Sema Savaş

Sema Savaş

Çevirmen
8.6/10
222 Kişi
·
423
Okunma
·
1
Beğeni
·
155
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
664 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
• İtalya'dan Amerika'ya göç eden fahişe bir kadının oğlu Christmas ve zengin bir Yahudi ailenin kızı Ruth'un yürek burkan hikayesi... Luca di Fulvio bizleri küçük bir çocuğun kocaman evreni, suç dünyası ve Amerika'nın yoksul mahalleleriyle bir araya getiriyor.

İncelemede ne yazarsam yazayım biraz eksik kalacak gibi, ne söylersem söyleyeyim Rüya Dağıtan Çocuk'un bende uyandırdığı duyguları ifade edemeyecekmişim gibi. Başlangıç için sizlere şunu söyleyebilirim: "Rüya Dağıtan Çocuk okuduğum en özel kitaplardan biri."

• Christmas ve annesi Cetta yoksul bir mahallede kıt kanaat geçinirken, Ruth ve onun zengin ailesi bunlardan tamamen uzakta lüks içinde bir hayat yaşamaktadır. Ancak zenginlik-fakirlik dinlemeyen kader Christmas ve Ruth'u korkunç bir şekilde bir araya getirir. Ruth tecavüze uğramış ve vahşice dövülmüştür, onu ıssız bir yerde bulan kişi ise Christmas'tan başkası değildir. Ancak bir süre sonra onları trajik bir şekilde bir araya getiren kader bu kez yine trajik bir şekilde ayrılmalarına sebep olur. Peki Christmas ve Ruth çocukluktan yetişkinliğe geçtikleri dönemlerde neler yaşayacaklar, bir taraftan hayallerinin peşinde koşup hayatla mücadele ederken bir taraftan da aşkları için ellerinden geleni yapıp yeniden bir araya gelebilecekler mi?

Rüya Dağıtan Çocuk'ta olaylar farklı zaman dilimlerinde, kitapta adı geçen farklı birkaç karakterin ağzından anlatılıyor. Bu durum benim bu kitap özelinde beğendiğim noktalardan biri oldu çünkü kitapta çok sık karşılaştığımız karakterlerden bazıları suçlu insanlar. Suçlu bakış açısını anlayabilmek açısından, bu karakterlerin derin psikolojik tahlilleri beğenimi kazandı.

• Rüya Dağıtan Çocuk sadece aşk teması üzerine kurulu bir roman değil. Çok önemli sosyal mesajlar veren; cinsiyet kavramı, ırkçılık gibi konulara değinen bir kitap. Kitapta, aynı zamanda azim ve başarı kavramları da yoğun bir biçimde karşımıza çıkıyor. Rüya Dağıtan Çocuk akıcı ve kolay okunan bir kitap olması sayesinde, sayfa sayısının fazlalığına rağmen kısa sürede bitirdiğim bir kitap oldu.

Son olarak Christmas. Zeki, alçak gönüllü, cesur, tatlı Christmas. En sevdiğim kitap karakterleri arasında üst sıralardaki yerini almış bulunuyor. Adeta kitap boyunca onunla mutlu olup, onunla üzüldüm.

• Ve sizler de umarım bu sarsıcı, dramatik, mükemmel kitabı en kısa sürede temin eder ve okursunuz. Keyifli okumalar...
664 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Benim için kitap iki bölümden oluşuyor;
Birinci bölüm, cinselliği konusu gereği ama yine de ayrıntılı bir şekilde dile getiren yazarın ele aldığı bir bölüm. Eğer bu konudan dolayı rahatsız olacaksınız hiç başlamayın derim ama ben rahatsız olmam diyorsanız hemen başlayın.
İkinci bölüm, cinsellik yok denecek kadar az ve daha çok kitabın asıl anlatılmak istenen, sosyal mesaj verilmek istenen bölüm olarak ele alınmış.
Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen başarılı bir kitap olmuş. Sayfası çok olmasına rağmen yalın ve samimi bir dil ile yazılmış olması kitabı, sıkmayan akıcı bir kitap haline getirmiş. Kitapta ırkçılık, cinsiyet ayrımı, din, zengin, fakir ayrımı gibi güzel sosyal mesajlar vermek istenmiş.
Kitabın konusuna gelecek olursak;
Kısacası, fahişelik yaparak geçinen Cetta'nın gayrimeşru oğlu Christmis ile tecavüz edilen Ruth'un yolları keşişir. Ruth, şehirdeki zengin bir Yahudi ailenin kızıdır. Farklı hayatları nedeniyle Ruth ile Christmas'ın yolları bir şekilde ayrılsa da kader onları tekrar biraraya getirir. Rüya dağıtan çocuk, şiddetin, acımasızlığın ve yoksulluğun içinde yeşeren umudun ve hayallerin öyküsü...
464 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Şimdiye kadar okuduğum en karışık polisiye kitaplarından biriydi. Roman seri katiller ve cinayetlerle dolu. Romanın yarısına geldikten sonra bir deftere not alma ihtiyacı hissettim. Bir süre sonra karıştırmaya başlıyorsunuz.

Romanda: inşattan düşüp hayatını kaybeden bir fotoğrafçı, kocasının ölümünü araştıran bir olay yeri polisi, kendilerince adaleti sağlamaya çalışan din adamları, dört kızı öldüren bir seri katil, on dokuz yıl önce işlenmiş bir cinayetin intikamı alan bir delikanlı, kadınları makasla doğrayan bir sporcu, intihar eden bir doktor, gizemli interpol ajanı bulunmaktadır. Aslında çok fazla karakter var. Sadece bir kısmını yazabiliyorum.

Olaylar ana karakterimiz Marcus ve olay yeri fotoğrafçımız polis Sandra etrafında şekilleniyor. Marcus geçirdiği bir olay sunucu başından vuruluyor, tüm hafızasını kaybediyor. Zaman içinde rüyalar görerek yaşadığını olayı hatırlamaya çalışıyor. Bu Marcus'u Clemente adında biri eğitiyor. İşlenecek cinayetleri kayıp kız Lara'yı bulmaya çalışıyorlar. Gerçekte ise Marcus'un ne olduğu belli değil. Din adamı mı, katil mi, polis mi? Bunu ancak romanın sonunda öğreniyoruz.

Sandra ise yaklaşık 5 ay önce kocasını bir kazada kaybetmiştir. Olayın kaza olduğunu inanmış ve normal hayatına devam ederken bir gün Schalber adında bir İnterpol ajanı kendisini arayarak kocasının ölümünde şüpheli şeyler olduğunu söyler. Sandra bu konuşmadan sonra kocasından geriye kalan eşyaları incelemeye başlar ve 5 adet fotoğraf bulur. Bu fotoğrafların bir yol gösterici olduğunu düşünerek kendi araştırmasını yapmaya başlar.

Roman bizlere zamanda yolculuk yaptırıyor. Bir beş gün öncesine bi bir ay sonrasına götürüyor. Birde işin içinde çok daha büyük bir oyuncumuz insanların karakterlerini kendisine kopyalayan bir katilimiz var. Bu katil, o kadar profesyonel ki insanların seslerini, davranışlarını, alışkanlıklarını taklit edip insanları öldürüyor. Öyle bir manyak.

Aslında çok daha fazla şey yazmak istiyorum ama öyle yaparsam kitabın sırlarını açığa çıkarırım ve bu hiç iyi olmaz. Yazarın kurgusuna, mantığa hayran kaldığımı söylemeliyim. Tahminlerimin doğru çıktıları yerleri okumak bile bana sıkıntı yaratmadı. Keyifle okudum.

"Dünyada iyilik ve kötülük var, bizler bu iyilik ve kötülük arasından dengeyi sağlayama çalışıyoruz." Romanın yazılış amacına uygun bir cümle olduğunu düşünüyorum.

Son olarak doktor Monica'dan da şüphelenmiştim ama yazar o karaktere bir sürpriz yapmamış. :d İyi okumalar.

Kitabı merak eden ROSALÍA için :d

Ruhlar Mahkemesi: 1200'lü yıllarda Vatikan'daki rahipler büyük günahları(adam öldürme gibi) bağışlayamazlardı. Bu nedenle bu günahların bağışlanması için bir papa tarafından bir komisyon oluşturuldu. Bu komisyonun adı Ruhlar Mahkemesi'ydi. Bu mahkeme işlenen günahları affedebiliyor, işlenen günah için cezaları bu mahkeme verebiliyordu. Mahkemenin asıl görevi ise; iyiyle kötü arasında denge kurmak, kötülükleri azaltmaktı. Daha sonra amacından saptığı için papa tarafından dağılmıştır. Fakat bazı rahipler bu komisyonu dağıtmayıp varlıklarına devam etmişlerdir.
664 syf.
·11 günde·Beğendi·10/10
Bazen bazı insanlar çıkar karşınıza ve hayat birden daha da güzel olmaya başlar. Karşıma çıkan bir grup güzel insan ve onların sayesinde okuduğum güzel bir kitap . Rüya dağıtan çocuk.

Öncelikle itiraf etmeliyim ki gerçekten çok kısa sürede bitecek kadar akıcı bir kitap olmasına rağmen uzun sürede okuduğum için üzgünüm.

Romanda aşk, ırkçılık, cinsiyet kavramı,psikoloji gibi bir çok konuya yer verilmiş. Her bölümün farklı karakterlerin anlatımıyla yazılması ise bize bazen küçük bir çocuk ,bazen küçük ama acı dolu bir kız ,bazen acılı bir kadın , bazen ise suçlu bir psikopat olmanızı sağlıyor.
Aslına bakarsanız bu kitabı elime alır almaz özel bir kitap olduğunu hissetmiştim. Ve hatta iddaa ediyorum kitabın giriş bölümü bile tek başına bir kitap olmaya aday. Ve yine iddaa ediyorum bu kitabı okumayarak çok şey kaybediyorsunuz. Rüya dağıtan çocuk artık beni etkileyen kitaplar listesinde üst sıralarda yer alıyor. Bir an önce hepinizin Rüya dağıtan çocuğun dünyasına girmesi dileklerimle. İyi okumalar.
duygu
duygu Rüya Dağıtan Çocuk'u inceledi.
@duyguben·08 May 10:43·Kitabı okumadı
Arka kapak yazısını okumadan, kapağına bakıp fantastik bir kitap diye başladım( hep bunlar kapaktaki veledin tatlılığından). Kendimi 1900'lü yılların Amerikan Rüyasında bulunca bir afalladım.( Hemen gittim bi kahve içtim)
İçinde aşk, şiddet, ırkçılık, temalı müstehcen konular, ne ararsan var. Çok ilginçtir ki ben kitabı sevdim. Evet şaşırmadık degil mi? Bazı karakterlere bayıldım ya. Fırsatınız olursa okuyun
238 syf.
·30 günde·Beğendi·9/10
Bir Fahişenin Anıları - Kitap Yorumu

Çok farklı bir kitaptı. Başta buna değinmek istiyorum. Adı sanıldığı üzere fahişenin anılarını anlatmıyor yani anlatmıyor derken içinde %1 cinsel sahne vardır. +18 bir kitap asla değil Helen adlı kızımız baş karakter ve sevdiklerinin, aşkının peşinden koşuyor ve bizde bunun anılarını okuyoruz. Çok eski bir zamanda geçiyor. Bazı yerleri o kadar çok etkileyiciydiki kendimi alamadım. Bazı durumlarda cidden güçlü bir kadın olduğunu gösteriyordu Helen. Cidden anlamı gibi taştan yapılmıştı. Korkusuz ve cesarerliydi. Kitabın içeriğinden pek bahsedemedim biliyorum farkındayım ama konusunu okuduğunuzla alakası olmadığını anlayacaksınız emin olun. Arka kapak yazısı sadece bir bölümden alıntı ana konu o değil belirtmek isterim. Kitabı beğendim. Hoş bir kitaptı. Bazı sayfaları sıkıcıydı yanş bir hareket atak yoktu onun dışında ben sevdim. Biraz yetişkinler için bir kitap yani cinsellik açısından değil, yazı ve betimleme konusunda. Ben sevdim umarım sizde bir şams verirsiniz.
496 syf.
·370 günde·Beğendi·9/10
Her geçiş bölümlerinde sizin biraz daha olayların içine çekecek güzel polisiye gerilim dolu ve elinizden bırakmak istemeyeceğiniz , benimde çok beğendiğim bir kitaptır ;) elden ele yayalım lütfen çünkü hakettiği değeri görmediğini düşünüyorum :)
496 syf.
·25 günde·Beğendi·10/10
Hayatım da okuduğum en iyi polisiyelerdendi gerçekten...
Dumura uğramak vardır ya bunu yaşamak isteyenler bu kitabı kesinlikle okumalı..
Yazarın kurgusu bi efsane, bir an için yazardan korktum desem :)
Kitap bir yerde 5 kesik sol kolun bulunmasıyla başlıyor ve cinayetlerin cozumlenmisi için kurulan bir ekibin uğraşları şeklinde devam ediyor... her edinilen bilgi size sürekli sorgulama yaptırıyor ama asla sonuca ulaşamıyorsunuz... Finaliyse tek kelimeyle bir efsane diyebilirim..
Kitabın adiysa romanın en önemli simgesi olmuş...
496 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
İlk başlarda sır dolu cümleler ve karakterlerin eskiye dönük davranış biçimleri karışık gibi gelsede "neden böyle yapıyor acaba" hissini pekistirdigi için çabuk adapte oluyorsunuz. Her sayfadan çözülen gizem, diğer bölümün daha yoğun bir gizemle donatilmasini sağlamış. Son 100 ~150 sayfayı şoktan şoka girerek okudum ve polisiyenin hakkını fazlasıyla verdiğini düşünüyorum. Mutlaka ismi duyulması gereken yazarlardan Donato Carrisi
664 syf.
·93 günde·7/10
Hakkında o kadar fazla olumlu yorum vardı ki aklımda olmamasına rağmen, biranda alışveriş sepetimin içerisinde kendine yer buldu. Fakat fark ettim ki olumlu yorumların ve tavsiye edenlerin sayısına çok da güvenmemek gerekiyormuş. Bunu, kitap kötü anlamında söylemiyorum. Sadece bu kadar çok tavsiye edilecek bir durum, ben göremedim.

Öncelikle, kitabın bir yerden sonra Martin Eden'ı anımsattığını söylemeliyim. Zaten ana karakterimiz Christmas da bir yerde, kendisini Martin Eden'a benzeterek bu durumu onaylıyor. Aynı Martin Eden'daki gibi kadın karakterin ismi de Ruth. Fakat, bu Ruth diğer Ruth'a asla benzemiyor.

Kitaba karamsar bir hava hakim. Okuduklarım, gözümde hep siyah beyaz, hatta sararmış bir biçemdeydi. Kitapta her şey var; tecavüz, şiddet, mafya, yoksulluk... Ve tabi ki; aşk, sevgi.

Bir yere kadar, kitap üç farklı zamanda geçiyor. Christmas ve annesi Cetta'nın Amerika'ya geldiği zamanlar, Christmas'ın beş yaşlarında olduğu zamanlar, Christmas'ın çocukluk dönemi. Bir yerden sonra zaman Christmas'ın delikanlılık döneminde sabitleniyor.

Çok fazla sayıda karakter var: Christmas, Christmas'ın annesi hayat kadını Cetta, tecavüz ve şiddete uğramış Ruth, Ruth'un hayatını karartan Bill, kirli elli Sal, gangaster lideri Rothstein, çok sevdiğim Santo, siyahi tamirci Cyril, yine bir göçmen olan Karl, sevgi dolu Clarence, Sticky Joey ve belki daha unuttuklarım... Herkesin bir hikayesi var.

Kitap, göçmenlerin Amerikan rüyasını ayrıntılı şekilde işlemiş. Nice umutlarla gelip yine kendilerine ait yoksul mahallelerde oturan göçmenler... Christmas, bu mahallelerde oturmak istemeyen, kendini buralara layık görmeyen bir çocuk.

Kitap kötü değil. Ama çoğu yorum gibi mutlaka okuyun diyeceğim bir kitap da değil. İyi okumalar dilerim.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 423 okur okudu.
  • 10 okur okuyor.
  • 417 okur okuyacak.
  • 5 okur yarım bıraktı.