Reşidüddin Fazlullah

Selçuklu Devleti yazarı
Yazar
10.0/10
9 Kişi
48
Okunma
8
Beğeni
4.280
Görüntülenme

Hakkında

Reşîdüddîn Fazlullah-ı Hemedânî (1247, Hemedan - 1318, Tebriz), Pers Yahudisi kökenli Müslüman hekim, yazar, tarihçi ve İlhanlılar'ın bir veziridir. Reşidüddin Hamedani, Hamedan'da bir Yahudi aileden 1247 yılında doğmuştur. Reşidüddin Fazlullah'ın büyükbabası bir nedim (saray mensubu) olarak İlhanlı İmparatorluğu'nun kurucusu Hülagû Han'a hizmet etmiştir. Babası ise saray eczacısıdır. Bir eczacı oğlu olan Reşidüddin Fazlullah, hekimlik öğrenimini yapar ve bir eğitilmiş hekim olarak Hülagû Han'nın oğlu Abaka Han'a hizmet vermeye başlar. Otuz yaşında iken İslam dinine geçmiştir. Reşidüddin Fazlullah'ın siyasi itibarı çabuk yükselir, Kazvin yakınındaki Sultaniye'de İlhanlı Büyük Vezir (Sadr-ı Azam, Sadrazam) sarayında görev verilir. Reşidüddin bir vezir ve hekim olarak İlhanlı hanları Mahmud Gazan ve Muhammed Hüdabende'ye (Olcaytu) hizmet etmiştir. Reşidüddin, Mahmud Gazan'ın kardeşi Olcaytu'nun 1304 yılında İlhanlı tahtına geçmesinden sonra vezir olarak kalır. 1312'de işler kötüye gitmeye başlar. Onun meslektaşı Sa'd al-Dawla yetkisinden düşürülür yerine Ali Şah geçer, ve çok geçmeden Reşideddin Fazlullah aşağıya doğru düşmeye başlar. Olcaytu Sünnilik yerine Şiiliği benimseyince 1316 yılında öldürülür ve yerine oğlu Abu Said Bahadur geçer. Bu dönemde sarayda oluşan Moğol-Şii hüküm savaşı sırasında 1316 yılında Reşidüddin Fazlullah Olcaytu'yu öldürdüğü gerekçesiyle tutuklanır, iki yıl sonra oğlu ile birlikte asılır. 1407 yılında Timur'un oğlu Miranşah tarafından cesedi mezardan çıkarılmış ve Tebriz'de bir Yahudi mezarlığına tekrar gömülmüştür. Eserleri Cami’üt-Tevarih (Arapça: جامع التواريخ; ǧāmiʿu t-tawārīḫ) Šuʿab-i panǧgāna ismindeki el yazması kitabı İstanbul'da bulunmakta ve şimdiye kadar hiç yayınlanmamıştır. Bu el yazması Arap, Yahudi, Moğol, Frenk ve Çinlilerin soyağaçlarını (şecere) içerir.
Tam adı:
Reşidü'd-Din Fazlullah veya Reşîdüddîn Fazlullah-ı Hemedânî
Ünvan:
Müslüman hekim, yazar, tarihçi
Doğum:
Hamedan, 1247
Ölüm:
Tebriz, İran, 18 Temmuz 1318

Okurlar

8 okur beğendi.
48 okur okudu.
3 okur okuyor.
95 okur okuyacak.
2 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 25.0
Erkek% 75.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Ey uyuyan ve uyandığında bağlı olan; Şüphesiz olaylar seherlerde kapı çalar Başlangıcı güzel olan geceye güvenme; Birçok gecenin sonu, ateş tutuşturur
Şiir
Esir Doğu Roma İmparatoru ve Sultan Alparslan
Onu Sultan'ın yanına/huzuruna getirdiklerinde, zatı temiz ve saygıdeğer bir Sultan olduğundan, Melik-i Rum'u karşılayıp gönlünü aldı. Kendisiyle birlikte tahta oturtup özürler diledi ve onun hatırını teskin için gönül okşayıcı hoş sözler söyledi. Ondan sonra sofra kuruldu meclis-i işret ve bezmi nusret hazırlandı/donatıldı. Altın külahlı gümüş bacaklı sakiler, ferahlatıcı kadehleri dolaştırdılar. (Onlar) tasları bırakınca mutriban, güzel şarkılarını (elhan), çeng'in hoş namelerini ve müziği (saz) başlattılar. Bülbül gibi şakıdılar. Irak ve Isfahan nağmelerini, perde-i neva'da avaz-ı berbet'le çaldılar. Şarab-ı erguvani (içip) erganun dinlediler. Neşe veren şarabın dimağları ısıttığı sırada, korku uyandıran haya örtüsü, çehre-i mükalemetten düştü. Sultan Kayser'e "Eğer zafer bu şekilde benim (değil de) senin olsaydı, bana ne yapardın?' diye sordu. Kötülüklerin anasının (sebep olduğu) hiddet, Melik'e tesir edip, edeb sarığı (ikal), aklının elinden gittiğinden "Seni hemen idam ettirirdim" dedi. Sultan "Şüphesiz kalbinde gizlediğin şey, senin başına geldi. Şimdi sana ne yapacağımı düşünüyorsun?' dedi. (Kayser) "Ya öldürürsün ya da bilad-ı İslam etrafında teşhir edeceksin." diye. cevab verdi. (Bunun üzerine) Sultan "Ama ben, senin karşında bana zafer veren; feth ve nusret ikram eden Hak Te'ala'ya şükür olarak, sana, bana yakışanı yapacağım." dedi.
Tarih
Reklam
Reklam