Pierre Rey

Pierre Rey

Yazar
7.9/10
9 Kişi
·
16
Okunma
·
0
Beğeni
·
467
Gösterim
Adı:
Pierre Rey
Unvan:
Roman Yazarı
Doğum:
Fransa, 1930
Ölüm:
Fransa, 2006
PIERRE REY 1930 Provence’da doğdu. Güzel sanatlarla ilgilendi. Yaptığı resimler pek çok büyük Fransız gazetesinde basıldı. Paris Press’te işe başladı, sonra Paris Joan’da köşe yazarlığı yaptı. Bu çalışması sonucu ödül kazandı. 33 yaşında Marie Claire’in direktörü oldu. Burada Hollywood yıldızları ve hemen hemen tüm dünyanın önde gelen adamlarıyla dost oldu. 1973’te armatör Onasis’in hayatını anlatan YUNANLI isimli romanı bütün dünyada en çok satan kitap oldu. Eski gazeteci ve yeni yazar, dünyada Jet-Set’in önemli bir kişisi haline geldi ve bu gözlemleri sayesinde hepsi çok satan harika kitaplar yazdı. Pierre Rey iki de tiyatro eseri yazdı. Bunların birinde Ava Gardner ve Anthony Quinn oynadı.
Yirminci sabah sigarasını yaktı Judith; kahvaltı tepsisinin üzerinde duran kahve tasında söndürdü kibriti. Zaten kahvaltıya şöyle bir dokunmuştu.(...) Kendiliğinden bir hareketle, kahvesinin kibrit çöpleriyle dolu artığını altıntop suyuyla dolu bardağa boşalttı Judith; henüz yakmış olduğu sigarayı da attı bardağa.
Bir daha gelmeyen kesin anlar vardır insan hayatında; ve öyle anlarda, hemen evet ya da hayır demek gerekir.
Asıl canını sıkan, ölmek değil de artık yaşayamamak; öbürleri eğlenir, sevişir, güneşte yanarken, karların altında çürüyüp kalmaktı.
Kitabı okumaya karar verdiğimde, baskısı yoktu. Sahaf araştırmaları sonucu ciltli, rutubetli bir kitap bulabilmiştim. Kanımca bu kitabı okuyanların bu kitapla tanışması Semih Oktay sayesindedir. Semih abinin ilk dört kitabından biridir Para. Ona verdiğim söz üzerine okudum. İyi ki de okumuşum. Konu, kurgu, anlatım bir yana kitap içinde bazı karakterleri yazar öyle bir oturtuyor ki hafızamıza, kitabı okurken onlarla aynı ortamda yaşıyormuş gibi oluyorsun. Sanki film izlemek gibiydi. Halen bazı bölümlerin etkisi altındayım. Mafya, yer altı dünyası belki bu türdeki standart şeyler ama, büyüleyici bir şey var kitapta.
''Neokur '' sitesindeki çoğu arkadaşım gibi benimde bu kitabın varlığından haberdar olmam Semih Oktay bey sayesinde oldu...Tavsiyesi üzerine sipariş ettiğim ve sahafın tozlu rafları arasından kütüphaneme dahil olan bu kitabı açıkçası zor şartlarda okudum diyebilirim....Rutubet kokan sayfaları, alerjik durumumu inanılmaz zorlasa da tıpkı bir macera filmi seyredercesine hevesle okudum. Araştırmadım ama film çekmek için yazılmış bir senaryo gibi öylesine akıcı ve öylesine tempolu ki hızına yetişemedim zaman zaman.. İlk sayfadan itibaren başlayan entrika, mafya, para ,cinayet örgüsü içinde zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız...Semih Bey'e çok teşekkür ederim tavsiyesi için...Bu vesile ile bende diğer okuyuculara tavsiye ediyorum, edebi bir roman okuyacağım beklentiniz olmasın ama olayların kurgusuna ve akışına kapılıp bir çırpıda bitireceğiniz harika bir kitap.....
Görüşlerine değer verdiğim birkaç arkadaşımın olumlu yorumları ve tavsiyeleri üzerine kendimi, okumaya mecbur hissederek okuduğum bir roman oldu Para.

Polisiye, macera türündeki romanları severim ve uzun zamandır bu türde bir kitap okumadığımı fark ettim. Para da bu türün olmazsa olmaz özellikleri olan akıcılık ve sürükleyicilik kavramlarını fazlasıyla içinde barındıran bir roman. Birçok yorumda bahsedildiği üzere “film gibi”.

Okumayanların merakını baltalamayı sevmediğim için incelemelerimde senaryolardan ve karakterlerden mümkün olduğunca bahsetmemeye çalışırım ama bu romanda akıcılık ve sürükleyicilikten başka değinilecek pek bir şey olmadığından ve bende soru işareti uyandıran birkaç nokta sebebiyle kurguyu biraz deşeceğim…

-----------------SPOİLER İÇERİR-------------------
İnes ve kardeşlerine ne oldu? Bir anda nereye kayboldular?

Mafya dünyasının içinde büyüyen İtalo, neden hiç yol yordam bilmiyor?

Herkes gaddarken Yudelman neden bu kadar iyi?

Son bölümde Mamma şifresini Yudelman’ın keşfettiği anlar, sadece bana mı basit geldi?

Herşey gayet gerçekçi ilerlerken, bir anda neden “yok canım bu kadar da olmaz” dedirten şeyler oluyor?
-----------------SPOİLER İÇERİR-------------------

Bunlar gibi birkaç soru daha var aklımda, romanı okuyan arkadaşlarla değerlendirilmek üzere bekleyen…

Karakterler biraz fazla olsa da hikayeye dahil oluş şekillerinin iyi ayarlanışı sebebiyle okuyucunun zihnine yerleşmeleri zor olmuyor… Benim favorilerim Folco Mori ve Homer Kloppe oldu.

Sonuç olarak güzel bir roman okudum diyebilirim, son derece keyif vericiydi. Bu tarzı sevenlere kesinlikle tavsiye ediyorum.

Puanım 8/10
Bir çok kitapta ilk elli sayfa sıkıcı başlar fakat bu kitapta söz konusu değil, olaylar ilk sayfadan başlıyor son sayfaya kadar hız kesmeden devam ediyor.Olaylar o kadar iç içe geçmiş ki kitaptan kopmadan okumaya devam ediyorsunuz,yazar dinliyormuşsunuz gibi hissediyorusunuz.Kitaptaki bence en sıkıntılı kısım kişiler çok olduğu için biraz karışıyor.Hikaye basit fakat olayların akıcılığı kitabı güzelleştiriyor.

Yazarın biyografisi

Adı:
Pierre Rey
Unvan:
Roman Yazarı
Doğum:
Fransa, 1930
Ölüm:
Fransa, 2006
PIERRE REY 1930 Provence’da doğdu. Güzel sanatlarla ilgilendi. Yaptığı resimler pek çok büyük Fransız gazetesinde basıldı. Paris Press’te işe başladı, sonra Paris Joan’da köşe yazarlığı yaptı. Bu çalışması sonucu ödül kazandı. 33 yaşında Marie Claire’in direktörü oldu. Burada Hollywood yıldızları ve hemen hemen tüm dünyanın önde gelen adamlarıyla dost oldu. 1973’te armatör Onasis’in hayatını anlatan YUNANLI isimli romanı bütün dünyada en çok satan kitap oldu. Eski gazeteci ve yeni yazar, dünyada Jet-Set’in önemli bir kişisi haline geldi ve bu gözlemleri sayesinde hepsi çok satan harika kitaplar yazdı. Pierre Rey iki de tiyatro eseri yazdı. Bunların birinde Ava Gardner ve Anthony Quinn oynadı.

Yazar istatistikleri

  • 16 okur okudu.
  • 13 okur okuyacak.