Peren Gülmez

Peren Gülmez

Çevirmen
8.6/10
107 Kişi
·
228
Okunma
·
1
Beğeni
·
73
Gösterim
Adı:
Peren Gülmez
Unvan:
Çevirmen
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
304 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
İnsanı derinden etkiliyor.Yürek dayanamıyor satırları okumaya. Bizim okumaya bile katlanamadığımız bu kadar acıyı yaşayanlar nasıl dayanabildiler acaba ? Okuması iki gün sürdü ama etkisi kaç gün, kaç ay, kaç yıl sürecek bilemiyorum.

Kitapta, İŞİD'in Irak'ın kuzeyindeki Ezidi yerleşim yerlerinde yaptığı katliamlarla birlikte Ezidi kadınların ve kızların kaçırılarak köle haline getirilmeleri anlatılıyor. Kitabın yazarı Nadıa Murad, ailesi katledilerek, kaçırılıp köle haline getirilen kızlardan birisi. Bu yüzden kitabında tamamen başından geçen gerçek olayları bizlere aktarıyor.

Bugüne kadar sadece haberlerden, sosyal medyadan takip ettiğimiz çok yakınımızda gerçekleşen bu olayları, bir mağdurun ağzından ve çok ayrıntılı olarak onun ruh haliyle öğrenmek gerçekten insanı çok etkiliyor. Çünkü bu gerçekleri okumak, öyle sadece tepki için twitterdan, faceboktan kaçırılan köle kadın ve kızların resmini paylaşmaya benzemiyor. İnsanın yüreğini dağlıyor. İçini yakıyor. Gözlerini yaşartıyor. İnsanlığından utandırıyor. Hele hele bütün bunların din adına yapılmış olması daha da öfkelendiriyor insanı.

Kitap kesinlikle basit bir kitap değil. Her yönüyle usta bir kalemin elinden çıkmış gibi görünüyor. Yazarın kitabı yazarken profesyonel birinden yardım aldığı kanısındayım. Aksi takdirde hem bu kadar geniş kapsamlı, hem böylesine dolu dolu ve aynı zamanda da bu kadar akıcı ve sürükleyici olamazdı diye düşünüyorum.

Çok büyük üzüntü ve öfke içinde, zaman zaman yaşlı gözlerle yüreğim burkularak okuduğum, maalesef ki yaşanmış gerçek olaylarla dolu bu kitabı çok beğendim. Yüreği dayanabilecek herkese de okumasını tavsiye ederim.

Son cümle olarak; yüreğiniz dayansa da okuyun, dayanmasa da okuyun diyorum. Hiç olmazsa o acıları yaşayan insanlara saygı için okuyun.
304 syf.
·10/10
''Dünya Üzerinde Hikayesi Benimkine Benzeyen SON KIZ Olmak İstiyorum'' Diyen Nadia MURAD !!!

Nadia ve ailesi Kuzey Irak'ın Koço köyünde çiftçilik ve çobanlıkla yaşamını sürdüren Ezidi bir ailedir. Nadia'nın en büyük hayali bir kuaför salonu açmaktı. Köyündeki gelinleri gördükçe onların saçları gibi güzel saçlar ve makyajlar yapacağı bir kuaför salonuna sahip olmak hayaliydi. Köydeki gelinlerin saçını , makyajını yakından inceleyip sonra da onlardan birer tane fotoğraf isteyip kalın yeşil bir albümde tuttuğu koleksiyonuna eklerdi. Ama bir gün hayallerine ve mutlu yaşamına Işid'in gölgesi düştü. 3 Ağustos 2014'de Işid Koço köyünü ele geçirdi ve ardından da 15 Ağustos 2014 yılında Koço katliamı gerçekleştirdi.

Nadia henüz 21 yaşındaydı. Işid militanları Nadia'nın yaşadığı köydeki halkı katletti. Erkekleri ve seks kölesi olamayacak kadar yaşlı kadınları öldürüp toplu mezarlara gömdü. Geri kalan kız çocuklarını ve kadınları arabaya bindirip satmak için kaçırdı.

Nadia'nın abileri Celo,Pise,Mesud,Hayri,İlyas ve kardeşi Hacı...
Yeğenleri Malik,Hani,Ketrin ve Nesrin...
Yengeleri Mona,Cilan,Semahir ve annesi Şami Işid Militanları tarafından katledildi.

Nadia kitabında Işid gelmeden önce Koço köyündeki mutlu yaşamanı , Işid'in köyünü ele geçirmesi ile birlikte militanlar tarafından kaçırılıp nasıl satıldığını , defalarca acımasızca tecavüze uğrayıp , yaşadığı işkence ve hakaretleri , kaçmaya kalktığında ise başına neler geldiğini ve Işid'in acımasız çirkin yüzünü anlatmış.

***

KİTAPLA İLGİLİ ELEŞTİRİLERİME GELECEK OLURSAK DA ...

Işid'in hazırladığı kitapçıklarda ...

* Sebaya (kadın savaş esirleri) hediye olarak verilebilir.
* Sahibi hevesi geçtiği zaman sebayeyi satabilir. Çünkü onlar sadece maldır.
* Buluğ çağına girmemiş bir köleyle ''cinsel ilişkiye uygunsa'' seks yapılabilir , değilse ''o zaman ilişkiye girmeden onunla eğlenilebilir.'' yazıyor.

Nadia , Işid'in belirlediği bu kuralları Kurana , Kuran Ayetlerine ve Ortaçağ'dan kalma İslami Kanunlarla desteklendiğini dile getirmiş.

***

Nadia durmuyor devam ediyor ...

''Işid'e sadık birileri varsa bunlar Sünni Müslüman erkekler olurdu.'' diyor.

Işid'in yaptığı bu acımasız soykırım için , kadınlara ve erkeklere yapılanlar için çok ama çok üzgünüm. Bu kitabı okuyan her okur gibi bende kitabı okurken çok zorlandığımı söyleyebilirim. Ama bu APTALCA Işid kurallarının Kuranla bağdaştırılmasını İslama karşı beslenilen nefretten dolayı olduğunu düşünüyorum.

***

Nadia , Işid'in elinden kaçıp yardım etmeleri için bir ailenin yanına sığınıyor. Ama aileye karşı minnettar olması gerekirken Işid'ten nefret ettiklerini dile getiren bu sünni aileyi , Işid'i durdurmak için birşey yapmamakla suçluyor!

Peki Işid 3 Ağustos'ta Koço'ya geldiğinde katliam gerçekleşene kadar evlerden çıkmayıp saklanmak yerine siz cesur Ezidiler niçin birşey yapmadınız ? Neden Işid'i durdurmadınız? Neden bir girişimde bulunmadınız? Işid , civar köylerde insanları katlederken siz neden elinizden geleni yapmadınız peki? NEDEN?

***

Yardım için kapısını çalıp sığındığı aile için fütursuzca sözlerine devam ediyor Nadia...

''Işid'in işgal ettiği Musul'da sırf Sünni doğdukları için güvendeydiler ve militanlar onları kabul etmişti.Ben kapılarına gelene kadar dinlerini bir zırh gibi giymekten memnundular.'' diyor.

Peki Işid'ten korktuğu için dinini değiştiren ve Müslümanlığı kabul eden kimdi? Işid'e karşı sen ve kaçırılan bir çok ezedi kadın neden dininizi sizde bir zırh gibi giymediniz peki? ''Ölsem dahi bir Ezedi olarak ölürüm'' neden demediniz de din değiştirip İslamı seçtiniz? Işid'in din değiştirme zorbalığına neden boyun eğdiniz? ''Ben Ezediyim'' diye neden haykırmadınız? Neden inancınızda kalmadınız?

***

Sığındığı aile gibi sıkışıp kalan nice aile vardı Musul'da ve hiç birinin çıkışına Işid Militanları izin vermiyordu. Hiçbir şekilde güvende değillerdi. Aileden biri bir yere gidecek dahi olsa geri dönmediği taktirde ardında bıraktığı ailesine Işid Militanları tarafından neler yapılacağını çok iyi biliyorlardı. Bu yüzden elleri kolları bağlı kaldığından orada sıkışıp kalmışlardı.

Nadia'nın kendisine yardım eden bu aile gibi orada sıkışıp kalmış birçok aile vardı ve onlara yardım etcek ve Kürdistan'daki kontrol noktalarını geçmelerine yardımcı olacak hiç kimseleri yoktu. Üstelik çok fakirlerdi. Hepsinin oradan kaçması için gerekli paralarıda bulmaları zaten imkansızdı. Kaçma konusunda Nadia kadar ne yazık ki şanslı değillerdi.

***

Canını hiçe sayıp Işid'e karşı Nadia'ya ya yardım eden ve evini açan bu aile için Nadia ...

''Onlardan nefret etmemeye çalıştım çünkü bana iyilik gösteriyorlardı ama onları sevmiyordum da. '' diye devam ediyor. Sırf Işid onlara birşey yapmadığı için ve de Sünni oldukları için böyle söylüyordu.

Sığındığı aile günde 5 vakit namaz kıldığı için onların Işid'ten nefret etmesine şaşıyordu. Çünkü 5 vakit namaz kılan bu aileyi Işid destekçisi olarak görüyordu.

***

Işid'le bir tutup sevmediği bu aile Nadia'yı canı pahasına (Yardım eden 25 yaşındaki Sünni Nasır Işid tarafından Nadia'ya yardım ettiği için öldürüldü. Nasır'ın geride kalan ailesine ise artık ulaşılamıyor. Muhtemelen Işıd tarafından en acımasız şekilde onlarda katledildi.) özgürlüğüne kavuşturdu. Sevmediği bu aile ona sahte kimlik çıkartıp Işid'in kontrol noktalarından geçmesini ve güvenli bölgeye ulaşmasını sağladı.

***

Nadia'nın ''o an'' Işid Militanlarının gerçekte kim olduğunu bilmediği için düşünceleri böyle olabilir. ''O an'' Nadia'nın herkesi Işid sempatizanı olarak da görmesi yadırganamaz elbette. Evet çok dindarlar diyip Işid Militanı olmakla ''o an'' herkesi de suçlayabilir ...

''Işid'in ; ''İSLAM DİNİYLE - MÜSLÜMANLARLA - KURAN-I KERİMLE - 5 VAKİT NAMAZ KILMAYLA'' hiçbir alakası yokmuş , deyip kitabında bu gerçeğe yer verseydi eğer işte o zaman bu kitabın gerçek bir samimiyetle yazıldığına inanabilirdim.

Çünkü benim dinim ''BARIŞ'' dinidir. İslam dininin insanlık dışı olan bu barbarca , haince ve kalleşce bir yok edilişle hiçbir alakası yoktur,olamazda.

Yaşananlar vicdanı olan herkesi derinden yaralar ve etkiler.
Evet çok üzüldüm ve dilerim dünya üzerinde böyle bir zulüm , böyle bir acımasızlık ve böyle bir yok ediliş birdaha asla ama asla yaşanmaz.

Yaşananlar bir gerçek ...
Ama bir gerçek daha var ki o da bu kitabın Kuran , İslam ve Müslüman düşmanlığında yazıldığı.

Ne kadar zalimsin , ne kadar hain ve riyakarsın Işid.
Ne kadar iğrenç ve sadist bir canavarsın !
Dilerim Rabbimin laneti kıyamete kadar üzerinizde olur.
S•
S• Son Kız: Esaretimin Hikayesi ve IŞİD'le Mücadelem'i inceledi.
304 syf.
·Puan vermedi
Nadia, ailesi ile birlikte Sincar'ın Koço köyünde geçirdiği mutlu günleri anlatmış. Sonra Amerika'nın gelişi,saddamın devrilmesi,iktidarın el değiştirmesi ve IŞİD'in ortaya çıkması ve dağıtılan, katledilen ailesini anlatmış.
Yer yer çok zorlandım okurken gözümüzün önünde olan bitene böyle üç maymun oynamak zorunda kalmak insanı gerçekten yaralıyor.
Çok sorgulayacaksınız sonra bu yaşanılanların önüne geçemediğiniz her an için canınız acıyacak ve kitabı büyük bir hüzünle bitireceksiniz...
kimbutugbist
kimbutugbist Son Kız: Esaretimin Hikayesi ve IŞİD'le Mücadelem'i inceledi.
304 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Nadia Murad, Kuzey Irak’ta küçük bir kasaba olan Koço’da yaşıyordu. Çobanlık ve çiftçilikle yaşamını sürdüren sıradan bir Ezidi ailesine mensuptu. Ve kalabalık ağabeyleri kardeşleri olan bir kızdı. Okula gidiyor, tarlada çalışıyor, tarih öğretmeni olmak ya da bir kuaför salonu açmak gibi hayaller kuruyordu. 21 yaşında bu sıradan fakir ama mutlu hayatları birden kabusa döndü.
IŞİD militanları köyünde yaşayan halkı katletti: Erkekleri ve seks kölesi olamayacak kadar yaşlı olan kadınları öldürdü. Nadia’nın annesi ve altı ağabeyi de öldürülenler arasındaydı ve bedenleri toplu mezarlara atıldı.
O dağ gibi anaa varya ; Nadia'nın annesi, eşini kaybettiğinde bile güçlü olan kadın köyünün erkeklerinin hepsi kurşuna dizildikten sonra, normalde her güçlüğe göğüs geren annesinin, oğullarının ölümüne verdiği sessiz tepki... Köyün kadınlarının toplatıldığı okulun içinde herkes korkuyla beklerken annesinin, Nadia' nın bacaklarına başını yaslayarak, konuşmadan, ağlamadan derin düşüncelere dalıp, acının içinde kaybolması... Sözün, kelimelerin bittiği yerdi bana göre...
Nadia, Musul’a götürülerek binlerce Ezidi kızı ile birlikte IŞİD’in köle pazarlarında satıldı.
Nadia Murad IŞİD tarafından kaçırıldıktan sonra köle olarak defalarca farklı kişilere satıldı her birinden tecavüz, dayak, aşağılanmaya maruz kaldı. Buna rağmen asla pes etmedi. Ve onların elinden kurtulmayı başardı. Her ne kadar ailesinden geriye küçük bir topluluk kalsa da, ve bir daha kendiside eskisi gibi olmasa da hayata tutunmayı bırakmadı.. Bir direnişin en gerçekçi ve acı hihayesini okudum.
Bu kitabı her bünye kaldıramaz. Okumak isteyen çok düşünsün ve güçlü olsun.
304 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Merhaba arkadaşlar. Yazmaktan çok hakkında konuşmayı istediğim bir kitap ile ilgili gecikmeli olarak birkaç cümle yazma isteği doğdu. Zira konuşma konusunda kendimi daha iyi ifade ettiğimi düşünüyorum; mesleğimden ve içimdeki öfkeden ötürü. Kitap incelemesine geçmeden önce en iyi yaptığım şeyi yapıp kendimle alakalı birkaç cümle yazmak istiyorum. Sene 2011 ve sonrasında belki hepinizin bildiği gibi Suriye’de bir savaş patlak verdi ve biz güney sınırında yaşayanlar için kesinlikle hayat eskisi gibi olmadı. Doksanlarda Güneydoğu’da çocuk olarak yaşayan biriyim, birçok hikaye ile büyüdüm. Belki bazılarına şahit olmuşumdur. Her neyse burada oturup yazsam birçoğunuz belki inanmayacak ve yahut birçoğunuzun psikolojisi kaldırmaz. Bundan emin de değilim ya neyse. Doksanlarda kavgaya, gürültüye ve benzeri bir sürü şeye tanık oldum küçücük köyümde; şehirde ve başka köylerde yaşayanları düşünemiyorum. Sonra zaman geçti ara ara gelen dalgalar dışında bir nebze hayat daha sakin geçmeye başladı ta ki Suriye’ de savaş patlak verene kadar. Bunun siyasi kısımlarını konuşmak istemiyorum. Neyse sonra IŞİD diye bir örgüt çıktı. Cihat adı altında katliamlar yaptı. O dönemde o kadar çok video izledim ki, o kadar çok hikaye dinledim ki, o kadar çok nefret ettim ki! Bunun bir tarifi yoktu. Katledilip Fırat Nehri’ne kanları dökülen insanların görüntüleri, göç eden insanların görüntüleri, çocuğu kaybolmasın diye iple kendine bağlayan annelerin görüntüleri, açlıktan susuzluktan bayılan yaşlıların görüntüleri. Her gece kabus olup rüyama giriyordu. Biz sınırdayız ve onlar gittikçe yaklaşıyorlar, ya biz de öyle olursak diye. Annem ‘’Kızım onlar buraya gelse senin eşyalarını taşımaya vaktimiz olmaz,’’ diye beni eleştirip duruyordu. Kendimden hala nefret ediyorum bu konuda: Millet yanına herhangi bir parça eşyasını almaya bile fırsat bulmadan katliamdan kaçıp yollara düştüğünde ben halen ayakkabı almaya devam ettiğim için…
IŞİD’in adını hepiniz duymuşsunuzdur ama Nadia Murad ve diğer kızların adını duyanınız çok azdır diye düşünüyorum. Ezidi kızı Nadia, IŞİD köylerine baskın yaptığında savaş ganimeti olarak esir alınır diğer genç kadınlar gibi. Çünkü onlar müslüman değildi ama IŞİD militanları müslümandı(!) Ve kendi fetvaları bu izni vermişti onlara. Şengal’da kalan erkeklere ve yaşlı kadınlara ne olduğunu TV’de görmüş veya duymuşsunuzdur. Nadia annesi ile ailesindeki yakalanan birçok erkeği IŞİD barbarlarına kurban verir. Fakat onun hikayesi daha korkunç. Onu ve diğer kadınları Musul’a götürüp köle pazarlarında sattılar. İyi okuyun burayı! Tecavüze uğradı, sonra yine tecavüze uğradı, ve sonra yine tecavüze uğradı, her defasında başka bir sapık terörist tarafından… Bu bitmek bilmeyen bir döngü olarak devam etti ta ki kaçmayı başarıncaya kadar. Şansı yaver gitti ve kaçmayı başardı. Ve sonra hikayesini yazdı. Hatta bu kitabı ile NOBEL BARIŞ ÖDÜLÜ aldı. Onun hikayesi sayesinde bütün dünya, inançları yüzünden 72 ayrı kırımdan geçen Ezidi halkının sesini duymaya başladı. Daha önce Zülfü Livaneli’nin Huzursuzluk kitabında hayali bir karakterle bu vahşeti okuyanınız olmuştur. Ama bizzat bu acıları yaşayan bir insanın ağzından okumanız sizde başka hisler uyandıracağına inanıyorum: Kin, öfke, nefret gibi… Zira mideniz kaldırmayabilir. ‘’Gerçek İslam bu değildir,’’ diye kendimizi avutabiliriz belki fakat ‘’Coğrafya kader değildir,’’ diyemeyiz.
Son olarak da IŞİD’in çocukları ve gençleri nasıl kandırıp cihat yapmaya ikna ettiğini anlatan 8 bölümlük KALİFAT diye İsveç yapımı bir dizi var. Merak edenler açıp izleyebilir. Daha güzel yarınlarımız olması dileği ile. İyi geceler
Sevda_1230
Sevda_1230 Son Kız: Esaretimin Hikayesi ve IŞİD'le Mücadelem'i inceledi.
304 syf.
·Beğendi·10/10
Kitabı okurken çok zorlandım. Yanıbaşımızda bu olaylar olurken bizim hiçbir şey yapamamamız çok üzdü beni. Hele bu olayların islam dini adı altında yapılması çok sinirimi bozdu..
Erkelerin egemenlik ve güç gösterme hevesleri maalesef hep kadınların ve çocukların telef olmasına sebep oluyor. Okurken ara ara ağladığım ve hiçbirimizin nadıa murad ‘ın yerinde olmak istemeyecek kadar kötü bir yaşam öyküsü.
Ne diyeyim insallah bir gün dünya’da hiç savaş kalmaz.
Biyografik bir eser olan kitabı herkese tavsiye ediyorum.
MUSA ŞEREN
MUSA ŞEREN Son Kız: Esaretimin Hikayesi ve IŞİD'le Mücadelem'i inceledi.
304 syf.
·10/10
Bugüne kadar hiç bir kitap beni bu kadar etkisi altına almamıştı. Bir hikayeden çok daha fazlası Nadia murad kuzey Irak’ta küçük bir kasaba olan koço’da doğup büyümüştü çobanlık ve çiftçilikle yaşamını sürdüren sıradan bir Ezidi ailesine mensuptu. Okula gidiyor tarlada çalışıyor tarih öğretmeni olmak yada bir kuaför salonu açmak gibi hayaller kuruyordu.Nadia henüz 21 yaşındayken 15 ağustos 2014 günü bu kendi halinde ki yaşamı bi anda sona erdi İŞİD militanları köyünde yaşayan halkı katletti Erkekleri ve seks kölesi olmayacak kadar yaşlı olan kadınlar öldürüldü Nadianın annesi be altı abisi de öldürülenler arasındaydı ve bedenleri toplu mezarlara atıldı Nadia Musul’a götürülerek binlerce Ezidi kızı ile birlikte İŞİD’in köle pazarlarında satıldı. Bir çok militan tarafından tutsak edildi defalarca tecavüze uğradı ve dövüldü nihayet Musul sokaklarında kıl payı kaçmayı başardı. insanın hayatta kalma dirayetinin bir kanıtı. Bu kitap mürekkeple değil kanla yazıldı yazarın kendi kanıyla.... dünya bunu yaşarken 21. Yy’dıAsa
Elif Öksüz
Elif Öksüz Son Kız: Esaretimin Hikayesi ve IŞİD'le Mücadelem'i inceledi.
304 syf.
·7 günde·10/10
Buradan kaç kişinin içi kaldırır bu kitabı okumayı bilmiyorum ama ben zorlandım. Onu söyleyebilirim. Işid’in yaptıklarını az çok biliyorduk ama birinci ağızdan okumak epey zormuş. Umarım Nadia Murad gayesinde başarılı olur.
120 syf.
·2 günde·7/10
Yazar bu eserde Antik Roma'nın din anlayışını en ince ayrıntısına kadar anlatmış. İnandıkları tanrılar, ayinler, bayramlar, aile yapıları vs.

Güzel, akıcı bir kitap. Benim gibi tarih okumayı seviyorsanız okumanızı öneririm.

Keyifli okumalar.

Yazarın biyografisi

Adı:
Peren Gülmez
Unvan:
Çevirmen

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 228 okur okudu.
  • 18 okur okuyor.
  • 152 okur okuyacak.
  • 6 okur yarım bıraktı.