Pantha Nirvano

Pantha Nirvano

YazarEditör
7.8/10
839 Kişi
·
338
Okunma
·
0
Beğeni
·
75
Gösterim
Adı:
Pantha Nirvano
Unvan:
Yazar
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
200 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Okuduğum ilk Robin Sharma kitabıdır. Hayatının en varlıklı ve başarılı döneminde iç huzuru ve mutluluğu bulmak icin en sevdiği Ferrarisini satıp Uzak Doğu'ya giden bir avukatın öğrendiği bilgileri deneyimleri anlatıyor. Kişisel gelişim kitapları okumayı sevenlere tavsiye ederim...
200 syf.
·4 günde
Yaşamlarımız bir su gibi akıp bir rüzgâr gibi geçiyor. Zaman ellerimizden bir kuş gibi uçup gidiyor. Geçmişin acıları, pişmanlıkları ve kaygıları ile geleceğin umutları arasında “an”ın ve “şimdi”nin farkına bile varamıyoruz çoğu zaman. Peki hayatlarımız hızla akıp giderken kaç kişi kendine bahşedilen potansiyelin farkına varıp onu geliştirmek için çaba sarf ediyor? Kaç kişi keşfettiği yeteneklerine göre bir amaç ve hedef belirleyip peşinden koşabiliyor? Kaç kişi doğru seçimler yapıp özgürce hareket edebiliyor? Kaç kişi iradesini terbiye edip kendini disiplin altına alabiliyor? Kaç kişi saniyelerin nabzından tutup geleceği bugünde yaşayabiliyor? Kaç kişi bir fark yaratıp başka insanların yaşamına anlam katabiliyor?
• • •
Doğrusu kendi yaşamımı da gözümün önüne getirdiğimde bu soruların cevabını vermenin o kadar da kolay olmadığını söyleyebilirim. Zira hepimizin geldiği aile, aldığımız eğitimler, kişiliğimizin ve kimliğimizin şekillendiği sosyal çevresi farklı. O nedenle yeteneklerimizi keşfetme ve geliştirme adına herkes aynı düzeyde şanslı olmayabiliyor. Öyle ki insan böyle bir şeyin gerekliliğinin farkında bile olamayabiliyor. O nedenle Robin S. Sharma’nın kaleme aldığı “Ferrarisi’ni Satan Bilge” gibi kişisel gelişim kitaplarının bize başta o farkındalığı sağlaması yönüyle değerli olduğunu belirtmeliyim.   
• • •
Nitekim Sharma kitabında, iyi eğitimli, meşhur, malikânesinden ferrarisine kadar her türlü maddi imkâna sahip  avukat Julian Mantle’ın, mahkemede geçirdiği bir kalp krizi sonrasında yaşadığı kendini keşif yolculuğunu anlatıyor bizlere. Gerçekten de Julian Mantle, o güne kadar sahip olduğu tüm statüsünü, işini, servetini ve sevdiklerini arkasında bırakarak çıktığı bu yolculukta büyük bir değişim ve dönüşüm yaşıyor. Kendini tanımaktan amaç ve hedeflerini belirlemeye, seçimlerini belirlemekten kendini disipline etmeye, zamanını etkin kullanmaktan başkalarına yardım etmeye kadar birçok konuyu öğreniyor Himalayalardaki büyük ustalardan.    
• • •
“Ferrarisi’ni Satan Bilge”yi okurken Julian Mantle’nin hikâyesinden ve anlatımlarından kendi yaşamıma yönelik gerekli dersleri çıkardığımı söyleyebilirim. Her ne kadar bazı önerilerini uygulamak her daim mümkün olmasa da özellikle kendimi tanıma, amaç ve hedeflerimi yeniden gözden geçirme ve de zamanın kıymetini anlama noktasında kitap benim için etkileyiciydi diyebilirim. Ancak bazı okurlar kitapta sunulan bazı yöntem ve önerileri ütopik bulabilirler. Zira bu eserde de olduğu gibi birçok kişisel gelişim kitabı, insanlara kahramanlarını örnek bir “model” olarak sunuyor ve onların ulaştığı “mükemmel seviyeye” çaba sarf ederse herkesin ulaşabileceği iddiasında bulunuyor. İnsanların bireysel özelliklerini, yetiştikleri aile, sosyal çevre ve ekonomik koşulları dikkate almadan her derde deva bir ilaç gibi sunulan bu reçetelerin, her insana uymayabileceğini dikkate almıyor. Özellikle de “başarının anahtarı senin kendi elindedir, başarısızlık diye bir şey yoktur, her şey sende başlar ve sende biter” şeklinde sergilenen yaklaşımlar ister istemez insana çok da gerçekçi gelmiyor.
• • •
Bazı ayağı yere basmayan yaklaşımlarına rağmen, kişisel gelişim kitaplarından herkesin, kendi bireysel özelliklerine göre yararlanabileceğini düşünüyorum. Ben şahsen kişisel gelişim kitaplarının emredici ve dayatmacı dilini pek sevmesem de farkındalığımı sürekli zinde tutması ve motivasyonumu sürekli artırması nedeniyle ara ara okumayı seviyorum. O nedenle bazı kitapları sürekli elimin altında hazır bulunduruyorum. Bir Çin atasözü, “Sana gül veren elde hep biraz güzel kokusu kalır” diyor. Bana göre bu tür kitaplar da öyle. Bu itibarla kişisel gelişim kitaplarına ilgi duyan okurlara “Ferrari’sini Satan Bilge”yi okumalarını tavsiye ederim.
 
Keyifli okumalar dilerim! 
200 syf.
·4 günde
Həqiqətən çox gözəl bir kitab idi. Maddiyyatın insanın iç huzuruna qovuşa bilməsi üçün önəmli olmadığını hər zaman düşünmüşəm. Madiyyat lazımdır təbii ki, amma həyatını ondan asılı vəziyyətə salmaq məncə düzgün deyil. Başımıza gələn hadisələr də məhz etdiyimiz seçimlərin nəticəsidir. Seçimləri özümüz edirik, nəticəsini özümüz görürük və ən əsası bu nəticənin ən böyük təsiri özümüzə olur. Kitabda işkolik bir həyat tərzi sürən bir vəkilin iç huzurunu arama şəkli göstərilmişdir.

"Yaşamın, sonuçta tamamen seçimlerden ibaret olduğunu düşündüm. Birinin kaderi yaptığı seçimlerle belirleniyor.”

Bütün hadisələrdə də ilk olaraq bizi daima qoruyan, sıxıntılardan qurtaran və huzura aparan şeyin özümüz olduğunu, öz mənliyimiz olduğunu bilməliyik.
Xoş oxumalar :))
200 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10 puan
Bir çok kişisel gelişim kitabından çok daha farklı bir kitap. Yöntemleri örnek olaylar üzerinde ele almış.
Her sayfasını, satırını hatta her cümlesini farklı bir heyecanla okudum. Robın Sharma' nın verdiği bir çok taktiği deniyormuşum onu farkettim. Belki de daha önce okuduğum kişisel gelişim kitaplarının etkisi nedeniyledir. İhtiyacım olduğu bir zamanda okudum. Kişisel gelişim, yönetme, kararlılık gibi konularda sıkıntı çekiyorsanız kesinlikle okumanız gereken bir kitap tavsiye ediyorum.
224 syf.
·9/10 puan
"Tanrıya daha yakın olmak, insanlara daha yakın olmaktır."

Kuşkusuz, yirminci yüzyılın çok saygı duyulan yazarlarından birisi olan; şair, filozof ve sanatçı kimlikleri ile de ön plana çıkmayı başarabilmiş Cibran'ı, öyle bir kaç satıra sığdırmayı biz sevenlerinin de istemeyeceği gibi zor olduğu su götürmez bir gerçek. Bu eserinin ilk incelemesi şerefine nail olmak da benim mutluluğum diyerekten ufak bir giriş yapmış olayım.

Bilgeliği, zekası, duyarlılığı, gözlemleri, fikirleri, cana yakınlığı-can hıraşlığı, naifliği , sade ve anlamlı yazıları, çığır üstüne çığır açan felsefesi, engin görüşlülüğü, insanların doğasına dair düşünceleri vb.. birçok güzel ve nadide örnekliğiyle milyonları hayrete düşüren, kendine hayran bıraka bıraka gönüllülerimize tahtını kurmayı başarabilmiştir. Lübnan'da 1883 yılında doğmuş olup 1931 yılında vefat etmiştir.Kendi deyimiyle ; "Hayalleri ve arzuları olmayan efendilerdense, fark edilecek fikirleriyle mütevazıların arasında bir hayalperest olmayı yeğlerim." öyle de yapmıştır.. Gibran'n bizlere taşıdığı mesajlarının en bilindik özelliği tarzındaki basitliktir.Bu okuyucu kitlesine hitap noktasında hem faydalı hem de etkileyici olmuştur.Diğer özellikleriyle harmanlaması ona uluslararası bir ün kazandırmıştır..

Bu kitap, yirmi üç bölümden oluşuyor. Sözlerini, şiirlerini ve öykülerini bir araya getiriyor, eserin orijinal ismi "THE KAHLIL GIBRAN REDAER - INSPIRATIONAL WRITINGS" olup eser bire bir olarak çevirilmiştir. Sevgi, dostluk, güzellik, zenginlik, hüzün, fedakarlık, hayal , zaman, ruh, dünya, insanlık, hırs ve kader gibi çeşitli konulara değiniyor. Mesela onun için;
"Sevme gücü, Tanrının insana en büyük hediyesidir. Çünkü seven insandan asla geri alınamaz."

Sizler tarafından da okunup, bilahare daha etraflıca incelemerinizle birçok kişinin ellerine ulaşsın istiyorum. Bu zor yaşam şartları altında vermiş olduğumuz mücadeleler, meyus ve girift bir gençlik döneminden geçiyor olmamız, önemini yitirmiş olduğumuz ve halen yitiriyor olduğumuz tüm erdemler, türlü türlü arayışlar edindiğimiz lakin bir türlü tatmin olamadığımız, cevapsızlıklarla ve bekleyişlerle akıp giden merhametsiz zamanın eşliğinde, kalbimizi ve ruhumuzu unutarak yaşamak gerçekten çok üzücü bir durum.Bu kitabı senelerdir tekrar tekrar okumaya kendimi mahkum kılmam da bundandır."Bizler hala deniz kabuklarını incelemekle meşgulüz, sanki yaşam denizinden gün ve gecenin kumsalına vuran bir tek onlarmış gibi."okuyunca zaptedilemez bir duygu değişikliğine uğruyor insan, olaylara getirmiş olduğu yorumlarla insana farklı bir bakış açısı katıyor. Misal olarak " Ölüye duyduğumuz üzüntü, bir tür kıskançlık olabilir." demesiyle, insanın cevri dönüyor bir bakıma...

Şimdi, bu incelemeye eklemeyi düşündüğüm yüzlerce sözü ve düşüncesi olan bir insanın derleme kitabı bahis mevzusuysa, küçük bir özeleştiri getirerek kısaltmalıyım incelemeyi. Ne demişler:
"Söz kifayetsiz kalacaksa, susmalı insan..."

"ÖZ" ve "GIBRAN" , Martin Wolf'un deyimiyle; "ölümsüz öğretileri, dünya tarihinde eşi benzeri olmayan -varsa da çok ender rastlanan- nadir ve ayrıcalıklı bir bilgelik ve tasavvuf aromasına sahiptir."

Büyük bir çaresizlikle sonuçlanan bir analiz girişiminden sonra, önemli bir üniversitedeki bir grup araştırmacı ancak şunları söyleyebilmiş; " Gibran hiçbir zamana sığmayan gerçekleri, okura sanki sessiz bir ormanda yürüyüş yaptığını ya da serin bir nehirde yıkandığını hissetirecek şekilde yazar, ruhu sakinleştirir.Ama aynı zamanda ateş gibi ağır sözlerle de yazabilir." Ve o büyük "nasıl" sorusuyla bizleri de baş başa bırakıyor.

Son olarak, Gibran'ın da dediği gibi;
"Ben asla hatasız konuşmam, çünkü benim sözcüklerim soyut bir dünyadan, ifadelerim ise kaynaklardan gelir."
Eksik, kusur varsa bana aittir. Mükemmel bir derleme olan bu kitabın, gerek içeriği, gerek yazarının kalitesine dayanarak gönül rahatlığıyla herkese tavsiye ediyorum.

Keyifli okumalar, iyi arınmalar diliyorum.
200 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan
Okuyabilir miyim okuyamazmıyım endişeleriyle başladığım fakat neden bu kadar geç kaldım dediğim bir kitaptı.

Kitapta etkilendiğim gerçek ne kadar başarılı olursak olalım kendi içimizdeki huzuru ve iç benliğimizi bulmadığımız sürece maddi boyuttaki huzur bizleri ancak oyalar gerçekleri gösteremez. Kısa kısa hikayeleri ile hayallere daldıran ve farklı bir bakış açısına sahip olmama neden olan bir kitaptı şiddetle tavsiye ederim ..
200 syf.
·8/10 puan
Üniversitedeyken sahafta görüp merak ederek aldığım kitabı o zamanlar yarım bırakmıştım. Bu ayki okuma listemi oluştururken daha fazla bekletmek istemediğimden onu da dahil ettim. Ancak Sofie'nin Dünyası'yla aynı anda gitmediğini belirtmeliyim çünkü ikisi de kendi dallarında son derece yoğun kitaplar bu yüzden hem bitirmem uzun sürdü hem de beni çok yordu. Kitabı beğenmeyen çok kişi olduğunu gördüm ama bu benim kendi düşüncelerimi pek etkilemedi. Ben kendi adıma, çok basit uygulanabilen ama etkili olacağına inandığım öğütler edindim. Aynı zamanda öğrencilerim için de kullanabileceğim yöntemlerin veya ufak hikayelerin olduğu bir başucu kitabı olduğunu düşünüyorum, sindire sindire okunması gereken hoş bir kitaptı.
200 syf.
·1 günde·6/10 puan
Robin Sharma’nın okuduğum ilk eseri olan kitap bir tavsiye üzerine okuduğum bir kitap olup abartılmış bulduğum kitaplardan biri.
2005 yılında basılmış ve 199 sayfadan oluşmuş olan bu kitap kendini kontrol etme ustalığı kazanmak üzere akli, bedensel ve ruhsal eğitim çalışmalarına dair bilgiler vermekte, yaşamın anlamı, daha canlı, yaratıcı ve doyurucu bir yaşam sürmek için teknikler içermektedir. Kitapta, “Aydınlanmış yaşamın yedi erdemi anlatılmaktadır. Bu erdemlere ulaşma teknikleri öğretilmektedir. On üç bölümün her biri anlatılan içeriğe göre adlandırılmıştır.
Hayatının en varlıklı ve başarılı döneminde iç huzuru ve mutluluğu bulmak icin en sevdiği Ferrarisini satıp Uzak Doğu'ya giden son derece başarılı ve dünya çapında bir kariyeri bulunan Avukat Julian’ın kalp krizi geçirmesi sonucunda başlıyor. Tüm hayatını çalışmakla geçirmiş, çalıştıkça lükse düşkünlüğü artmış ve gün geçtikçe bu bataklığa daha çok girmiş ve gerek para gerekse kariyer hırslı ile gözü boyandığından yaşının da etkisi ile kalp krizi geçirmesi ile hayatı değişen Avukat Julian kitapta Geçirdiği rahatsızlık sonrasında, kendine yeni kararlar alan ve tüm varlığını satarak, kırmızı Ferrarisini dahi arkada bırakıp bilge olmanın ve hayatın gerçek anlamını aramak adına yola koyulur. Uzun yolculuk ve arayışlar sonrasında kendisini Sivana Dağlarında keşişler ile birlikte yaşarken bulan Julian, burada tüm hayatını değiştirir.
İki seriden oluşup serinin ilk kitabını oluşturan bu kitapta Julian Tekrar ülkesine döndüğünde, en yakın arkadaşını ziyaret eder. Fakat o kadar değişmişdir ki arkadaşı dahi kendisini tanıyamaz. Kendisi gibi avukat olan arkadaşı Julian’daki tüm değişikliği ve bilgeliği fark eder. Tıpkı onun gibi olmayı arzularken, Julian ise tüm öğrendiklerini arkadaşı ile paylaşmaya dünden razıdır. Bir gece süren uzun bir sohbet ile Julian tüm başından geçenleri, bizlere ve arkadaşına bu şekilde anlatmış olur.
3 Milyondan fazla satarak tüm Dünyada büyük yankı uyandıran ve milyonlarca insana ilham veren kitap arada çok güzel dersler versede kendi içerisinde tekrara düşen kitaplardan biri.
Yazarımıza göre, aydınlanmış bir yaşama ermenin yedi erdemi vardır. Bunlar; zihnin kontrolünün ele alınması, amaca sadık kalınması, kendini kontrol etmek, disiplinli yaşamak, zamana saygı göstermek, çıkar gözetmeksizin başkalarına yardım etmek ve anı kucaklamaktır.
Ve son olarak bahsetmek istediğim ise Kitapta okuyucuya verilmek istenen ana düşünce; hayatımızda maddi değerleri ön planda tutarak aslında bizim için önemli olan manevi değerleri ,ailemizi, sevdiklerimizi ihmal etmememiz ve bir gün geriye dönüp baktığımızda keşke dememek için önceliklerimizi iyi belirlememiz gerektiğidir.
200 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Hatırlamalısın ki, bazı kitaplar tadına bakmak, bazıları önce ağızda iyice çiğnemek ve bazıları da bütün halde yutmak içindir.
Bu kitap da böyle bir kitaptır. Bir solukta okunur.

Yazarın biyografisi

Adı:
Pantha Nirvano
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 338 okur okudu.
  • 22 okur okuyor.
  • 332 okur okuyacak.
  • 9 okur yarım bıraktı.