Osman Özkan

Osman Özkan

Çevirmen
7.8/10
32 Kişi
·
Okunma
·
0
Beğeni
·
3
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
Bir güne sığdı… Gün boyu alıntı paylaştım alıntılar şahane, alıntılar enfes, alıntılar ders niteliğinde. Evet çok güzel öğütler veriyor kitap. Sanki karşınızda Halil Cibran’ın Ermiş’i gelmiş gibi. O kadar güzel öğütlere bu kadar cılız bir olay örgüsü olmamış bence, hani böyle bir berduş olacak dedim, ferrarisi ile lüks bir hayat sürecek sonra gidip bir yerlerde çile çekecek uzun uzun o zorlu sürecini okuyacaz vay be diyeceğiz. Ama yok. Adam bir anda gidip ilk beş sayfada aydınlanıp geliyor ve başka birine öğrendiklerini öğretmeye, nasihatler vermeye başlıyor. Eğer emir kiplerini sevmiyorsanız ilk başlarda sizi biraz sıkabilir, çünkü; şunu şöyle yapın, bunu böyle yapın derken nefes alış-verişinizden yeme içmenize, uyku düzeninizden sosyal hayatınıza karışmadık yer bırakmıyor. Kişisel gelişim seviyorsanız bence çok ideal bir kitap.
Şu an söyleyeceğim şey, klişe bir yargı olacak fakat evet, ben de kişisel gelişim kitaplarını sevmiyorum. FSB'yi bir rastlantı sonucunda edindim. Daha önce hiçbir ön bilgiye sahip değildim.

Kitabı elime aldığım ilk anda kişisel gelişim kitabı olduğunu fark ederek biraz ön yargılı okumaya başladım. Fakat hikayeleştirilmiş güzel fikirler sezdikçe kitabın su gibi aktığını gördüm. Tabii bu da kitap üzerindeki ön yargımı yavaş yavaş kırmama yardımcı oluyordu.

Kitapta bir sürü alıntı yapılacak yerler var. Gerçekten kişisel gelişim kitaplarının klişeleşmiş atmosferinin dışında duran bir kitap. Biraz daha felsefi hikaye tarafına yakın diyebiliriz.

FSB, bildiğiniz üzere bir zenginin 'maddi doyumundan' sonra 'manevi açlığını' fark etmesi üzerine kurgulanmış bir hikaye. Tabii her insanın bu aydınlanmayı yaşayabileceğini söyleyen bilge, bunun için bazı kıvılcımlara da ihtiyaç olduğunu söylüyor.

Kitabı tavsiye eder miyim? Evet, ederim. Mükemmel bir kitap mı? Hayır, değil. Fakat sizi etki altına alacak tarzda ve damağınızda güzel tatlar bırakacak kadar güzel bir öykü ile karşılaşacaksınız. Bu karşılaşmada daha çok kendinizi görmenin büyüsüyle merakla içine dalacaksınız. Böyledir zaten, tanıdık hikayeler her zaman daha çekici durur. Kişisel gelişim kitaplarının bir büyüsü de bu olsa gerek.

"Belki de düşlerimi bir yetişkin olup yetişkinlerin davranması gerektiği gibi davranmaya başladığımda kaybetmiştim. Onları belki de hukuk fakültesine başlayıp bir avukatın konuşması gerektiği gibi konuşmaya başladığımda yitirmiştim. Ne olursa olsun, o akşam Julian ve bir fincan soğuk çay eşliğinde bana kalbini açarken, para kazanmak için bu kadar çok zaman harcamayı bırakıp, bir yaşam yaratmak için çok daha fazla zaman ayırmaya karar verdim.

Bölüm: Harikulade Renkli Bir Bahçe - Syf. 73

Her kitapta bir tanıdık parça vardır illaki. Yeter ki bunu görecek gözlere sahip olmalı insan.

Bugün sahip olmadığı Ferrari'sini bile satabilecek kişiler tanıyor muyuz?
Belki de eski bir Afrika atasözü bunu en iyi șekilde ifade eder :Örümcek ağları bir araya geldiklerinde bir aslanı hapsederler. İrade gücünü açığa çıkardığında kișisel Dünyanın efendisi olursun.
"Bu kitap çok gidiyor kardeşim" diye kitapçı elime tutuşturmuştu bir zamanlar... Kitabı okurken içimden kitapçıya "insan kardeşine yapar mı bu zulümü ?" ,diye diye okudum. Polyanna'yı açıp okuyunuz daha mutlu, daha pozitif olursunuz ,daha çok aydınlanırsınız. Konusuna gelince rahatsızlığı sonucu Ferrari'sini satan bir avukatın Hindistan'a yaptığı ziyaretle hayatına kattıklarını anlatan,insanların hayatını ne kadar kaliteli yaşadığını sorgulamaya iten bir eser.
Bu eseri okumak isteyen Ferrari'ye LPG taktırsın anca öyle okuyup bitirebilir . =))
(Edit : Şahsi fikrim)
Harika bir kişisel gelişim eseri. Eğer enerjiye, pozitif düşünceye ihtiyaciniz varsa; bu satırları ziyaret edebilirsiniz. Kendimizin farkına vardığımız anda dünya daha güzel bir yer haline geliyor. Gülmekten, eglenmekten ve yeri geldiğinde acı çekmekten kaçmayin. Hayati sevin her şeye ve herkese rağmen.