Özlem Malkara

Özlem Malkara

YazarÇevirmen
8.3/10
280 Kişi
·
1.524
Okunma
·
1
Beğeni
·
347
Gösterim
Adı:
Özlem Malkara
Unvan:
Şair, yazar
Doğum:
Tekirdağ, 1982
Özlem Malkara, 1982 yılında Tekirdağ'da dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Tekirdağ'da tamamladı. Tekirdağ Anadolu Lisesi'nden mezun olduktan sonra eğitimine Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünde devam etti. "Şair Özlem Sokağı" adını taşıyan ilk kitabı 2003 yılında yayınlanırken, ilk romanı "Efsun-Orada Buralı Bir Kadın" 2005 yılında okurlarla buluştu. İngilizce'den Türkçe'ye roman çevirileri de bulunan Özlem Malkara, bir sure tv yapımcılığı, iletişim danısmanlığı da yapmıştır.
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
632 syf.
·14 günde·10/10
Tudor serisinin ilk kitabı...
Bu kitabı serinin diğer kitablarından daha çok sevdim.. genç yaşta ölen kocası kralın oğlu Edwarda duyduğu aşk ve onun erken ölümünden sonra düştüğü durum, yaşlı kralın ölen oğlunun karısına vurulması, redd cevabı aldıktan sonra onu düşürmeye çalışması ve bir anda hayatının değişmesi ve kralın ikinci oğlu olan herkesin tanıdığı VIII Henrynin onu karısı yapması , kraliçe koltuğuna geçmesi...bir sözle çok ilgimi çekti..bana göre güzel tarihi kitap
632 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
16.yüzyıl İngiltere'sini ve Avrupa'sını anlatan,tarihle iç içe geçmiş , tarihi bir roman.İspanya'dan gelip İngiltere'ye kraliçe olmuş bir kadının öyküsü aynı zamanda.Müslümanların o dönemde çok gelişmiş olduğunu(tıp,astronomi,bilim v.s.) görüyoruz.Avrupalı insanın banyo bile yapmadığını,doktorlarının bile hiç birşeyden anlamadığını,kraliçenin bile müslüman doktordan medet umduğunu görüyoruz.
648 syf.
·Puan vermedi
Tudor Serisinin üçüncü kitabı. Anne Boleyn'in kızı Elizabeth'in hikayesi. Çarpıcı bir şekilde kaleme alınmış. Sürükleyici ve güzel bir tarihi roman.
817 syf.
Truvalı Helen Yunan mitolojisine göre, Truva savaşına neden olan dünyanın en güzel kadını. Ayrıca Homeros'un eseri, Troya Savaşı'nı anlatan İlyada'nın da başlıca kahramanlarındandır.

Margaret George mitolojik efsaneyi, harika bir kurguyla harmanlamış. Kurgu okuyucuyu yormayan, nezih bir anlatıma sahip. Efsaneye göre: Zeus kuğu kılığına girerek, Sparta kraliçesi Leda ile birlikte olarak, Helen'in dünyaya gelmesine vesile olur. Kâhinlerin ve kehanetlerin tüm hayatına yön verecek, bir kudrete sahip olduklarından bihaber Helen.

Çocukluğu; bir süre mahkum gibi, sarayın içinde geçer. O'na surlarının dışına çıkmak yasaktır. Dokuz yaşına girdiğinde, kardeşleriyle sarayın dışında ki, Taygetus Dağı'na avlanma izniyle çıkar. Ama orası da halka kapalı bir alandır. Kardeşinin evlenme bahanesiyle, on bir yaşındayken halkın arasına karışmasıyla bütün gözler Helen'e çevrilir. Evlenme çağında olan, olmayan herkes Helen ile evlenmek ister. Fani babası taliplerine dört sene sonra, evlilik çağının geldiğini duyurmak zorunda kalır. Altı ile altmış yaş arası kırk talip.

Helen artık görünmez zincirlerinden kurtulmuş olduğunu zannede dursun, kader ağlarını örmeye başlamıştır bir kere. Bazıları kaderin değiştirilemeyeceğine inanırken, bazıları da yaşarken değiştirilebileceğine inanır. Ne zaman bir korku seli gelir de kapımızı çalarsa, işte o zaman hepimiz fıtratımız gereği, kaderimize müdahale etmeye çalışırız. Hele bir de ortada öngörülen bir kader varsa. Helen'in fani babası da olası bir savaşı önlemek adına, taliplere seçimin Helen tarafından olacağını, seçilmeyenlerin de Helen'e bağlılık yemini etmeleri gerektiğini ilan eder. Helen her ne kadar evlilik fikrine sıcak bakmasa da, talipleri arasından kız kardeşinin kayınbiraderi olan Menelaos'u seçer.

Ayaklarına prangalar takılmış gibi, yapılması gerekeni yapar ve Menelaos ile evlenir. Evli olmanın ne olduğundan bihaber Helen. Menelaos'la arasında sevgi, saygı ve adanmışlık vardır ama tutku yoktur. Ta ki on yıl sonra, Truvalı Paris Sparta'ya elçi olarak gelince hayatında tatmadığı hisleri Paris'e karşı hisseder. Paris'i tanıdıkça hayatı anlam kazanır. Bir tarafta Menelaos, diğer tarafta Paris. Helen bu ikilemde bocalarken, istemeden şahit olduğu eşinin ihanetiyle sarsılır. Birde eşinin başka bir kadından çocukları olacağını öğrenince tamamen yıkılır. Tamam Helen Paris'e aşık olmuştur ama, neredeyse birbirlerine hiç dokunmamışlardır.

Sorarım bu durumda, asıl ihanet eden kim? Hayat bazen bizi, zor tercihler yapmak durumunda bırakır. Kimileri tercih yapmamak adına, her şeyi aynı anda yürütmeye çalışır. Ama bunu herkes yapamaz. Ki yapsa bile, önünde sonunda hakikat mutlaka ortaya çıkar. Peki bu durumda Helen ne yapmalı? Menelaos'u terk ederek Paris ile Truva'ya kaçmalı mı, ya da Menelaos'un ihanetine tepkisiz kalarak olağan hayatına devam mı, etmeli?

Mitolojik hikayelerden hoşlanıyorsanız, yazarın mitolojik ögeleri doğru bir üslupla yansıttığı bu kitabı okumalısınız.
632 syf.
·15 günde·6/10
Herşey iyi hoş da çok fazla uzun uzadıya anlatılan gereksiz bölümler var sadece Catalina'nın ağzından yazılmış kısımlar olsa yeterli olurdu bence zor bitirdim.
817 syf.
·Puan vermedi
O kadar güzel bir kitaptı ki,hiç bitmesin istemiştim. Tarihi roman aşk aksiyon savaş sahneleri herşeyiyle güzel bi romandı. Her sayfasında Helen ı Paris ı aşklarını üzüntülerini yaşadım. .. Ve en sonunda hüngür hüngür ağladım.. uzun süre kalıyorsunuz bitirdiğiniz de kitabı ve gözyaşlarınız akıyor .. enfesti
632 syf.
·77 günde·2/10
Boleyn kızından sonra ilgiyle okumaya başlayıp sonralarına doğru sıkıldığım bir kitap. Sırf kitap yarım bırakmaktan hoşlanmadığım için bitirmiştim. Ama onun dışında baş karaktere zaman zaman hayran kaldım ve onun yerinde olsaydım yaptığı şeyleri bende yapar mıydım diye kendimi sorguladığım bir kitap.
648 syf.
·9/10
Tarih kitaplarını araştırma yaparak okumayı seviyorum. Bir yandan yazarın gözüyle, yorumuyla tarihsel ve duygusal olayların boşluklarını doldururken, diğer yandan da gerçekleri okuyorsunuz.
Elizabeth, biyografisini okuduğunuzda güçlü bir kadın ve kraliçe timsaliyken, romanı okuduğunuzda ise hataları, korkuları ve zaafları olan sıradan bir kadın olabiliyor.
Okunaklı ve akıcı bir kitap. Ağır ilerliyor ve birkaç yerde aynı şeyleri tekrar etmesi benim gözüme battı. Tarih okumayı sevmeyenler sıkılabilir. Sevenler ise her türlü okur. Bir saray dolusu entrika, aşk ve kaybetme korkusu.
632 syf.
·Puan vermedi
Bir anda elime geçti ve bir anda okunup biten bir kitap oldu benim için. Bir kadın gözünden kraliçe olmak ne demek onu irdeleyeceksiniz. Kitapta en çok dikkatimi çeken Müslümanların kendini geliştirip uzmanlaşmaları oldu. Farklı kültürlerden kesitler bulacağınız bir kitap.
615 syf.
·20 günde·Beğendi·10/10
16.yy İngilteresini anlatan tarihi bir roman. Prenses Katherine’in büyük aşkı Prens Arthur’un ani ölümü ve onun vasiyeti üzerine büyük bir yalan söyleyerek İngiltere Kraliçesi olmak uğruna verdiği mücadeleler ve gösterdiği sabır kesinlikle okunmaya değer. Katherine’in yaşadığı zorluklar, gösterdiği sabır, zekası insanı kendine hayran bırakıyor. Çok uzun yıllar yaşadığı tüm kötü olaylara acılara rağmen Kraliçe ünvanına sahip olan Prenses Katherine herkese ve her şeye katlanıp Prens Arthur’a verdiği sözü yerine getirirken yaşadıkları beni çok derinden etkiledi ve ana karaktere farklı bir bağlılığım olmasına sağladı. Sıkılmadan okunabilecek tarihi romanlardan biri.

Yazarın biyografisi

Adı:
Özlem Malkara
Unvan:
Şair, yazar
Doğum:
Tekirdağ, 1982
Özlem Malkara, 1982 yılında Tekirdağ'da dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Tekirdağ'da tamamladı. Tekirdağ Anadolu Lisesi'nden mezun olduktan sonra eğitimine Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünde devam etti. "Şair Özlem Sokağı" adını taşıyan ilk kitabı 2003 yılında yayınlanırken, ilk romanı "Efsun-Orada Buralı Bir Kadın" 2005 yılında okurlarla buluştu. İngilizce'den Türkçe'ye roman çevirileri de bulunan Özlem Malkara, bir sure tv yapımcılığı, iletişim danısmanlığı da yapmıştır.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 1.524 okur okudu.
  • 6 okur okuyor.
  • 306 okur okuyacak.
  • 13 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları