Salman Jayesh Khanna

Salman Jayesh Khanna

Yazar
7.5/10
8 Kişi
·
24
Okunma
·
1
Beğeni
·
403
Gösterim
Hayatında para kazanmayı insan kazanmanın önüne koyanlar, makam sahibi olmak için muhatabına tuzak kuranlar, isteklerine ulaşmak için haksızlığa başvuranlar, kırılan bir eşya uğruna kıranın gönlünü kıranlar, gülmek için ağlatanlar, kazanmak için kandıranlar... Tüm bunlar insanın ertelenmişliğini göstermektedir.
Müslüman insan şansa inanmaz. Şans diye bir şey yoktur. Şansa inanan kaderi inkar eder. Kaderi inkar eden iman sahibi olamaz
(Okumak Bizim İşimiz)
Rivayete göre Sultan Mahmut, sık sık kıyafet değiştirip halkın arasına karışır ve memlekette neler olup bittiğini anlamaya çalışırmış.
Bir akşam uğradığı bir kahvede, aksakallı çaycıya herkesin ‘Tıkandı Baba’ diye hitap ettiğini duyunca merak etmiş ve bu adama neden Tıkandı Baba denildiğini öğrenmek istemiş.
Biraz ısrardan sonrada Tıkandı Baba anlatmış;
“Bir gece rüyamda bir çok insan gördüm, her birinin bir çeşmesi vardı ve hepside akıyordu. Benimki de akıyordu ama az akıyordu. ‘Benimki de onlarınki kadar aksın’ diye içimden geçirdim. Bir çomak aldım ve oluğu açmaya çalıştım. Ben uğraşırken çomak kırıldı ve akan su damlamaya başladı. Bu sefer içimden ‘Onlarınki kadar akmasa da olur, yeter ki eskisi kadar aksın…’ dedim ve uğraşırken tamamen tıkandı, hiç akmamaya başladı.
Ben yine açmak için uğraşırken birden Cebrail göründü ve bana; “Tıkandı baba, tıkandı. Uğraşma artık!” dedi. O gün bugün adım Tıkandı Baba’ya çıktı ve hangi işe elimi attıysam olmadı. Şimdi de burada çaycılık yapıp geçinmeye çalışıyorum. Tıkandı Baba’nın anlattıkları Sultan Mahmut’un dikkatini çekmiş. Çayını içtikten sonra dışarı çıkmış ve adamlarına;
“Her gün bu adama bir tepsi baklava getireceksiniz. Her dilimin altına bir altın koyacaksınız ve bu işe bir ay boyunca devam edeceksiniz!” diye talimat vermiş.
Sultan Mahmut’un adamları “Peki…” demişler ve ertesi akşam bir tepsi baklavayı getirmişler. Tıkandı Baba’ya baklavaları vermişler. Tıkandı Baba baklavayı almış, bakmış baklava nefis;
‘Uzun zamandır baklava da yememiştik. Şöyle ağız tadıyla bir güzel yiyelim’ diye içinden geçirmiş. Baklava tepsisini almış, evin yolunu tutmuş.
Yolda giderken ‘Ben en iyisi bu baklavayı satayım, evin ihtiyaçlarını gidereyim.’ diyerek işlek bir yol kenarına geçip başlamış bağırmaya;
“Taze baklava, güzel baklava!”
Bu esnada oradan geçen bir Yahudi baklavaları beğenmiş. Sıkı bir pazarlıktan sonra anlaşmışlar ve Tıkandı Baba baklavaları satıp elde ettiği para ile evin ihtiyaçlarının bir kısmını karşılamış.
Yahudi baklavayı alıp evine gitmiş. Bir dilim baklava almış yerken ağzına bir şey gelmiş. Bir bakmış ki altın. Şaşırmış, diğer dilim diğer dilim derken bakmış her dilimin altında altın.
Ertesi akşam Yahudi acaba yine gelir mi diye aynı yere geçip başlamış beklemeye. Sultanın adamları ertesi akşam yine bir tepsi baklava getirmişler.Tıkandı Baba yine baklavayı satıp evin diğer ihtiyaçlarını karşılamak için aynı yere gitmiş.
Yahudi hiçbir şey olmamış gibi;
“Baba baklavan güzeldi. Biraz indirim yaparsan her akşam senden alırım.” demiş.
Tıkandı Baba da “Peki,” demiş anlaşmışlar.
Bir ay boyunca, Tıkandı Baba’ya her akşam baklavalar gelmiş ve Yahudi de her akşam Tıkandı Baba’dan baklavaları satın almış.
Aradan bir ay geçince Sultan Mahmut;
“Hele şu Tıkandı Baba’ya bir bakalım, nicedir?” deyip Tıkandı Baba’nın yanına gitmiş. Bu sefer padişah kıyafetleri ile içeri girmiş. Girmiş girmesine, ama bir de ne görsün, bizim Tıkandı Baba eskisi gibi darmadağın. Sultan;
“Tıkandı Baba sana baklavalar gelmedi mi?” diye sormuş.
“Geldi Sultanım”
“Peki ne yaptın sen o kadar baklavayı?”
“Efendim her gün gelen tepsiyi bir Yahudi’ye satıp evin ihtiyaçlarını giderdim, sağ olasınız, duacınızım.”
Sultan şöyle bir tebessüm edip;
“ Anlaşıldı Tıkandı Baba, anlaşıldı, hadi benimle gel.” deyip almış ve onu hazine odasına götürmüş; “Baba şuradan küreği al ve hazinenin içine daldır, küreğine ne kadar altın gelirse hepsi senindir.” demiş.
Tıkandı Baba o heyecanla küreği tersten hazinenin içine bir daldırıp çıkarmış ama bir tane altın küreğin ucunda düştü düşecek.
Sultan;
“Baba senin buradan da nasibin yok. Sen bizim şu askerlerle git, onlar sana ne yapacağını anlatırlar.” demiş ve askerlerden birini çağırıp “Alın bu adamı Üsküdar’ın en güzel yerine götürün ve bir tane taş seçsin, o taşı ne kadar uzağa atarsa oraya kadar olan araziyi Baba’ya verin.” demiş.
Padişahın adamları Tıkandı Baba’yı alıp Üsküdar’a götürmüşler;
“Baba hele şuradan bir taş beğen bakalım.” demişler.
Baba “Niçin?” diye sormuş.
Askerler;
“Hele sen bir beğen bakalım” diye ısrar etmişler.
Baba ‘şu yamuk, bu küçük’ derken kocaman bir kayayı beğenip almış eline ve “Ne olacak şimdi” diye sormuş.
Askerler;
“Baba sen bu taşı atacaksın ve ne kadar uzağa giderse o mesafe arasını Padişahımız Efendimiz sana bağışlayacak.” diye anlatmışlar.
Tıkandı Baba taşı başının üstüne kaldırmış ve tam atacakken elinden kayıp başına düşmüş. Babacık da düşüp oracıkta ölmüş. Askerler bu durumu Padişaha haber vermişler. İşte o zaman Padişah, o meşhur sözünü söylemiş;
“Vermeyince Mabud, neylesin Sultan Mahmut!”
Eve ekmek getiren babaya minnet duyup, babanın vesilesiyle eve ekmek gönderen Rabbi'ni unutmak elbette kalbi katılaştırır, ruhsal zekayı işlemez hale getirir.
Niyet edilen her şey kişiyi Allah merkezine yakınlaştırıyorsa iyi niyettir; uzaklaştırıyorsa, iyi niyet olması hiçbir işe yaramaz.
İçinde büyüttüğüne dikkat etmeli kişi,
Büyüttüğü onu Allah 'a yakınlaştıran olmalı
Değilse şeytandır ona yakınlaşan.
288 syf.
·Puan vermedi
Hayatım boyunca 1000'in üzerinde eser okumuşumdur...
Dünya Edebiyatı, Türk Edebiyatı...
Ya da romantizm, realizm, klasizm akımları üzerine yazılmış tonlarca eserin kokusunu içime çektim.
Lakin psikoloji alanında okuduğum ilk ve büyük ihtimalle kafamda son olarak kalacak...
Yazar ruhsal bertimlemeleri, insanın iç dünyasını o kadar akıcı ve tutkulu anlatiyor ki...
Her sayfasını heyecanla çevirdiğim ender yapıtlardan biri...
376 syf.
·27 günde·Beğendi·10/10
Ben bu kitabı rastgele aldım. Sadece arkasına bakmıştım. Yazar Salman Khanna 'yı daha önce hiç okumamıştım. Kitabı okuyunca düşüncelerim değişti. Konuları çok güzel işlemiş. Her konuyu anlatırken, hemen hemen hepsinde hikayelerle örneklemiş. Ayetlerle, hadislerle beslemiş. Yani kaynakları sağlam. Onun için etkilenip hayatınızın değişmesi elde değil. Kendime çeki düzen geldi. Hatta bir sözle incelemeye son vereyim;
"Bu kitabı rastgele almam bir tesadüf değildir. Rabbim karşıma çıkardı, bende aldım, okudum."
Okumanızı Tavsiye Ederim.
376 syf.
·9 günde·Beğendi·7/10
Yazarin kitabın içindeki anlamı bize hikayelerle hayatından anılarıyla vermesi hayatımızda özümsememize kalıcı düşünceler oluşturmasına büyük destek veriyor. Yazar düşüncelerini konuşur tarzda aktardığı icin dili beni hiç bunaltmadi okurken hep kitaptaydim.. Beğendim tavsiye ederim açıkçası.

Yazarın biyografisi

Adı:
Salman Jayesh Khanna

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 24 okur okudu.
  • 8 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.