Pantha Nirvano

Pantha Nirvano

YazarEditör
8.3/10
41 Kişi
·
129
Okunma
·
0
Beğeni
·
56
Gösterim
Adı:
Pantha Nirvano
Unvan:
Yazar
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
224 syf.
·9/10
"Tanrıya daha yakın olmak, insanlara daha yakın olmaktır."

Kuşkusuz, yirminci yüzyılın çok saygı duyulan yazarlarından birisi olan; şair, filozof ve sanatçı kimlikleri ile de ön plana çıkmayı başarabilmiş Cibran'ı, öyle bir kaç satıra sığdırmayı biz sevenlerinin de istemeyeceği gibi zor olduğu su götürmez bir gerçek. Bu eserinin ilk incelemesi şerefine nail olmak da benim mutluluğum diyerekten ufak bir giriş yapmış olayım.

Bilgeliği, zekası, duyarlılığı, gözlemleri, fikirleri, cana yakınlığı-can hıraşlığı, naifliği , sade ve anlamlı yazıları, çığır üstüne çığır açan felsefesi, engin görüşlülüğü, insanların doğasına dair düşünceleri vb.. birçok güzel ve nadide örnekliğiyle milyonları hayrete düşüren, kendine hayran bıraka bıraka gönüllülerimize tahtını kurmayı başarabilmiştir. Lübnan'da 1883 yılında doğmuş olup 1931 yılında vefat etmiştir.Kendi deyimiyle ; "Hayalleri ve arzuları olmayan efendilerdense, fark edilecek fikirleriyle mütevazıların arasında bir hayalperest olmayı yeğlerim." öyle de yapmıştır.. Gibran'n bizlere taşıdığı mesajlarının en bilindik özelliği tarzındaki basitliktir.Bu okuyucu kitlesine hitap noktasında hem faydalı hem de etkileyici olmuştur.Diğer özellikleriyle harmanlaması ona uluslararası bir ün kazandırmıştır..

Bu kitap, yirmi üç bölümden oluşuyor. Sözlerini, şiirlerini ve öykülerini bir araya getiriyor, eserin orijinal ismi "THE KAHLIL GIBRAN REDAER - INSPIRATIONAL WRITINGS" olup eser bire bir olarak çevirilmiştir. Sevgi, dostluk, güzellik, zenginlik, hüzün, fedakarlık, hayal , zaman, ruh, dünya, insanlık, hırs ve kader gibi çeşitli konulara değiniyor. Mesela onun için;
"Sevme gücü, Tanrının insana en büyük hediyesidir. Çünkü seven insandan asla geri alınamaz."

Sizler tarafından da okunup, bilahare daha etraflıca incelemerinizle birçok kişinin ellerine ulaşsın istiyorum. Bu zor yaşam şartları altında vermiş olduğumuz mücadeleler, meyus ve girift bir gençlik döneminden geçiyor olmamız, önemini yitirmiş olduğumuz ve halen yitiriyor olduğumuz tüm erdemler, türlü türlü arayışlar edindiğimiz lakin bir türlü tatmin olamadığımız, cevapsızlıklarla ve bekleyişlerle akıp giden merhametsiz zamanın eşliğinde, kalbimizi ve ruhumuzu unutarak yaşamak gerçekten çok üzücü bir durum.Bu kitabı senelerdir tekrar tekrar okumaya kendimi mahkum kılmam da bundandır."Bizler hala deniz kabuklarını incelemekle meşgulüz, sanki yaşam denizinden gün ve gecenin kumsalına vuran bir tek onlarmış gibi."okuyunca zaptedilemez bir duygu değişikliğine uğruyor insan, olaylara getirmiş olduğu yorumlarla insana farklı bir bakış açısı katıyor. Misal olarak " Ölüye duyduğumuz üzüntü, bir tür kıskançlık olabilir." demesiyle, insanın cevri dönüyor bir bakıma...

Şimdi, bu incelemeye eklemeyi düşündüğüm yüzlerce sözü ve düşüncesi olan bir insanın derleme kitabı bahis mevzusuysa, küçük bir özeleştiri getirerek kısaltmalıyım incelemeyi. Ne demişler:
"Söz kifayetsiz kalacaksa, susmalı insan..."

"ÖZ" ve "GIBRAN" , Martin Wolf'un deyimiyle; "ölümsüz öğretileri, dünya tarihinde eşi benzeri olmayan -varsa da çok ender rastlanan- nadir ve ayrıcalıklı bir bilgelik ve tasavvuf aromasına sahiptir."

Büyük bir çaresizlikle sonuçlanan bir analiz girişiminden sonra, önemli bir üniversitedeki bir grup araştırmacı ancak şunları söyleyebilmiş; " Gibran hiçbir zamana sığmayan gerçekleri, okura sanki sessiz bir ormanda yürüyüş yaptığını ya da serin bir nehirde yıkandığını hissetirecek şekilde yazar, ruhu sakinleştirir.Ama aynı zamanda ateş gibi ağır sözlerle de yazabilir." Ve o büyük "nasıl" sorusuyla bizleri de baş başa bırakıyor.

Son olarak, Gibran'ın da dediği gibi;
"Ben asla hatasız konuşmam, çünkü benim sözcüklerim soyut bir dünyadan, ifadelerim ise kaynaklardan gelir."
Eksik, kusur varsa bana aittir. Mükemmel bir derleme olan bu kitabın, gerek içeriği, gerek yazarının kalitesine dayanarak gönül rahatlığıyla herkese tavsiye ediyorum.

Keyifli okumalar, iyi arınmalar diliyorum.
166 syf.
·8 günde·Beğendi·Puan vermedi
Ruh Eczanesi pek çok rahatsızlığı teşhis edip bu teşhislere holistik çareler sunuyor.
Ruh Eczanesi Osho'nun müthiş anlatımıyla insanı rahatlatan, esneten, ferahlatan bir tablo ortaya koyuyor.
Ruh Eczanesi'nin reçetelerinden faydalanıp fiziksel ve duygusal bi gelişim sağlanabilir
Tabi Ruh Eczanesi herkese tavsiye etmediğim bir kitap.. Daha bilinç sahibi insanların okumasını tavsiye ederim
Yazarın farklı tasvip etmediğim görüşleri mevcut.. Onları göz ardı edince.. Osho.. Bambaşka güzel bi alem... Cidden
Kitabın gerçek manada islami bakış açısıyla tenkid ederek okuduğunda hayata dair farklı açıdan bir çok ipuçları yönlendirmeleri söz konusu ve bu kitabı okuma nedenim diyebilirim..
Kitabı islami bakış açısıyla karşılaştırarak düşünerek okudum ve sadece almam gereken kısımları aldığıma inanıyorum.. Bu yüzden bana katkısı çok fazla oldu..
224 syf.
·Beğendi·10/10
Ruhum Bana Fısıldadı

….. Ruhum bana fısıldadı ve bana, Bilinmeyen ve Tehlike beni çağırdığında ‘’Hazırım’’ demeyi öğretti.
Ruhum bana fısıldamadan önce, tanıdığım sesler dışında hiçbir sese yanıt vermez, kolay ve kısa yollar dışında hiçbir yolda yürümezdim.
Şimdi Bilinmeyen, Bilinmeyene ulaşmak için üzerine binebileceğim bir ata dönüştü ve düzlükler, basamaklarına tırmandığım bir merdiven oldu.

Ruhum benimle konuştu ve bana, ‘’Zamanı ‘Dün vardı ve Yarın olacak’ diyerek ölçme’’ dedi.
Ve ruhum benimle konuşmadan önce, Geçmiş’i asla geri gelmeyen, Geleceği ise ulaşılamayacak bir devir olarak görürdüm.
Şimdi, şu anın tüm zamanı içinde barındırdığını ve umut edilen, yapılan ya da fark edilen her şeyin bunun içinde olduğunu anlıyorum.

Ruhum bana fısıldadı ve yeri ‘’Burada, şurada, orada’’ diyerek kısıtlamamı tavsiye etti.
Ruhum bana fısıldamadan önce, yürüdüğüm her yerin, bir diğerinden uzakta olduğunu hissederdim.
Şimdi neredeysem, onun, tüm yerleri ve yürüdüğüm mesafeleri, tüm mesafeleri içinde barındırdığını biliyorum.

Ruhum bana fısıldadı ve bana, başkaları uyurken uyanık olmamı söyledi. Ve başkaları uyanıkken, uykuya teslim olmamı.
Ruhum bana fısıldamadan önce, ne ben onların rüyalarını rüyamda görmüştüm, ne de onlar benim gördüklerimi.
Şimdi onlar beni izlemedikçe rüyalarımın gemisiyle açılmıyorum ve onlar da ben onların özgürlüğüne katılmadıkça hayallerinin gökyüzüne uçmuyorlar.

Ruhum bana fısıldadı ve ‘’övgüler seni mutlu, yermeler ise mutsuz etmesin’’ dedi.
Ruhum bana fısıldamadan önce, çalışmalarımın değerinden şüphe ederdim.
Şimdi, çiçeklerin Bahar’da açmak, Yaz’ın meyve vermek için övgülere ihtiyaç duymadıklarını anlıyorum ve yermelerden de korkmadan Sonbahar’da yapraklarını döküp Kış’ın çorak kalıyorlar.

Ruhum bana fısıldadı ve bana bir cüceden daha çok, bir devden daha az olmadığımı gösterdi.

Ruhum bana fısıldamadan önce, insanlığı ikiye ayırırdım; biri acıdığım zayıf insanlar, diğeri de takip ettiğim ya da meydan okuyarak direndiğim güçlü insanlar.
Ama şimdi benim de onlar gibi olduğumu ve onlarla aynı maddeden yapıldığımı anlıyorum.

Benim özüm onların özüydü, benim vicdanım onların vicdanı, benim görüşüm onların görüşü ve benim yolculuğum onların yolculuğu.
Onlar günah işlerse ben de günahkarım. Onlar iyi olursa ben de iyilikleriyle gururlanırım. Onlar yükselirse ben de onlarla birlikte yükselirim. Onlar hareketsiz kalırsa, onların ataletlerini ben de paylaşırım.

Ruhum bana fısıldadı ve şöyle dedi; ‘’Taşıdığın fener senin değildir, söylediğin şarkı senin yüreğinde bestelenmedi, çünkü ışığı sen bile taşısan, sen ışık değilsin. Ve tellerle gerilmiş bir saz bile olsan, sazı çalan sen değilsin’’

Ruhum bana fısıldadı kardeşim ve bana çok şey öğretti. Ve senin ruhun da sana fısıldadı ve çok şey öğretti. Çünkü sen ve ben biriz. Benim içsel benliğimdekileri bir an evvel açığa vurmamla senin kendi içindekileri bir sır gibi saklaman dışında, aramızda hiçbir fark yok. Ama senin mahremiyetinde de bir çeşit erdem var.’’

Halil Cibran
168 syf.
·19 günde·6/10
Özel bir adam olduğu muhakkak. Ama bende fazla hesaplı biri olduğu izlenimini uyandırdı. Tavsiyelerinin işe yarayacağı kesin, son bölümde kendisini dürüstçe eleştirebilmesini de çok hayranlık uyandırıcı. Ama kendisi ile işbirliği yapanları ödüllendirme stratejisi bana biraz köylü kurnazlığı gibi göründü; paylaşmak içinden geldiği için değil, etrafında insan tutabilmek, sevilebilmek için para dağıtmak samimi bir hareket değil bana kalırsa. Para için yanınızda duran birinin daha çok para karşılığında size ihanet etmeyeceğini nasıl bilebilirsiniz ki... Ya da bu durumda sevildiğinizi zannederken karşınızdakinin sevgisinden nasıl emin olabilirsiniz...
Büyük adamsın muhakkak Hideyoşi ama benim sevgim de saygım da satılık değil... Seni içim pek almadı...
168 syf.
·Beğendi
''Benim adım Toyotomi Hideyoshi ve bugün ben , tüm Japonya 'nın hükümdarı, gücün kati zirvesine ulaşmayı başarmış ilk köylüyüm. Pozisyonunu,doğum hakkı ile değil,çok çalışarak kazanan-hükümdarlığım sırasında yaşamış iki yüzden fazla bey arasındaki - ilk feodal bey bendim. Yoksulluktan , güçlü bir ulusun hükümdarlığına ve binlerce samuray savaşçısının komutasına yükseldim. ''

Hideyoshi 1536-1598 yıllarında yaşamış Japonya tarihindeki en sıradışı asker ,devlet adamı ve liderdir. Hakkında netten de ufak bir araştırma yaptım hoş kitapta yer yer liderlik sırrı adı altında verdiği bilgelik dolu sözlerle yaşamından da kesitler sunmakta. Hideyoshi soylu bir aileden gelmiyor öncelikle ,köylü bir ailenin çocuğu ,kitapta da görüntüsünü tasvir ederlerken -1,5 metre boyunda,50 kilo ağırlığında,eğik omuzlu - onun nasıl bir askeri başarı ile Japonya nın lideri olduğu anlamakta güçlük çekebilirsiniz ilk başta. '' Ben ,Owari vilayetinde Nakamura ' da yoksul bir köylü olarak doğdum. Çapulsuz ,çirkin ,sosyal bir duruşu olmayan,maymuna benzeyen; bu bendim: Hideyoshi ,maymun çocuk. Babam genç yaşta öldü. Ben çok sık iş değiştirdim ve sürekli üvey babamla tartıştım. Eğitimsizdim ve elit tabakanın ayrıcalıklarına sahip değildim. Ama sahip olduğum birkaç değeri kullandım. Yoksulluk, bir avantaj oldu. Çünkü benim sıradan insanın mücadelesini anlamamı sağladı . '' der kendisi .

Annesi, çocukluğunda onu kontrol etmekte zorlanınca disiplin alacağını umarak Budist tapınağına verir . Ama oradan kovulur. O da kendi yolunu çizmek için ailesinden ayrılır. İlk görevi sandalet taşımak olur hatta. Ama asıl hayatı Lord Nobunaga nın emrinde çalışmasıyla başlar ve kendini öyle geliştirir ki ; işte bu nokta da devreye sağlam irade gücü , keskin zeka , boyun eğmez bir ruh ve istekli bir algı devreye girer.

Kitap bir liderin başarılı olma yolunda yapılması gerekenleri anlatır bize. Edindiğimiz bilgiler yer yer bilindik , basit gelebilir ama günümüz koşullarına uygulanabilir de aynı zamanda . Gerek iş yaşamı olsun ,gerek ikili ilişkiler olsun yardımcı olabilecek nitelikte bir kılavuz. Bana biraz Sun Tzu nun Savaş Sanatı kitabını da çağrıştırdı bu açıdan . Kitabın son bölümünde ise''Liderlik ve Başarısızlık'' başlığı altında yaptığı hataları anlatır.

Hideyoshi bana göre inanılmaz bir karakter ,ben kitabı büyük bir keyifle okudum zaten bilgelik kitaplarını da severim biraz da destansı bir hayat öyküsü onun ki ... Meraklılarına tavsiye ederim.
184 syf.
·6 günde·5/10
Edebi yönü zayıf olmasına rağmen, diğer birçok kişisel gelişim kitaplarına göre daha öğretici olduğu noktalar vardı. Yazarın vermek istediği mesajları bir kurgu içerisinde vermesinin bu noktada etkisi olduğunu düşünüyorum. Zira ders kitabı niteliğinde yazılan gelişim kitaplarını açıkçası pek okuyamıyorum. Çok beklentiye girilmeden, hafiflemek adına okunabilecek bir kitap.
168 syf.
·Beğendi·9/10
Normalde kişisel gelişim kitaplarından çok haz etmesem de bu kitapla karşılaştığım için kendimi şanslı hissediyorum. Nasıl lider olunuru ve nasıl olunmazı anlatan bu kitap sadece iş hayatınızda değil her yerde size yol gösterecektir.
168 syf.
·Puan vermedi
-Kendi ihtiyaçlarınız çok üst seviyelerde bile olsa, önce başkalarının ihtiyaçlarını göz önünde bulundurup olasılıklarınızı arttırın.
Ancak çok az insan, kendisini başka birinin yerine koyup olayları o kişinin bakış açısından görmek için çaba harcıyor.

Yazarın biyografisi

Adı:
Pantha Nirvano
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 129 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 70 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.