Osman Horata

Osman Horata

Yazar
9.5/10
2 Kişi
·
5
Okunma
·
0
Beğeni
·
11
Gösterim
Adı:
Osman Horata
Unvan:
Profesör, Yazar
Doğum:
Denizli, 1961
1961 yılında Denizli’de doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini aynı şehirde tamamladı. 1983 yılında Selçuk Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldu. Meslek hayatına aynı yıl Hacettepe Üniversitesinde Türk Dili Okutmanı olarak başladı. 1985 yılında Hacettepe Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Eski Türk Edebiyatı Anabilim Dalına Araştırma Görevlisi oldu.

Aynı üniversitede 1986’da Nedîm-i Kadîm Dîvançesi Üzerinde Bir İnceleme (286 s.) adlı teziyle yüksek lisansını; 1990’da da Cemalî, Hümâ vü Hümâyûn (Gülşen-i Uşşâk), İnceleme-Tenkitli Metin (697 s.) adlı teziyle doktorasını tamamladı.

Akademik hayatını Hacettepe Üniversitesinde devam ettirdi. 1990’da yardımcı doçentliğe, 1997’de doçentliğe ve 2003 yılında da profesörlüğe atandı.

1995-1996 yıllarında Ovidius Üniversitesinde (Köstence/Romanya) misafir öğretim üyeliği görevinde bulundu. 2003-2006 yılları arasında bilig / Türk Dünyası Sosyal Bilimler Dergisi’nin editörlüğünü yaptı. 2006-2012 yılları arasında Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığını yürüttü. Bu görevi sırasında, bir süre Atatürk Araştırma Merkezi ve Türk Dil Kurumu Başkan Vekilliği görevinde bulundu. Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığına ilaveten 2008’de Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanlığına atandı. Başkanlıktaki yedi yıllık görev süresi 2015 yılında sona erdi.

Nedîm-i Kadîm Dîvançesi (1987), Esrar Dede, Hayatı, Eserleri, Şiir Dünyası ve Divanı (1998), Has Bahçede Hazan Vakti – XVIII. Yüzyıl: Son Klasik Dönem Türk Edebiyatı (2009), Cemâlî Hümâ vü Hümâyûn Analysis-Critical Text-Facsimile (Cambridge: Harvard University, 2016) adlı eserleri ile ortak çalışmalara dayanan Yunus Emre, Risâletü’n-Nushıyye (1994), Eski Türk Edebiyatı El Kitabı (2002) adlı kitapları vardır. Ayrıca, Türk Edebiyatı Tarihi (2006)’nin genel editör yardımcılığını, Mevlana (2007) ve Cumhuriyet Dönemi Türk Kültürü: Atatürk Dönemi (2009)’nin genel editörlüğünü yürüttü.

Evli ve iki çocuk babasıdır. Hâlen Hacettepe Üniversitesinde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır.
9
1-Gönülde aks-i ruhi tab-darı bakidür
Mahabbet âleminün nevbaharı bakidür

2-Hazer gururdan ey andelib-i mahrem-i gül
Şerab-ı bezm-i visalün humârı bakidür

3-Savul yolından o şuhun eyâ rakib dilün
Mahv da olsa vücud-u gubarı bakidür

4-Ser-â-ser olsa vücudum aceb mi nergis-i zâr
Gelür deyû o peri intizârı bakidür

5-Ele alırsa da azürde gönlüm olmam şâd
Şikeste-ayinenin inkisârı bakidür

6-Hâlel-pezir ise resm-i kühen aceb mi Nedim
Bu tâze-şi'rümüzün i'tibarı bakidür
Osman Horata
Sayfa 116 - Kültür ve turizm bakanlığı yayınları
3
1-O reng-i rûye nazar verd-i bağ anılmaz hiç
Şua-ı mihre mukabil çerağ anılmaz hiç

2-Nevay-ı bülbül ise müdde'a çemende eğer
Hıraş-ı ta'ney-i zağ ü kelağ anılmaz hiç

3-Hezar lâle ve gül yâd olur o gülşende
Figan figan ki dil-i dağ dağ anılmaz hiç

4-Siyah-magz-ı cünunam o hadde kim şimdi
Yanumda Kays-ı perişan dimağ anılmaz hiç

5-Aceb mi eylese kem-nam şöhretim gayrı
Nedim bülbüle nisbetle zağ anılmaz hiç

1-Güneş ışıklarına karşılık mum anılmadığı gibi (sevgilinin)yüzünün rengi yanında bahçenin gülü de hiç anılmaz
2-Yeşillikte, istenilen şey,bülbülün güzel sesi ise karganın çekiştirici,yerici tırmalamaları hiç anılmaz.
"Beyitte kargayla kastedilen 'rakip'dir.O aşıkları sevgiliye devamlı olarak çekiştirir.
3-O gül bahçesinde binlerce lâle ve gül yâd edilir de eyvah eyvah ki yaralarla dolu gönül hiç anılmaz.
"Gönlündeki yaralar,lâle ve güle benzetilmektedir."
4-Aşkın çılgınlığıyla o kadar şuurumu kaybetmiştim ki şimdi yanımda,aklı perişan (divane) Kays bile hiç anılmaz.
5-Ey Nedim benim şöhretim, başkalarını adı-sanı belirsiz biri haline getirse şaşılır mı? Çünkü bülbülün yanında karga hiç anılmaz.
Osman Horata
Sayfa 104 - Kültür ve turizm bakanlığı yayınları
İlim irfanda zirvede olan İmam-ı Azam Ebu Hanife hazretleri "Bilmediklerimi ayağımın altına koysam başım arşa değerdi buyurmuş."Acaba bizim bilmediklerimizden merdiven basamağı yapsak arşa kürsiye kadar kaç defa iner çıkardık kim bilir.Hakikaten bilmediğimiz o kadar çok şey var ki.Gün geçmiyor ki yeni bir kitap şaşırtmasın bizleri.Kütüphanede görünce Lale Devri'nin meşhur simalarından olan Nedim'in divanıdır sanıp bu kitabı aldım.Meğer 4. Mehmet döneminde yaşayan bir şair Nedim daha varmış.Her ikisini ayırmak için bu Nedim'e Nedim-i Kadim demişler.Ve bu şair Nedim kendisinden sonrakini kısmen etkilediği kadar onun gölgesinde kalmış.
Müderrislik yapan ilim ehli bir şair kendisi.Kitapta Nedim'in çok az yazdığından divan edebiyatının her türünde yazmadığından bahsediliyor.Bu kitapta 7 tane kaside 35 tane gazel son sayfalarda ise rubai ve matlaları var.Gazelleri ve kasideleri muazzam güzellikte.Şiirlerin hemen yan sayfada açıklamaları var.Ve sonda sözlük var.Sözlük dediysek kelimelerin karşılığını bulacağınız alelade bir şey değil.Uzun uzadıya kavramların açıklandığı ve divan edebiyatında hangi manalarda kullanıldığına,ve hangi kelimelerle ilişkili olduğuna dair dolu dolu açıklamalar yapılıyor.
Şairin hayatını okuduktan sonra sanatıyla alâkalı bölümlerde çok teknik kavram kullanıldığından ilk başta sıkıcı gibi geliyor.Ancak en fazla ufkumu açan bölüm oldu.Divan edebiyatında mürekkep kafiye,mücerred kafiye,murassalar vs. gibi kafiye çeşitleri olduğunu hiç duymamıştım.Biraz daha araştırınca değişik şeyler öğrendim.Mesela halk edebiyatında kafiye kurarken önemli olan kelimenin kökünde bulunan sessiz harflerdir.Sesli harfler yok sayılır.Şiirle ilgilenenler iyi bilir bu hususu zaten.Divan edebiyatında da bu iş böyle sanıyordum.Meğer divan edebiyatında sondan birinci,ikinci, üçüncü, dördüncü sırada bulunan her harfin bir adı varmış.Ve halk edebiyatında geçerli olan "alınmaz, bulunmaz,bilinmez" şeklinde bir kafiye örgüsü divan edebiyatında geçersiz sayılıyormuş.Sesli harfler aynı olmalıymış ve "alınmaz, çalınmaz,kalınmaz" şeklinde en fazla gidebilirmiş.
Nedim-i Kadim'in şiirleri son derece mükemmel.Sunizade Mehmet Efendi'ye yazdığı
Vasfeylemez lâlüni dünya söze gelse
Aczin eder izhar Mesiha söze gelse

şeklinde devam eden kasidesi en çok beğendiğim şiirlerinden biri oldu.
Şu fani hayatta daha nice bilmediğimiz hazinelerle tanışacağız kim bilir.Her iki Nedim'i rahmetle yad ediyorum...

Yazarın biyografisi

Adı:
Osman Horata
Unvan:
Profesör, Yazar
Doğum:
Denizli, 1961
1961 yılında Denizli’de doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini aynı şehirde tamamladı. 1983 yılında Selçuk Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldu. Meslek hayatına aynı yıl Hacettepe Üniversitesinde Türk Dili Okutmanı olarak başladı. 1985 yılında Hacettepe Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Eski Türk Edebiyatı Anabilim Dalına Araştırma Görevlisi oldu.

Aynı üniversitede 1986’da Nedîm-i Kadîm Dîvançesi Üzerinde Bir İnceleme (286 s.) adlı teziyle yüksek lisansını; 1990’da da Cemalî, Hümâ vü Hümâyûn (Gülşen-i Uşşâk), İnceleme-Tenkitli Metin (697 s.) adlı teziyle doktorasını tamamladı.

Akademik hayatını Hacettepe Üniversitesinde devam ettirdi. 1990’da yardımcı doçentliğe, 1997’de doçentliğe ve 2003 yılında da profesörlüğe atandı.

1995-1996 yıllarında Ovidius Üniversitesinde (Köstence/Romanya) misafir öğretim üyeliği görevinde bulundu. 2003-2006 yılları arasında bilig / Türk Dünyası Sosyal Bilimler Dergisi’nin editörlüğünü yaptı. 2006-2012 yılları arasında Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığını yürüttü. Bu görevi sırasında, bir süre Atatürk Araştırma Merkezi ve Türk Dil Kurumu Başkan Vekilliği görevinde bulundu. Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığına ilaveten 2008’de Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanlığına atandı. Başkanlıktaki yedi yıllık görev süresi 2015 yılında sona erdi.

Nedîm-i Kadîm Dîvançesi (1987), Esrar Dede, Hayatı, Eserleri, Şiir Dünyası ve Divanı (1998), Has Bahçede Hazan Vakti – XVIII. Yüzyıl: Son Klasik Dönem Türk Edebiyatı (2009), Cemâlî Hümâ vü Hümâyûn Analysis-Critical Text-Facsimile (Cambridge: Harvard University, 2016) adlı eserleri ile ortak çalışmalara dayanan Yunus Emre, Risâletü’n-Nushıyye (1994), Eski Türk Edebiyatı El Kitabı (2002) adlı kitapları vardır. Ayrıca, Türk Edebiyatı Tarihi (2006)’nin genel editör yardımcılığını, Mevlana (2007) ve Cumhuriyet Dönemi Türk Kültürü: Atatürk Dönemi (2009)’nin genel editörlüğünü yürüttü.

Evli ve iki çocuk babasıdır. Hâlen Hacettepe Üniversitesinde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 5 okur okudu.
  • 1 okur okuyacak.