Saliha Scheinhardt

Pusuda Kin yazarı
Yazar
7.5/10
0 Kişi
6
Okunma
1
Beğeni
1.164
Görüntülenme

Hakkında

Doğum:
23 Nisan 1946

Okurlar

1 okur beğendi.
6 okur okudu.
2 okur okuyacak.
1 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 0.0
Erkek% 0.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Suna huzurevinden ayrılmış, artık polisten yılda bir "oturma izni" alabiliyor, dolayısıyla çalışma izni de var bir özel işerinde iş bulmuş, evini değiştirmiş, mobilyalar almış, çocuklar büyümüşler , yaza, izin için Türkiye'ye gidecek, dönerken annesini de beraberinde getirecek. O öyle istiyor, ama Suna'nın şu anda yaşadığı en büyük deprem yüreğinde. Aşık Suna. Bana anlatmıyor. Ben hissediyorum. Ona zaman zaman yeri gelince, erkeklerle olan ilişkilerinde çok dikkatli olmasını söyledim, "tecrüben yok, tanıştığın adamı, izin ver, ciddi adımlar atmadan, ben bir görmek istiyorum, " "Aman Abla sen de, uzak dursun öyle şeyler benden, unumu eledim eleğimi astım ben, istemem kimseyi, beni netsinler herifler iki çocukla, baksan ya şu halime, mezardan çıkmış gibiyim. Boşveeer" derdi. O Ama artık bu tür şeyler söylemiyor. Ben Güney Almanya'da bir üniver site de Doktora Tezimi hazırlanıyorum iAlmanya'da bir üniversite de Doktora Tezimi hazırlıyorum, hummalı bir çalışma içindeyim, uzundur işsizim, Suna'yla ar amızda 400 km var, telefonla konuşuyoruz, merkezi Duisburg'da olan Avrupa çapında bir 'aydınlar grubumuz' var, bir araya gelip tartışıyoruz Göçü, ülkemizde olan gelişmeleri, bu nedenle an cak seminer, toplantı, panel, konferans gi bi zorunluluklanm olunca Kuzey'e gidiyor u m, onun yöresine gelmişsem mutlaka ona uğraşıyorum, bana börek yapıyor, çay içiyoruz.
Sayfa 142 - Belge yayınları 2006
Yorgo'nun beni görünce gözleri doldu. Sarıldık çok eski iki dost gibi. Biraz öyle değil miydik? Masamıza mumlar geldi bir bir yakıldı, yemekler taşıdı garsonlar, geniş tabaklar da soğuk mezel,er; dolmalar , sarmalar , sarımsaklı yoğur t lu kızartmalar ... Bir şişe Yunan şarabı açıldı, bana Cola söylediler ... kadehler kalktı, ba rdak tokuştururlar , bana içtiler, millet bize bakar, lokantanın sahibi İstanbul Rumlarındanmış, bir güzel kaset koydu yarı Türkçe, yarı Rumca'ymış, gören de sanır, burada san ki düğün var, öyle keyiflii herkes. Benim içimi bir şeyler kemiriyor, adını koyamıyorum adı korku olmalı! Gece uzadıkça uzadı, biraz içimdeki kurtlar uykuya dalar gibi oldu, gece yarısına doğru kadınlı erkekli oyuna kalktı millet, Sedef Abla'yla ben yalnız kaldık masa da onları seyrettik. Ellerimi ellerine aldı, "sen" dedi, "çok özel bir kadınsın Suna. Evet, ben senin burada kalman için çok çaba gösterdim, ama sen bunların hepsine değersin. Öyle olmasaydı, dürüst olmak gerekirse çok fazla uğraşmazdım. Evliyken çektiğin acılar , içerdeyken verdiğin yiğitçe kavga ve senin o muazzam değişimin, beni sana mecbur kıldı. Aynca seni seviyoruim da, bacım gibisin bana. Ama seni sevmeseydim de değerli olduğun için senin Türkiye'ye gönderilmeni önlemeliy,dim. Başardık. Demokrat bir avuç insan , seni tanısın tanımasın, senin öykünden etkilendiki, bu sadece senin kişiliğinle ilgili değil..
Sayfa 122 - Belge yayınları 2006
Edebiyat eleştiri kuram
Reklam
Reklam