Suna huzurevinden ayrılmış, artık polisten yılda bir "oturma izni" alabiliyor, dolayısıyla çalışma izni de var bir özel işerinde iş bulmuş, evini değiştirmiş, mobilyalar almış, çocuklar büyümüşler
, yaza, izin için Türkiye'ye gidecek, dönerken annesini de beraberinde getirecek. O öyle istiyor, ama Suna'nın şu anda yaşadığı en büyük deprem yüreğinde. Aşık Suna. Bana anlatmıyor. Ben hissediyorum. Ona zaman zaman yeri gelince, erkeklerle olan ilişkilerinde çok dikkatli olmasını söyledim, "tecrüben yok, tanıştığın adamı, izin ver, ciddi adımlar atmadan, ben bir görmek istiyorum, " "Aman Abla sen de, uzak dursun öyle şeyler benden, unumu eledim eleğimi astım ben, istemem kimseyi, beni netsinler herifler iki çocukla, baksan ya şu halime, mezardan çıkmış gibiyim. Boşveeer" derdi. O
Ama artık bu tür şeyler söylemiyor. Ben Güney Almanya'da bir üniver site de Doktora Tezimi hazırlanıyorum iAlmanya'da bir üniversite de Doktora Tezimi hazırlıyorum, hummalı bir çalışma içindeyim, uzundur işsizim, Suna'yla ar amızda 400 km var, telefonla konuşuyoruz, merkezi Duisburg'da olan Avrupa çapında bir 'aydınlar grubumuz' var, bir araya gelip
tartışıyoruz
Göçü, ülkemizde olan gelişmeleri, bu nedenle an cak seminer, toplantı, panel, konferans gi bi zorunluluklanm olunca Kuzey'e gidiyor u m, onun yöresine gelmişsem mutlaka ona uğraşıyorum, bana börek yapıyor, çay içiyoruz.