Şefika Aydın

Şefika Aydın

Editör
8.4/10
76 Kişi
·
131
Okunma
·
0
Beğeni
·
14
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
192 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Son zamanlarda içimi en çok sızlatan kitaplardan biri oldu Hiç Kimse. Bütün kitabı 3 saatte hiç başından kalkmadan okudum ve zamanın nasıl geçtiğini dahi anlamadım.
Ve itiraf ediyorum, kitabı alırken bu kadar başarılı bir çalışma okuyacağımı hayal etmemiştim. Yazarın çok okuyan biri olduğunu bildiğimden beklentim yüksekti, ama kitap benim beklentimi ezip geçti.
Küçük bir çocuğun hikayesini okuyorsunuz bu kitapta; büyümesini, ergenliğini ve yetişkinlik dönemini. Ama rahat bir çocukluk geçirmiyor Çimen. Tam tersi, zor bir ailede, zor şartlarda büyüyor. Dövülüyor, küçümseniyor, hor görülüyor ve çeşitli açılardan istismara uğruyor. Yine de, yaşadığı tüm zorluklara rağmen ayakta kalıp hayatını kurmaya başarıyor.
Kitap iki bölümden oluşuyor; ilk bölümünde Çimen'in ağzından, onun çocukluğunu okuyoruz. İkinci bölümde ise Çimen'in terapistinin ağzından, terapi seanslarını okuyoruz.
Kendi adıma, psikoloji kitaplarını çok sevmemden kaynaklı olarak, ikinci bölümü daha fazla beğendiğimi söyleyebilirim. Keşke biraz daha uzun olsaydı diye serzenişte bulunduğumu dahi hatırlıyorum ikinci bölüm için.
Yazarın sade, akıcı ve zarif bir kalemi var. Çok okuyan, çok biriktiren, yaptığı işe hakim birini okuduğunuzu daha ilk satırlarda anlıyorsunuz. Hiç bunaltmayan, sıkmayan; manevi olarak ağır bir konu anlattığı halde sizi yormayan cümlelerle yazılmış. Yine, yazarımız psikolojik danışman olduğu için kitabın tamamına, hem Çimen'in karakteri ve tepkileri, hem de kurgunun derinliği açısından oldukça hakim. Okurken en ufacık kusur bile çarpmıyor gözünüze.
Dünyanın ve özellikle de son zamanlara ülkemizin en önemli sorunlardan biri, çocuk istismarı üzerine yazılmış bu kitap, özellikle psikolojiye ilgili olanların çok beğeneceği bir çalışma.
Mutlaka okuyun, asla pişman olmayacaksınız.
Sevgiyle.
192 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10
Çimen dikimi en kolay, bakımı en zor bitkilerden.
Birden bitiverir toprakta. Ne çiçeklenir ne de naz yapar. Uzar sadece..Üzerine basarsınız, direnir ama karşılık vermez.
Susar.
Böceklere,çiçeklere komşuluk eder de sesini çıkarmaz.
Dinginliği öyle huzur verir ki insan baktığında gençliği duyumsar kanında.
Kanında.
Ama Çimen’in de kanı akıyor hala. Çok akıyor.
Durduramıyor.
Parçalandı o, kaç parçaya bölündü kendi de bilmiyor. Saymayı 5 yaşında bıraktı.
Şimdi 21 yaşında. Yemyeşil döneminde olmalıydı, ona bakmak bile dinlendirmeliydi insanı. Olmadı.
Biçtiler onu. Daha uzayacak ve renklenecekti.
Kök salacaktı, belki başka topraklarda renk bulacaktı.
Belki de..
Ne çok belki var, ne çok belirsizlik.
Ve ne çok acı var, gözlerimizi yumduğumuz, sesimizi çıkarmadığımız. Ancak görüp de sarmadığınız her yara sizde de açılacak, sizin de etiniz bedeninize isyan edecek. ‘Nasıl!’ diyecek ‘nasıl göremezsin gözlerinin önündeki o çıplak gerçeği, görüp de nasıl dokunamazsın o acıya’
.
Çimen’in hikayesi bizim.Biz’iz. Siz’siniz. Dipte biriken o tortuları biz yaptık. Her birimiz bir şeyler koydu o kuyuya. Kimimiz tüm susuşlarını attı içine, kimimiz zamanında bizi bıçakladıkları yerler hiç acımamışçasına o bıçakları sapladık. Unuttuk.
Ama Çimen unutamadı. O tortuda kaldı. Daha derine..Öyle derine indi ki, en yakınındakiler sesini duyamadı. O da konuşacağı sesler yarattı. Artık kendi değildi, aksine ne çok kişiydi o bilseniz şaşardınız..
.
Sevgili Arzu Saçlı’nın ilk kitabı ‘Hiç kimse’. Çoklu kişilik bozukluğu (ki oldukça ilgi duyduğum bir konu), birey olabilme hakkı gibi pek çok detayı irdeliyor.
Bunu yaparken yakıyor canımızı,yanması gerek biliyor.
Çünkü yanmadan kül olmayacak hiç kimse..
.
Kitabı okudukça anlam kazanan kapak tasarımı ise Gizem Ulaş çalışması.
192 syf.
·10/10
Nereden nasıl yorum yapmalıyım bilmiyorum. Okurken defalarca ara verdim kitaba. Ağır geldi birçok cümle çoğu zaman yutkundum.Yumru oldu boğazımda.Bazen gözyaşları da akıttım. Çok fazla geldi anlatılanlar.Sinirlendim, üzüldüm, empati kurdum bende Çimen oldum.Kabullenemedim, böylece bir hayat devam ettirilmiş olamaz dedim. Ben olsaydım dedim ve sonra kitaptaki dizeler aklıma geldi.Bilebilirdik, öğrenebilirdik ama anlayamazdık.Çok haklıydı anlayamazdık yaşadıklarını.Kitapla ilgili beklentim yüksekti ama beni aşacak kadar olmasını beklemiyordum. İlk kitabı olmasına rağmen beni aşırı sarstı. Gerçekten profesyonelce ele alınmış.Hiddetle şiddetle tavsiye ediyorum.3 günde okudum.1günde kitap bitirebilirken, 3günde okuduğum kitabın son kapağını kapatmama rağmen bitmedi ve bu hikayeler bitmeyecektir malesef ah.... Beni aşırı derecede etkileyen bu kitap hiddetle, şiddetle tavsiyemdir. Muhakkak okumanız gerekiyor. Matmazelle birlikte sevgiyle, dostça ve hoşça kalın:)
192 syf.
·9/10
Arzu Saçlı-Hiç Kimse


#alıntı
“Bir tarla gibiyim, hisselere ayrılmış bir tarla. Benim hissemin toprağına ne ekersem ekeyim köklerini böcekler kemiriyor. Benim aldığım nefes bile yediye bölünüyor. Bu lanetli bedende gelmeseydim dünyaya, belki en çok ben gülecek, yaşamayı en çok ben isteyecektim. “


“O giderken ölümün soğukluğunu gösterdi bana, çaresizliğin insanın kalbini parçalara ayırdığını, küçülen kıyafetlerimin poşetlere konup başka evlerin çamaşır tellerinde kurumaya bırakılabileceğini öğretti.”



Bir insanın çocukluğu demek hayatının geri kalanı demektir. Çocukken çevrende sana ne yapılıyorsa, nasıl davranılıyorsa onlara göre şekil alıyorsun. Maalesef kimi çocuk hep sorunlarla şekillendiriyor kendini.. Çimen gibi. Ne güzel bir çocuktu halbuki. Anne ve babası onu hiç dinlemeyip hep hırpalasa da, arkadaşları yanına bile oturmak istemese de, kendisi bazen aynada çirkin bir yüze baksa da.. Her çocuk gibi çocuktu o da.. Hırsızlıkla suçlandığı, dayak yediği, hor görüldüğü zaman bile çocuktu.. Sadece çocuk. Bir çocuğu bu kadar kötü sıfatla anmak onun omuzlarını nasıl ağır sorumluluklar yükler düşünebilir musunuz ?

Her şeye rağmen hayata tutunup güzel bir şeyler yaşamaya çalışan, hayat mücadelesi veren bir çocuk. Hep beş yaşında kalmış bir kişilik.. Bu hepimizin suçu.


Canım Arzu. Ne güzel anlatmışsın bazı şeyleri. Yüreğinden kopmuş kelimeler adeta Çimen’in. Öyle gerçek.. Yaşıyoruz gibi onunla birlikte.. Çok güzeldi, kalemine sağlık yolun açık olsun. Devamını merakla bekliyorum. Mutlaka okuyun, keyifli okumalar ️ Arzu Saçlı Hiç Kimse Arzu Saçlı
112 syf.
·6 günde·10/10
Ilk önce kapağına bayıldığım, sonra içeriğinin beni benden aldığı bu güzel kitabı okumaktan büyük bir zevk duyduğumu söylemek istiyorum.  Yediden yetmişe herkesin kendisine bir pay çıkarabileceği bir kitap. 100 sayfalık bir kitapta nasıl oldu da bu kadar hüzünlendim, üzüldüm ve aslında hepimizin görmezden geldiği gerçeklerle yüzleştim anlamak istiyorsanız bunu ancak okursanız anlarsınız.
.
Küçük bir cocuk olan Teem bir gün evde babasına ait  bir fotoğraf ve arkasına yazılmış bir not bulur; "Zaman bir yerde duruyor işte masal orası. " . Teem fotoğrafta gördüğü ,ağlayan ve yüzünden cok üzgün olduğu belli olan bu filin kendisini nasıl bir aydınlanmaya sürükleyeceğinden habersiz, zamanı ve zamanın neresinde bu masalın olduğunu arayışa çıkıyor.  Ne aradığını bilmeden her gün ormana gidiyor. Ormanda karşılaştığı yaşlı bilge , Teem'e sorularının cevaplarını bulmasında yardimci oluyor ve aradığı şeyin aslinda içinde olduğunu gösteriyor. Ve babasından fotoğrafın hikâyesini öğrendiğinde masalın ne olduğunu öğreniyor.
.
Kitabın son sayfalarında hikâyemizde bahsi geçen fil Tyke 'in son fotoğrafları da var. Belki hepimiz haberlerde , internet ortamında görmüşüzdür ama kaçımız umursamışızdır bilmiyorum.  Gittikce cağdaşlaşan toplumumuzda sirkler, hayvanat bahceleri, akvaryumlar, dogal ortamlarından uzaklaştırılan hayvanlar , insanlar gibi kendilerini ifade edemeseler de, insanlarla ortak olan , gözyaşları onların duygularını anlamamız icin tek yol mu gercekten? Küçücük bir çocuk aradığını bulma yolunda pes etmeden ilerlerken sizi de yolculuğuna ortak ediyor.  20 yıllık esareti boyunca kimselere derdini anlatamayan 5 tonluk dev fil  Tyke 'in umuda kaçış yolculuğu maalesef umduğu gibi sonlanmamış, o koca cüssesiyle küçücük insanların ellerinde can vermiş.  Küçücük bir çocukla , kocaman bir filin buluştuğu bu hikâye her yaştan okurlara kendini sevdirecektir, eminim.
.
192 syf.
·Beğendi·8/10
Bu romanı bitirdikten sonra çok şey yazmak istiyor insan ama yazacağı her şey düğüm düğüm kalıyor boğazında. Kitap 2 bölümden oluşuyor ilk bölümü Çimen anlatıyor bize.Hatırladığı andan itibaren çocukluğunu, ailesini,babasından gördüğü şiddeti,sevgisizliği, arkadaşları tarafından dışlanmasını gün geçtikçe ilerleyen baş ve boyun ağrıları unutkanlıklar zaman ve mekan atlamaları,yaptığı bazı eylemleri hatırlayamaması ve en sonunda kardeşini korkuttuğu için artık doktora gitmeyi istemesi ... 2.bölümü ise Çimen'in doktoru Leyla anlatıyor bize . Çimen ile yaptığı psikiyatri seanslarını okuyoruz en sonunda Çimen de çoklu kişilik bozukluğu olduğunu öğreniyoruz ama tüm bu yaşananların asıl sebebine kitabın sonuna doğru ulaşıyoruz ve Çimen ile birlikte bizde tüm o yıkılmışlığı acıları hissediyoruz. Kişinin hayatında çocukluğun önemini yaşadığımız her şeyin ileriki yaşamımızı ne denli etkilediğini istesek de mücadele etsek de istismar ve sonrasındaki travmaların gencecik hayatlara nasıl mâl olduğunu okuyoruz bu romanda. Gerek dili gerek kurgusu ve olayların birbiri ile olan bağlantı ve çözümlemeleriyle güzel ve içimize taş gibi oturan bir romandı . Kitabın bitmesine yakın kapak tasarımı kitap adı anlam kazanmaya başlıyor ve her şey yerli yerine oturuyor .Okumak isteyenlere şimdiden keyifli okumalar ...
192 syf.
·Puan vermedi
Beklenti olmadan başlanan kitaplar en güzel olanlardır, bir ustalık harikuladelik beklenmeyenler. Çünkü yazarın ilk kitabı, bi okur yazarın ilk kitabı için ne kadar büyük bi beklenti içinde labilir ki. Ama sosyal medyadan tanıdığım kadarıyla harika bi insan kitabın yazarı, bunu bildiğim için kitabı alıp okumak istedim. Daha ilk sayfalardan şaşkınlığa uğradım çünkü kurgu merak uyandırarak başlıyor. Sonra heyecanla devam ettim kitaba. Gizlerle dolu başlayan kitabın sayfa sayfa çözdüm düğümlerini. Dedim ya bi beklentiyle başlamadım kitaba diye ama bence o kadar başarılıydı ki kesinlikle acemi işi gibi değil. Zaten yazarının kitapları bu kadar çok seven aktif bi okuyucu olması bu güzel kitabın sinyallerini de vermiyor değil. Çocuk istismarı konusunda belkide okuduğum en iyi kitap oldu çünkü yaşanan çirkinlik çirkinleştirilmeden dökülmüş yazarın kaleminden. İç burkan ama çirkinleşmeden. Daha şimdiden diğer kitapların için sabırsızlanıyorum Arzu Saçlı Eline, kalemine, yüreğine sağlık...
176 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
️Harika bir kitap daha bitti . Herkesin kendinden bir şeyler bulacağı bir solukta okunabilecek kitaplardan diyebilirim. Küçük küçük notlar güzel hikayeler ders alınması gereken konular içeriyor. Tavsiye ederim kitapla kalın. Yazarak kalemi daim olsun.
192 syf.
·6 günde·Beğendi·9/10
Merhaba kitap severler;
Hiçkimse Arzu Saçlı'nın yazdığı ilk kitabını dün bitirdim.Bazı kitapları alırsınız okursunuz ve bir iki gün sonra ya konusu neydi dersiniz.Ama bu kitap başka, insanı derinden etkileyen resmen insanın içine oturan muhteşem bir kitap.
Kitabın konusu çoklu kişilik bozukluğu olan Çimen'in içler acısı hayat hikayesini anlatıyor.
Aile şiddeti,sevgisizlik ve cinsel istismar.Bu hayatta nekadar kötülük varsa hepsini yaşadı Çimen.Gerçek hayatta Çimen'in yaşadıklarını yaşan binlerce çocuğun olması insanın içini sızlatıyor.
Bir çocuğun cinsel istismara uğraması hayatına mâl oluyor.Bu insan dışı davranışı haber kanallarında bir iki dakikada geçiştiriyorlar.Bizde o iki dakika içerisinde lanetler okuyoruz ve sonra unutuyoruz.Arzu Hanım bu kitabın da 189 sayfa da bu çirkin olayı beynimize kazıyor.Bu insan dışı olaylar karşısında hiç birşey yapamıyorsak duyarsız bari kalmayalım.Hiç kimse unutmasın.
Bu güzel kitabı yazan Arzu Hanıma çok teşekkür ediyorum.İkinci kitabını merakla bekliyorum
Çocukların çocukluğunu yaşayabileceği bir dünya olması dileği ile keyifli okumalar.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 131 okur okudu.
  • 6 okur okuyor.
  • 110 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.