Pelin Çift

Pelin Çift

Yazar
8.5/10
872 Kişi
·
2.435
Okunma
·
149
Beğeni
·
4340
Gösterim
Adı:
Pelin Çift
Unvan:
Yazar, Sunucu, Haberci
Doğum:
İzmir, Türkiye, 1978
Pelin Çift, 1978 yılında İzmir’de doğmuştur. Notre Dame de Sion Fransız Lisesini bitirdi. Sonra da İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünden mezun oldu. Galatasaray Üniversitesi Gazetecilik Bölümünde “Özel Televizyonların Yapısal Özelliklerinin Haber Oluşumuna Etkilerini İnceleme” adlı Fransızca tez ile yüksek lisansını tamamladı.

1997 yılında NTV ekranlarında hava durumu sunuculuğu ile televizyonculuğa başladı. Daha sonra NTV haber sunuculuğuna terfi ederek 2 sene haber sundu. 2001 krizinde işten çıkarılınca işsiz kaldı ve yüksek lisansını tamamlamak üzere Galatasaray Üniversitesi'nde radyo televizyon gazeteciliği bölümünde okumaya başladı. Yüksek lisans biterken Paris'te Sorbonne Üniversitesi'ne kabul edildi, Tam Fransa'ya gidecekken Sky Türk kuruldu. Orada işe başladı.

Pelin Çift NTV’den sonra sırasıyla 2003-2004 yılları arasında SkyTürk, 2004-2009 yılları arasında CNN Türk ve 2009 yılında HaberTürk kanallarında sunuculuk hayatına devam etti. Son olarak HaberTürk kanalında Öteki Gündem adlı programın sunuculuğunu yaptı. 2014 yılına kadar HaberTürk kanalında Medya Kritik programını hazırlayıp sundu.

2013 yılının Ekim ayında Show TV'de 31 Aralık 2013 gecesine kadar yayınlanan “Bir Milyon Kimin?” adlı bilgi yarışmasında, yarışmanın jüri üyeleri Bülent Özveren, Okan Bayülgen ve Gülben Ergen olurken yarışmanın sunucusu Pelin Çift, Hakan Hatipoğlu ile birlikte sunuculuk görevi yaptı.

2015 yılında ocak ayından itibaren TRT 1'de Pelin Çift ile Gündem Ötesi programını sunmaktadır.

Fransızca ve İngilizce bilen Pelin Çift, 2009 yılında Okan Akbaş ile evlendi. Ömer (d.2012) adında bir oğlu vardır.
Ey Kudüs Ey!
İstanbul ve Ayasofya gibi tutkuyla sevdiğim.
Geçmişini öğrenmek ve anlatmak istediğim.
Geleceğe tüm emanetleriyle ulaşmasını dilediğim.
"Kıyamet Kilisesi'nin sahiplik hakları paylaşırken, Kutsal Kabir'de sahiplikler saatlerle pay edilmiştir. Tüm kiliseler kendilerine ayrılan saatlerde ayin yapar."
Hristiyanlar, Hz. İsa'nın çektiği ıstırabı hissetmek için bir hac ritüeli olarak on dört duraktan oluşan Elemli Yol'u yürürler.
Kuran-ı Kerim'e göre Hazreti İsa, resullerin en büyükleri olan "ulu'l-azm" peygamberden biri. On beş surede, doksan üç ayette ismi veya bir sıfatı ile zikrediliyor.
"…Yahudilikte peygamberlik sadece erkeklere mahsus değildir , kadınlardan da peygamberler gelmiştir ve onlara " nebiah " ( nevia ) denilmektedir."
.. Hz. Ömer ve kölesi bir deve ile yola çıkar. Yolda deveye nöbetleşe biner, biniş süresi kadar deveyi dinlendirirler. Kutsal şehre hakim yüksek bir tepeye ulaştıklarında Hz. Ömer, nöbet sırasının bittiğini belirtmek için tekbir getirir. Tepeye sonradan el-Cebelü'l Mükebber(Tekbir Dağı) adını verirler.
280 syf.
·3 günde·10/10
Sinir Bilimci olan Prof. Dr. Sinan Canan ile Pelin Çift'in sohbet tadında, tıbbı terimlere çok fazla yer verilmeyen bu kitabı okurken, sanki karşımda sohbet ediyorlarmış da ben de onları dinliyormuşcasına, keyif alarak okudum...

"Beynimizi anlamak için, yine beynimize ihtiyacımız var", diyen Sinan Canan, eserde dünya üzerinde beynimiz ile ilgili araştırmaların yanında kendi yaptığı araştırmaların örneklerini de sade ve anlaşılır bir biçimde bizlere sunuyor...

Soru-cevap halinde ilerleyen eser resimlerle de desteklenmiş. Her insanın anlayabileceği bir dil kullanılmış. İnsan beyninin, karşılaştığı her durum ve olaydan nasıl etkilendiği, günümüzde bu kadar araştırması yapıldığı halde gizemini nasıl koruduğuna da yer verilmiş. Beynimizin anne karnında gelişmeye başlamasından sonra, genetik, travmatik ve yanlış yetiştirilme ile ilgili, kişiliğimizde oluşabilecek farklılıklarında biz insanlarda ne tür hasarlara yol açabileceğine dair deney sonuçları, örneklerle esere eklenmiş...

Aşık olduğumuzda, ibadet veya meditasyon halindeyken beynimizde oluşan durumlar, zihnimizin beynimizle iletişimi, öz güvensiz büyümenin beynimiz üzerinde oluşturduğu geri durma durumu, korktuğumuzda veya sevindiğimizde, gülüp ağladığımızda bu organımız üzerinde etki eden hormonların nelere yol açtığını, bilimsel veriler eşliğinde okuyarak bilmediğim bir çok konu hakkında fikir ve bilgi edindim. Yapılan onca araştırmaya rağmen beynimizin nasıl işlev yaptığına dair bilinmeyen çok şeyin olduğunu (bilimsel olarak) okurken şaşırmadım desem yalan olur...

İncelememi, Pelin Çift'in cümleleri ile bitirmek istiyorum.
"...kocaman gökdelenlere hayret ediyoruz, asırlık çınarlar çok sıradanmış gibi...Bungee-jumping gibi uç sporları yapanlara hayret ediyoruz, sanki tavanda yürüyen sinek basit bir iş yapıyormuş gibi...
Bilgisayar dünyasındaki gelişmelere hayret ediyoruz, sanki hepsinin çıktığı yer olan beynimiz çok basitmiş gibi...

Keyifli okumalar diliyorum...
248 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Ayasofya; her inanç için kutsal olan mabed...

Ayasofyan'nın geçmişi, sembolleri ve gizli tarihi bu eserde nakış nakış işlenmiş.Araştırmacı yazar, Erhan Altunsay, ezoterk öğretiler, paganizm, sembolizm ve dinler tarihi hakkındaki bilgilerini; bildiği diller olan Latince, Fransızca, İngilizce ve Grekçe olan orijinal metinlerden çevirerek, araştırmalarını bu eserde okuyucular ile paylaşmış...

Ayasofya'nın ilk yapılış tarihinden günümüze kadar olan araştırmaları içeren eser, bu kutsal mabedin, dinler için öneminden ve içerisindeki taş oymaları, melek figürlerine kadar tek tek ele almış. Ayasofaya'nın yer altında var olan dehlizlerinden, şehre bağlanan tünellerine kadar yapılan araştırmalar ile dolu...

Eserde bulunan fotoğraflar tam bir görsel şölen...

Ayasofya hakkında bilmek istediğiniz her şeyi bu eserde soru cevap olarak bulabilirsiniz...

Kitabı okurken, sanki Ayasoyfa'da tarihi bir geziye çıkmışsınız hissi veriyor. Araştırmalara devam eden Erhan Altunsay, umarım bulduğu yeni bilgileri de en kısa sürede bizler ile paylaşır. Pelin Çift'e değinmeden geçemeyeceğim. Soruları tam yerinde sorup cevapları da aynı güzellikte almış. Kütüphanemde "Gündem Ötesi Kitaplar", mutlaka yerini alacak...

Ben büyük bir merak ve keyifle okudum...
288 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Pelin Çift soruyor, Profesör Doktor Ömer Faruk Harman derin tarihi bilgisi ve kaynakları kullanarak cevap veriyor...

Kitap Kudüs şehrinin kutsal dinler arasında süregelen savaşları, fetihleri özellikle Tevrata ve Eski Ahit bilgilerine yer veriyor...

Kudüs şehrinin tarihçesi, fotoğraflar eşliğinde; tarih sayfalarının gizli kapılarını aralarken, hüznünü de bizlerle paylaşıyor...

Tanrı'nın elinin değdiği şehir kabul edilen ve tüm inançların kendince haklı sebepleri ile paylaşılamayan bu kutsal toprak, İslam dini içinde tüm peygamberler ile beraber, Peygamber Efendimizin Mıraç'ından dolayı kutsallığını koruyor...

Yazım dili sade ve anlaşılır, bu efsane şehri merak eden herkesin okumasını tavsiye ederim.
248 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10
Ayasofya herhalde inşasından sonra tarihin her döneminde hep konuşulmuş ve tartışma konusu olmuştur. Günümüzde bile camiye tekrardan döndürülmesi basında yer aldığı zaman hristiyanlar buna şiddetle karşı çıkar müslümanlar ise bir gün burada namaz kılmanın hayalleri ile yaşadıklarını söylerler. İşte bu yazımdaki kitap Ayasofya'nın tarihini baştan itibaren anlatmakta. Bu mabedin Konstantin'in oğlu Konstantius tarafından 360 yılında inşa edilmesinden bugüne kadar ki başından geçen olayları bu kitapta bulabilirsiniz. Kitap Ayasofya'nın sadece yapımı veya tarihte dediğim gibi başından neler geçtiğini anlatmakla kalmamış bu mabed hakkında ayrıntılı bilgiler vermiş. Mesela mabedin bulunduğu bölgenin kutsal bir bölge olduğunu ve bu yüzden de Ayasfonya'nın buraya yapıldığı ele alınmış kitapta. Ayrıca mabedin içerisindeki gizemli semboller ve işaretler ayrıca ele alınmış. Mesela Hitler'in gamalı haçı Ayasofya'da da varmış. Kitaba göre Hz. Muhammed(s.a.v) miraca çıktığı zaman Cebrail Aleyhisselam kendisine çok güzel bir cami göstermiş. Peygamber efendimizde "burası neresidir" diye sorunca Cebrail, peygamber efendimize "burası Büyük Cami'dir. Buranın bir benzeri de dünyada üç tarafı deniz bir tarafı kara ile çevrili Konstantiniyye şehrinde bulunmaktadır" demiş. Tabi burası da Ayasofya olmaktadır.
Yani şimdi kitapta o kadar ilginç bilgiler var ki hangisini yazacağımı bilemedim. Ha bir de kitabı okurken konu gereği tarihi bilgilerle de karşılaşıyorsunuz. Ancak bu sizi sıkacak ölçüde değil. Siz en iyisi bu kitabı okuyun. Bu arada bu camiyi hiç ziyaret etme fırsatım olmadı. Ziyaret edeceklere tavsiyem bu kitabı önce okuyun ondan sonra da elinizde kitapla ziyarete gidin. Tavsiye ettiğim bir kitap. İyi okumalar.
Diğer kitap incelemelerim için http://www.okunmuskutuphane.blogspot.com
280 syf.
Sinan Canan fizyoloji doktoru, sinirbilim sevdalısı bir adam. Kendisini televizyondan da takip etmeye çalışırım. Öğrenmeyi, öğretmeyi çok seven bir adam.
Pelin Çift televizyondan, özellikle Öteki Gündem programından tanıdığımız, farklı konular konuşmayı seven bir sunucu.
Bu eser de bu iki başarılı insanın bir araya gelmesiyle karşılıklı sohbet tarzında kaleme alınan bir kitap.
Kitap, okuyucuyu bu alanın bilinmez terimleriyle sıkmamış, bunun aksine alanda bilgi ve fikir sahibi olmayanlar kişiler için sade bir dil kullanılmış. Ayrıca anlatılanların görsellerle de desteklenmesi akılda kalıcılık açısından oldukça mantıklı bir tercih olmuş.

Kitabın konusu başlığından da anlaşılacağı üzere beyin ve onun akıl almaz sırları. Yaşarken fark edemediğimiz, uzun süreli tekrarlar sonrası artık bir robot gibi otomatiğe bağlandığımız, neyi niçin yaptığımızı bilemediğimiz birçok eylemimizin beynimizde bir temeli var. Hüzünlerimizin, sevinçlerimizin, arzularımızın beyin içinde farklı farklı bölgelere etki ettiğini görüyoruz. Stresin bile -eğer insanı yıkıma sürükleyecek kadar ileri düzeyde değilse- insanı içinde bulunduğu kötü durumdan kurtaracak kadar bir itme görevi yüklendiğini söylüyor Sinan Hoca. Beyin, zor soru ve sorunlarla baş etmeyi seviyor, bunları çözebilmek için üst düzey bir yeteneğe sahip. Beyin, doğduğumuzda ne yapacağını bilmeyen tek organımız. Beyin, dış dünyayı anlamlandırmaya çalıştığı kadar kendisini de anlamlandırmaya çalışıyor. İnsan kendisi dışında başka bir şeyi anlayabilmek için ona biraz daha uzaktan, farklı pencerelerden bakmayı yöntem olarak kullanan ama iş kendisine geldiğinde hem kendini hem hayatını anlamlandırabilmek için kendinden kaçsa bile kendine sığınmak zorunda kalan tek varlık.

“Beyni anlamaya çalışan en gelişmiş aracımız yine beynin kendisidir.“

“Bir adım daha ileri gidelim ve diyelim ki siz de benim gibi
bir sinirbilimcisiniz ve önünüzde bir insan beyni duruyor.
O beyinle ilgili alabileceğiniz tüm bilgi, duyu organlarınızdan ya da cihazlar aracılığıyla yine kendi duyu organlarınız
üzerinden beyninize göndereceğiniz kodlara göre yapılan
bir dizi yorum olacaktır. Yani allame-i cihan olsanız, elinizde
yine kendinizi anlamak için tanrısal bir araç yok. Bunlarla
idare edeceğiz.“

Siz de eğer beyne dair hiç duymadığınız şeyler öğrenmek istiyorsanız bu kitabı okuyabilirsiniz.
Veya küçükken bir başarı elde ettikten sonra halk efsanesini aklınıza getirip "ulan bunları daha beynimin %10'nu kullanarak yapabiliyorum demek tamamını kullansam filozof olacaktım" gibi düşüncelere kapılıyor idiyseniz, bu kitabı okumanızı tavsiye ediyorum :)
304 syf.
·Beğendi·10/10
Kuran-ı Kerim'e saygısından dolayı Osman Gazi'ye ve nesebine 632 yıl sürecek devleti ihsan etti Hz. Allah. Bu devletle Türkler İslamın bayraktarlığını yapıp ehli sünnetin kalesi olma şerefine düçar oldular. Hadim'ül-harameyn ünvanıyla Bütün Müslümanların hamisi ve dünyadaki mazlumların kendilerinin adaletine sığındığı kale oldular. Adaleti dünyaya emsal teşkil eden Osmanlı'da birçok millet kardeşçe ve emniyet içinde yaşadılar. Güç ve Hassasiyeti mükemmel bir şekilde kullandılar. Yedi tula sahibi padişahların kimisi başında kefenini taşıdı kimisi harameynin tozu bulunan sorgucu taşıdı.
Elbetteki içlerinde hata yapanlar, dirayetsizler çıkmıştır ama asla hain çıkmamıştır. Bu derece hassasiyete sahip olan hanedandan hain çıkması düşünülebiler mi?
Adaleti temel alan Osmanlı'da kadılık, nakibüleşraf, ilmiye, teftişat gibi konulardan yola çıkarak adaletin nasıl sağlandığı misallerle sorulan sorulara cevap olarak anlatılıyor. Merak ettimiz birçok sorunun cevabını bulabileceğiniz güzel bir eser olmuş.
288 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10
Oldum olası tarih kitaplarına aşığım. Ve bu kitapta okuduğum en güzel tarih kitaplarından biri , geçmişten geleceğe kadar uzanan muhteşem tarihin en güzel anlatımıyla harika bir kitap ortaya konulmuş. Herkese tavsiye edebileceğim bir kitap özelliklede tarih severler için... Tüm okurlara İyi okumalar diliyorum.
112 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Çocuklarımızın kütüphanesinde bulunması gerek bir eser...

Pelin Çift'in ve oğlu Ömer'in soru cevap şeklinde, sohbet tadındaki bu eseri, çocukların yanı sıra bilgilerini tazelemek isteyen büyükler içinde, güzel bir kitap olmuş...

Osmanlı'nın nasıl var olduğu, savaş ve fetihleri, sanat ve ilme verdikleri değer, savaş hazırlıkları, mehteranın önemi, kısa ama önemli bilgiler olarak kısa kısa eserde yerini almış...

Resimlerle süslü bu eseri okurken, Ömer'in sorularını ve Pelin Çift'in verdiği cevapları her yaş okurun anlaması adına sade ve akıcı yazımı ile bilgilendirici bir eser olarak tavsiye ederim...
280 syf.
Pelin Çift'in, Fizyoloji Hocası olan ve son yıllarda çalışmalarını sinir sistemine yoğunlaştıran Prof. Dr. Sinan Canan ile beyin üzerine keyifli bir sohbetinden oluşuyor bu kitap. Harikulade olan beyin, bilimsel kelimelere çok bulaşılmadan akıcı bir şekilde anlatılmış. Pelin Çift'in kendi alanında uzman kişilerle sohbet tarzındaki kitaplarını seviyorum.
288 syf.
·20 günde·Beğendi·8/10
Üç dinin kutsal mabedi...Kutsal mabedleriyle , güzellikleriyle büyülemiş kadim şehir.Sezai Karakoç'un deyimiyle ''Gökte yapılıp yere indirilen şehir''.Bu kitap sayesinde çok ilginç bilgiler öğrendim.Soru cevap şeklinde ilerleyen ve resimlerle desteklenen ama çok da doyurmayan bir kitap .Okunabilir.

Yazarın biyografisi

Adı:
Pelin Çift
Unvan:
Yazar, Sunucu, Haberci
Doğum:
İzmir, Türkiye, 1978
Pelin Çift, 1978 yılında İzmir’de doğmuştur. Notre Dame de Sion Fransız Lisesini bitirdi. Sonra da İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünden mezun oldu. Galatasaray Üniversitesi Gazetecilik Bölümünde “Özel Televizyonların Yapısal Özelliklerinin Haber Oluşumuna Etkilerini İnceleme” adlı Fransızca tez ile yüksek lisansını tamamladı.

1997 yılında NTV ekranlarında hava durumu sunuculuğu ile televizyonculuğa başladı. Daha sonra NTV haber sunuculuğuna terfi ederek 2 sene haber sundu. 2001 krizinde işten çıkarılınca işsiz kaldı ve yüksek lisansını tamamlamak üzere Galatasaray Üniversitesi'nde radyo televizyon gazeteciliği bölümünde okumaya başladı. Yüksek lisans biterken Paris'te Sorbonne Üniversitesi'ne kabul edildi, Tam Fransa'ya gidecekken Sky Türk kuruldu. Orada işe başladı.

Pelin Çift NTV’den sonra sırasıyla 2003-2004 yılları arasında SkyTürk, 2004-2009 yılları arasında CNN Türk ve 2009 yılında HaberTürk kanallarında sunuculuk hayatına devam etti. Son olarak HaberTürk kanalında Öteki Gündem adlı programın sunuculuğunu yaptı. 2014 yılına kadar HaberTürk kanalında Medya Kritik programını hazırlayıp sundu.

2013 yılının Ekim ayında Show TV'de 31 Aralık 2013 gecesine kadar yayınlanan “Bir Milyon Kimin?” adlı bilgi yarışmasında, yarışmanın jüri üyeleri Bülent Özveren, Okan Bayülgen ve Gülben Ergen olurken yarışmanın sunucusu Pelin Çift, Hakan Hatipoğlu ile birlikte sunuculuk görevi yaptı.

2015 yılında ocak ayından itibaren TRT 1'de Pelin Çift ile Gündem Ötesi programını sunmaktadır.

Fransızca ve İngilizce bilen Pelin Çift, 2009 yılında Okan Akbaş ile evlendi. Ömer (d.2012) adında bir oğlu vardır.

Yazar istatistikleri

  • 149 okur beğendi.
  • 2.435 okur okudu.
  • 95 okur okuyor.
  • 1.771 okur okuyacak.
  • 33 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları