Şeref Uluocak

Şeref Uluocak

Yazar
10.0/10
1 Kişi
·
2
Okunma
·
1
Beğeni
·
126
Gösterim
Adı:
Şeref Uluocak
Unvan:
Sosyolog, Yazar
Kadın ve erkek arasındaki köken bakımından biyolojik nitelikte olmayan farklılıklar ve onların yüklendikleri rollerin ve ilişkilerin sosyal olarak yapılandırılması olan toplumsal cinsiyet; kişinin kültürel, toplumsal rolü, ruhsal- içsel tanımlaması ve onların temsil edilmesi anlamında kullanılmaktadır. Cinsiyeti doğa belirlerken, toplumsal cinsiyeti kültür belirlemekte ve toplumsal cinsiyet hakkındaki anlayışlar, bunlarla bağlantılı olan cinsel tutum ve eğilimlerle birlikte çok erken yaşlarda oluşmaktadır. (Johnson ve Diğerleri 2001'den aktaran Üner 2008:6-7)
Kadınların sosyal yaşama katılımları açısından vasıflı olmanın önemine dikkat çeken katılımcıların, meslek sahibi olamayan kadınların, çalışma yaşamına daha emek yoğun sektörlerde katılmak zorunda kaldıkları, bununla birlikte meslek sahibi olanların ise "kadın imgesi"ne yüklenen toplumsal referans dolayısıyla ayrımcılık ve yoksun bırakma stratejilerine maruz kalabileceklerine dikkat çekmektedirler.
Anlama yoluyla bir diyalog içerisinde olanaklıdır ve bu diyalog sadece yüz yüze iletişim süreçleri değil soru cevap ilişkisidir. Son cevap ilişkisi formu içerisinde anlaşılamayacak olan hiçbir tez yoktur. Bunu sağlayan dilin, dil sistemi olarak değil konuşulan şeylerin toplumu olarak dilin doğasıdır.
Dil evrensel bir anlam aktarım aracı olduğundan, aynı zamanda bir çeviri olması sebebiyle de aynı zamanda da bir yorum içermektedir. Dolayısıyla "ufukların iç içe geçmesi", karışmaları olarak anlama "dil" yoluyla meydana gelmektedir ve dil bu süreçte arabuluculuk yapma işlevini üstlenmektedir. Gadamer'e göre insanlar, belirli sosyal kültürel gruplara ait olmalarının dışında aynı zamanda bir "dil"e ve "tarih'e de aittirler. İnsanların ve metnin ya da sosyal eylemin de dile ait olması sebebiyle ortak bir ufuk olası hale gelebilmektedir.
Tarihselci yaklaşım için insanlar ve toplumlar, kendilerini ve evreni bizzat mantığı ve doğa bilimini de yaratarak ve de onlardan da etkilenerek, kültürel bir bakış açısı altında tanırlar. Bilimde, bilgi ve nesnellik sorunu bu açıdan bakıldığında artık tarihsel bireyin nesnelleştirmesinin bir ürünü olarak ortaya çıkan bilim ve nesnellik sorunu haline gelmiş olmaktadır.
Eleştirel realizm, naif realizmin düzeltilmiş bir hali olarak karşımıza çıkmaktadır buna göre, bilgi en sonunda maddesel olan bir gerçekliğin bir "yansıması", bir "resmi", bir "kopyasıdır".
Bir metne veya başkalarının görüşlerine açık olmak, onları anlamaya çalışmak demek, daha en baştan doğrudan doğruya onlara göre ya da onları kendi görüş sistemimize göre yerleştirmemiz demektir.
Pozitivist ve neo-pozitivist bilim felsefesinin, "bilim" kavramları "doğa bilimi" kavramı ile kültür ve topluma ilişkin bilimlerin bilimselliğini ise "doğa bilimi" modeline göre değerlendiren yaklaşımının karşısında tarihselcilik için esas amaç her tarihsel dönem ve süreç içerisinde insanların ve toplumların kendilerine ördükleri yaşam örgülerini, kendi tekillikleri içerisinde, bireyselleştirici bir tutumla ele almaktır. İnsan eylemlerinin büyük çoğunluğu bu yaklaşıma göre, birer olgu olarak nedenini doğa bilimlerindeki gibi başka bir olguya dayayamayacağımız türdendirler, onlar ancak bir "anlama" dayayarak açıklanabilecek türdendirler.
Bir tarihsel olgu veya sürecin "motivasyon zinciri", doğal olgu ya da süreçlere göre çok daha uzun, hatta sınırsız olabilir. Bu sebeple bir tarihsel olgu veya sürecin, bir doğal olgu veya süreçmiş gibi bir veya birkaç nedene dayalı olarak açıklamak olanaksızdır.
Gadamer'e göre burada varılması gereken sonuç, doğa bilimleri deneyle temellendirilebilir ve bu durum tinsel bilimlere de uygulananmalıdır görüşünün, aslında deneyimin-tecrübenin içsel tarihsel öğelerinin yadsınması anlamına geliyor olmasıdır.

Hermeneutik tecrübe veya deney ise her zaman gelenekle ilişkilidir. Gelenek, dildir ve gelenek kendisini "diğeri" başka bir ifadeyle "sen" olarak tecrübe etmektedir. Gerçek tecrübe birinin kendi tarihselliğini tecrübe etmesidir.
Yazara henüz inceleme eklenmedi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Şeref Uluocak
Unvan:
Sosyolog, Yazar

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 2 okur okudu.
  • 5 okur okuyacak.