Kayalıklarda dinlenen bir şarkıydık
Yoksul adamlar bilirdi yüzümüzü
Gittin, niyetsiz bir şafakla söyleştin
Islak pervazlarda gülüşün kaldı.
Yağmurdan önce saçların,
Ateşte kızarmış güllerin vardı.
Sen susadıkça bir ceylan ölürdü apansız.
Dilek ağaçları sökülürdü yamaçlardan.
Kıyısında dinlendiğimiz zerdali,
Saraçlar çarşısında yakalanırdı.
Ruhunun ritmini sunarken kayışlara,
Ben boğulurdum sen susadıkça...
Şeref Bilsel