Osman Atilla

Büyük Memleket Şiirleri Antolojisi yazarı
Yazar
7.5/10
0 Kişi
1
Okunma
0
Beğeni
176
Görüntülenme

Hakkında

Okurlar

1 okur okudu.

Okur demografisi

Kadın% 0.0
Erkek% 0.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Han Duvarları
Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı Bir dakika yerinde araba durakladı. Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar, Gözlerimin önünden geçti kervan saraylar... Gidiyorum gurbeti içimde duya duya Ulukışla yolundan orta Anadolu’ya. İlk sevgiye benzeyen ilk acı ilk ayrılık Yüreğimin yaktığı ateşle hava ılık, Gök sarı, toprak sarı, çıplak ağaçlar sarı. Arkada zincirlenen yüksek Toros dağları. Önde uzun bir kışın soldurduğu etekler, Sonra dönen, dönerken inleyen tekerlekler... Ellerim takılırken rüzgârların saçına Asıldı arabamız bir dağın yamacına. Her tarafta yükseklik, her tarafta ıssızlık Yalnız arabacının dudaklarında bir ıslık! Bu ıslık uzanıyor, dönüyor, kıvrılan yollar Uykuya varmış gibi uyuyan yılan yollar. Başını kaldırarak boşluğu dinliyordu. Gökler bulutlanıyor, rüzgâr serinliyordu. Serpilmiye başladı bir rüzgâr ince ince Son yokuş noktasından düzlüğe çevrilince Nihayetsiz bir ova ağarttı benzimizi, Yollar bir şerit gibi ufka bağladı bizi. Gurbet beni muttasıl çekiyordu kendine Yol, hep yol, daima yol... Bitmiyor düzlük gene Ne civarda bir köy var ne bir evin havalı
Sayfa 153·Kitabı okudu
Şiir
GÜZELLEME
Kaç uykusuz mihrabı kaya sanıp geçmişim, Kaç zemzemi serince bir su deyip içmişim, Minber sahnalığını yayla sanıp kaygısız, Seccadeyi ot diye çiğnemişim saygısız. Gözüm birden açıldı hem düne hem yarına Dayayınca alnımı Ağrı’nın karlarına. Hidayetin ışığı erişti gören köre; Gözlerimin önünde beirdi birdenbire. Üç yanını diz çökmüş, el açmış sular saran, Dağ dağ minberleriyle bir yandan Hakka varan, Üstüne gök kubbenin çatıldığı tapınak, Eski boy boy göçlere bağrını açan konak, Yiğitliğin kulesi, güzelliğin kurnası, İnsan yaratışının tarih boyu potası. Harcı insan kanıyla, tozları insan külü, İçi dışı tütsülü, suyu seli büyülü... Ya taşa kesilip onu dinlemek istiyorum, Ya dağdan dağa şöyle ünlemek istiyorum:) Ey topraklı mintanlar, ey yıldızlı fistanlar; Ey bire on başaklar, otlar, bağlar, bostanlar, Ve daha sık boy atan destanlar diyarı hey! Ey ilk büyük insana gebe kalan ananın, Çilesinin, cefanın, güvenişin, inanın, Narin minarelerle Sinan’ın diyarı hey! Sen ey Karslar, Antepler, Erzurumlar, Maraşlar, Dördünden en az üçü şehit düşen kardeşlar, Ey zeybekler, seymenler, dadaşlar diyarı hey! En uysal barışların, en çetin hamlelerin, Oyalı sütunların, âbide cümlelerin, Bâkî’nin, Mevlânâ’nın, Homer’in diyarı hey!
Sayfa 19·Kitabı okudu
Şiir
Reklam
Reklam