Özlem Akçay

Özlem Akçay

Çevirmen
7.8/10
12 Kişi
·
31
Okunma
·
0
Beğeni
·
11
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
206 syf.
·Puan vermedi
Kitaba ilk MEB tarafından okunup eleştirilmesi/tartışılması için önerilen mesleki çalışma programında (12 Haziran 2018 tarihli çalışma) karşılaştım. Edebi yönünü sevdiğim Tolstoy’un mesleğimle alakalı –eğitsel- görüşlerini doğrusu merak ettim. Zira dünya edebiyatında klasikleşmiş bir yazarın eğitim görüşleri, eğitim işiyle uğraşan herkes için paha biçilmez bilgiler içerebilirdi.



Tolstoy, 1928’de Rusya’nın Tula bölgesinde Yasnaya Polyana’da dünyaya geldi. Çocukluk döneminde Tanrı aşkından bahsetti. İlerleyen senelerde erken yetişkinlikte bohem bir hayat yaşadı. Sonraki dönemde kaleme aldığı İtiraflarım adlı kitabında, bu bohem/karanlık yaşantının yaslarını tuttu.

Tolstoy, yaşadığı yer olan Yasnaya Polyana’da aynı isimle bir deney okulu kurar. Bu okulda çiftçi çocuklarını okutur ve aynı zamanda eğitimle ilgili görüşlerini netleştirecek, argüman oluşturacak bazı gözlemlerde ve deneylerde bulunur. Çocuklarla samimi, neşeli bir ilişkisi vardı. Dürüsttü. Zira onun öğretmenlere karşı en büyük eleştirisi, öğretmenlerin dürüst olmamasıydı. O, öğretmenleri ikiyüzlülükle suçlayacaktı. Çünkü öğretmenler “bilmediği konularda öğrencilere bunu dürüstçe itiraf edemiyorlardı. Yasnaya Polyana deney okulunda Tolstoy, eğitime dair bazı (kendince) kesin sonuçlara ulaşmıştı. Öğrenciler için yegane öğretim yöntemi deneyimdi mesela. Bunun tek ölçütü de özgürlük. Deneyim ve özgürlük, bir çocuğun eğitimde sonuca ulaşmasında değişmez iki yargıydı. Bugün bile halen modern pedagoglarca dile pelesenk olan kavramların, Tolstoy tarafından, eğitim makalelerine girdiğini de görüyoruz. Kendi kendine öğrenme, öğrenme sevgisini öğrenme, sosyal öğrenme, merak ve ihtiyaç… Uzar gider bu liste. Kitabı okuyanlar anlatılan küçük anektodlarla da bu kavramların eğitimdeki rolünü göreceklerdir.



Kitabın benim için bir diğer kazanımı ise şimdiye dek çoğu kitabını okuduğum yazarın, eserlerinde aslında kendi hayat öyküsünü, roman kahramanlarına yansıtmış olması. “Romanlar hep bir daha okunmak için vardır.” der eleştirmenler. Tolstoy’un romanlarını hiç şüphesiz bir kez daha okuyacağım zaman, Çocukluk kitabında Nicholas, Kazaklar’da Olenin, Anna Karanina’daki Levin’de Tolstoy’un yaşamının izlerini süreceğim. Zira Yaşar Kemal’e de kendisini anlatması istendiğinde, ben kendimi her zaman kitaplarımda bir miktar anlatıyorum diye cevap verecekti. Zarifoğlu mesela, şiirlerinizde en çok etkilendiğiniz şair kimdir diye sorulunca “kendim” der. Şiirlerinde kendini anlattığının ipuçlarını verir böylece.



Kitabı okuyacaklara fazlaca haksızlık etmemek adına içeriğine dair yüzeysel bilgiler verdiğim kitapta, Tolstoy’un birkaç eğitim görüşüne de değinip noktalayayım. Tolstoy, hiçbir şekilde önceden belli bir öğretim programını kabul etmez. Öğretmen tüm plan/programını derste öğrencinin durumuna göre ayarlamalı. Eğitimin önceden belirlenmiş bir felsefi kuramı olamaz. Tüm eğitim ideolojilerine karşı çıkar. (Fakat kendisi asla eğitim nihilisti değildir.) Bir çocuğun öğrenmesinde en temel faktör, onun ihtiyaçlarıdır. Tüm eğitim amacımız, nasıl yaşanması gerektiğini öğretmektir. Din ve bilim eğitiminde çok dikkatli olunmalı, zira amacı dışındaki eğitim, topluma en büyük zararı verir. Dini metinler doğrudan öğretilmemeli, ancak amaca ulaşmada araç olarak kullanılmalı. Türkçe eğitimde kompozisyon yazımında atasözlerinden sıklıkla faydalanılmalı. Ahlaki hakikat, arayışlarımızın tek amacıdır.



Döneminde eğitimlerini incelemek için Avrupa gezisine çıkan Tolstoy’un eğitimci yönüyle ilgili –iyi ki okudum dediğim bir kitaptı- akıcı bir kitaptı, Eğitici Tolstoy. Bu işle uğraşanlar için akademik literatürden sıyrılmış, basit bir dille anlatılan eğitim kitabı. Richard Bailey’in söylemiyle Eğitici Tolstoy, “Eğitim çalışmalarına kendini adamışlar için güçlü ve ilham kaynağı görevi görebilir.



İyi okumalar
206 syf.
·5 günde·Beğendi·Puan vermedi
Biraz ağır bir kitap olsa da eğitim sektöründe yer alan kişilerin okuması gerektiğini düşünüyorum. Zaman zaman kitaptan koptuğum oldu, sakin kafayla okunmalı.
206 syf.
·Puan vermedi
Kitapta bütünlük yok gibi geldi bana . Seminer döneminde seminer konusu olarak okuyup tartışmamız istendi ve ben de o süreçte okudum . Aslında güzel fikirleri olan bir kitap . Tolstoy u bir kitapsever olarak da yakından tanımış oldum . Bir şekilde okunsa da zorlu bir kitaptı.
206 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Tolstoy'un tüm kitaplarını inceleyerek eğitici yönünü/yanını ele almış bir kitap.
Yaşamından kesitler, manevi yönü, dini algılama biçimi, eğitim yöntemleri.
Benzeri konuları içeriyor.
206 syf.
Kitapta beğendiğim ve beğenmediğim fikirler elbette oldu. Bizim eğitim sistemimize uygun değil ancak olsaydı bu sistemle tanışmayı ve çalışmayı isterdim.

Özellikle öğrencilere önce ahlak öğretilmesi gerektiğinin üzerinde oldukça fazla durduğu kısmı çok beğendim.

Ne yazık ki uygulamada çıkmazları olduğunu kendide kabul ederek "Yasnaya Polyana" adlı okulundan vazgeçmiş.

Aydınlanma açısından her eğitimcinin okuması ve kendine göre dersler çıkarması gerektiğini düşünüyorum.

Tolstoy’un öğretmenlik günleri için “Ne mutlu zamandı! O işi nasıl da seviyordum!” haykırışını mutlaka duymalısınız.
237 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
Tolstoy’un eğitimle ilgili çalışmalarının olduğunu öğrendim. Şaşırdım ve sevindim açıkçası. Ayrıca çok benzer yönümüz varmış Lev Nikolayeviç Tolstoy ile... Eğitimle ilgili benzer fikirlere sahibiz. Bayağı not aldım. Özet defterime geçirmem lazım.
Yasnaya Polyana’daki okulda bir öğretmen olarak önemli atılımlar yapmış ancak Rus eğitim dünyasına bir türlü kabul ettirememiş. Aykırı olmakla bir yol açmak arasında gidip gelen bir eğitim yönü olmuş Tolstoy’un.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 31 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 55 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.