her ne kadar merhamet ekseninde hareket etsek de Kur’an bir bütündür ,akidevi,itikadi,ahkama dair hükümler ve ukubat ayrılmaz birer parçalardır…

Temizlenmiş bir kalbin insan vücudundaki bir et parçası değil, Allah’ın kelimesini, Allah’ın ruhunu misafir etmek için hazırlanmış Allah’ın dünyevi tahtı sözüyle;
‘’İnanan bir kulumun kalbine sığdım’’ Esmaü’l Hüsnası ile muazzam tespitlerinin de bulunduğu, hakkını yememek gerektiğini de söylemden geçemeyeceğim.
Anlıyoruz ki parçalanmış olan din değil, islam değil, insanlardır…

Kalpte başlayıp topluma yansıyan dinamik dönüşüm manasında bir diriliş olması gerektiğinden bahsediyor ve buna da Muhammedi Devrim adını veriyor.
Bunu yaparken islamın asıl amacını iyi idrak etmemizi, yaptığımız döngüsel hareketlerin de bir noktadan değil iç dünyadan başlayarak merkeze doğru ilerlememiz gereğini vurguluyor.
Ve anlıyorum ki yazarımız insanlığı aydınlanmasını sağlayacak olan NUR’dur…

Başta da ifade ettiğim gibi ana unsur merhamet,sevgi temmeli kitabımız..
Buna dair güzel örneklerimiz mevcut.
Misal;
‘’Hz.Muhammed’in kötü bir komşusu her sabah evinin önünden geçerken kafasına çöp atmıştır.
Bir sabah Allah Resulü kadının evinin önünden geçerken kafasına hiç çöp gelmemişti.
Hz.Muhammed içeri girdi ve kadına her şeyin yolunda olup olmadığını sordu.
Kadın yatağında hastaydı…
Ona çok kötü davranmasına rağmen Hz.Muhammed’in şefkat ve dikkatini gördükten sonra,
kadın ağladı ve Peygambere iman etti.’’

Mirac Olayı
Yazarımız Hz. Peygamber'in (sas) Allah'la yüz yüze geldği Mirac olayını Müslümanların manevi hayatı için anahtar bir paradigmayı temsil etmesi bakımından çok önemli görüyor.
Bizim Allah'ın huzuruna çıkabilmemiz için yürümemiz gereken bir işarettir der ve:
Bu İslamiyet'in kalbidir ve bu Peygamber Efendimizin 'Müminin miracı namazdır' hadisinde buyurduğu gibi O'nun öğretisinin kalbidir.

Gadir-i Hum hadisesi
Dikkatimi çeken bir olayı biraz da şia gözüyle ele almış.
İmamiyye şiasıyla Ehl-i sünnet arasında kadim bir tartışma konusudur. İmamiyye''ye göre Efendimiz Gadir-i Hum''da bütün sahabenin huzurunda Hz. Ali''yi kendisinden sonra halife-imam ilan etmiştir.
Ehl-i Sünnet ile Şia arasında bir düşünce farklılığı olarak zikretse de bu konun bu kadar salt basit bir anlamda olmadığını düşünüyorum…

Sonuç olarak;

OLUMLU YÖNLERİ:
-Merhamet,Sevgi ekseninde farklı yorum ve bakış açıları ile renk katmış.
-Amerikan Kültürünün İslama bakış açısını çok güzel ele almış diyebilirim.
-Araştırmalarda ki en çok önem verdiğim husus kaynak belirtmiş.


OLUMSUZ YÖNLERİ:
-Kur’andaki kıssalara hikaye ifadesini kullanmış ki aralarında dağlar kadar fark var.
Bizzat Kur'an dahi kıssa ifadesini kullanmıştır Yussu Kıssasının en güzel kıssa olduğuna dair;
'' Sana bu Kur’an’ı vahyetmekle kıssaların en güzelini anlatıyoruz.'' (Yusuf , 3 )
-İran kökenli olması hasebiyle az da olsa Şiaya dair düşünceleri yansıtmış.
-Kitabı ele alırken nasıl söylesem 3.bir kişi anlatıyormuş gibi ele almış.
Faraza;
Müslümanlar böyle düşünmüş,
Hristiyanlar da farklı düşünmüştür gibi...
-En önemlisi de İslam Tarihine yani Siyere dair bilgiler vermiş ama net değil…
Bu yüzden bu kitabı okumadan önce siyere dair okumanın yapılması ihtiyaçtır derim.
Örneğin;
Salih SURUÇ: ( Kainatın Efendisi Peygamberimizin Hayatı )

Peki kitabı tavsiye edermiyim;
Açıkçası ikilemde kaldım diyebilirim:))
Ama her daim netliği savunduğumdan dolayı okumazsanız çok da kaybınız olmaz gibi bir cümle ile sözlerime son veriyorum…

‘’Tüm karanlıkları aydınlatan ve bu dünyayı da ahireti de düzene sokan Nur’uma sığınıyorum Ya Rabbi…’’
Hz.Muhammed SAV

Yazarın biyografisi

Adı:
Omid Safi
Unvan:
Profesör
Doğum:
1970
Prof. Safi North Carolina Üniversitesi Din Çalışmaları Bölümünde Felsefe ve Din profesörüdür. Doktorasını Duke Üniversitesinde Din Sosyolojisi ve Antropoloji alanında tamamlamıştır. Colgate ve Duke Üniversitelerinde çalıştığı 1996-2006 yılları arasında on yıl süresince her yıl yılın akademisyeni ödülüne lâyık görülmüştür. Uzmanlık alanları Çağdaş İslâm Düşüncesi, Ortadoğu İslâm Tarihi, İslâm Düşünce Klasiği, Mevlânâ, İslâm Tasavvufu ve İran Şiiridir. Bunların yanısıra İslâm’da cinsiyet, Asya dinlerinde teori ve metot, Ortadoğu kültürü ve edebiyatı konularında da çalışmaları ve yayınları bulunmaktadır. Bu alanlarda North Carolina, Harvard ve Duke Üniversitelerinde dersler vermektedir. Tasavvuf konularındaki derslerde Ken’an Rifai’nin, Victoria Holbrook tarafından tercüme edilmiş olan Mesnevî Şerhini okutmaktadır. Amerikan Din Akademisi İslâm Çalışmaları Bölümü yöneticisidir. Harvard Üniversitesi Çoğulculuk Projesi Danışmanlığı görevini yürütmektedir. Orta Doğu Çalışmaları Birliği, Muhyiddin İbnü’l Arabî Topluluğu üyesidir.

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 1 okur okudu.
  • 11 okur okuyacak.