Şerif Eskin

Şerif Eskin

Yazar
9.0/10
2 Kişi
·
6
Okunma
·
1
Beğeni
·
142
Gösterim
Adı:
Şerif Eskin
Unvan:
Akademisyen
2009 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldu. 2012’de aynı bölümde “Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Eserleri ve Estetiğinde Bergson Felsefesinin İzdüşümleri ve Kurucu Rolü” başlıklı yüksek lisans çalışmasını Prof. Dr. M. Fatih Andı’nın danışmanlığında tamamladı. Yüksek lisans tezi Dergâh Yayınları tarafından Zaman ve Hafızanın Kıyısında – Tanpınar’ın Edebiyat, Estetik ve Düşünce Dünyasında Bergson Felsefesi başlığıyla kitaplaştırıldı. 2012 yılında Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde araştırma görevlisi olarak çalışmaya başlayan Eskin, “Cumhuriyet Türkiyesi’nde (1923-1950) Ulusal Kimlik ve Hafıza İnşası Bağlamında Edebiyat Faaliyetleri” başlıklı doktora tezini 2017’de tamamladı. Araştırmalarında edebiyat ve felsefe, edebiyat ve ulusal kanon, edebiyat ve hafıza gibi alanlara yoğunlaşmaktadır.
"Kendisinden hiç şüphe duymadığımız ve hakkında en doğru bilgilere sahip olduğumuz şey kuşkusuz kendi varoluşumuzdur. Zira tüm diğer nesnelere ait bilgilerimiz dıştan edinilmiş ve yüzeyseldir. Oysaki kendi varlığımızı içten ve derinden algılamaktayız."
|Henri Bergson|
Şerif Eskin
Sayfa 48 - Dergâh Yayınları
Tanpınar bir metafizikçi veya ahlâkçı değil, her şeyden önce bir estetti. Eserleri yoğun olarak felsefi izlekler ve izdüşümler barındırıyor olsa da onun bulunduğu taraf Sartre'ın değil Proust'un tarafıdır. Asıl olan estetik, kurgu ve kurmacadır.
Şerif Eskin
Sayfa 26 - Dergah, 1. Baskı
... insanın kendisini inkar etmesiyle geçmişini inkâr etmesi ve toplumun kendisini inkâr etmesiyle tarihini inkâr etmesi eşdeğer nitelikte bir benlik krizinin göstergesi olarak kavranmaktadır.
Şerif Eskin
Sayfa 139 - Dergah, 1. Baskı
"Biz bir çehreyi, bir insanı belki çok defa rastladığımız anda görürüz. Fakat bazan da bütün ömrümüzün arasından görürüz. Ve asıl o zaman görmüş oluruz." Tanpınar'ın bu saptaması bir yandan da Bergson'un "tanıma" edimi hakkındaki tezlerini anımsatır niteliktedir. Tanıma, şimdi içerisinde geçmişin yeniden yakalanmasıdır ona göre. Tanımak der, Bergson, "evvelce bizde verili olan imgelerin şimdiki durumda var olan bir algıyla bitişiklik esasında bağdaştırılmasıdır."
Şerif Eskin
Sayfa 144 - Dergah, 1. Baskı
"... çünkü ilk algım ikincisine göre eskimiştir ve hafızam da şimdideki algıma bundan önceki algılarımdan bir şeyler eklemiştir."
[Bergson - Yaratıcı Evrim(Tekamül)]
Şerif Eskin
Sayfa 77 - Dergâh Yayınları
"Ben zamanı gördüm,
İçimde ve dışımda sessiz çalışıyordu,
Bir mezar böyle kazılırdı ancak,
Yıldırımsız ve baltasız,
Bir orman böyle devrilirdi!
Ben zamanı gördüm,
Kaç bakışta bozdu hayalimi,
Ve kaç düşüncede!
Ben zamanı gördüm,
Şimşek gibi bir ânın uçurumunda."
|Ahmet Hamdi Tanpınar|
...sezgi, Bergson'da ise insan bilincinin tanımak için yöneldiği nesneyle doğrudan irtibat haline geçmesi ve onun içine girmesi, onu içten kavraması yoluyla; herhangi başka açılardan değil bizzat kendisinden hareketle nesnenin bilgisini dolaysız olarak kuşkuya yer bırakmayacak kesinlikte ve açıklıkta elde etmesini sağlayan bilgi yetisidir.
Şerif Eskin
Sayfa 43 - Dergah, 1. Baskı
Bergson, kendi felsefesi üzerine yaptığı çalışma dolayısıyla Harald Höffding'e yazdığı mektupta ilgi çekici bir tespitte bulunur: "Siz sezgi kuramım üzerinde süre kuramımdan daha fazla duruyorsunuz; ancak süre kuramımdan çok sonraları sezgi benim nazarımda anlaşılır hale gelebildi."
Şerif Eskin
Sayfa 48 - Dergah, 1. Baskı
"Süre ise akış hâlinde olan heterojen bilinç durumları arasındaki iç içmelik ve kaynaşmadır. Bergson'a göre bu kaynaşma durumunu en açık şekliyle yaşadığımız durumlardan biri ise gözlerimizi kapayarak kendimizi bir melodinin akışına bıraktığımız anlardır. Gözlerimizi kapayıp dış dünyanın baksılarından sıyrıldığımız anda iç dünyamızda başka bir gerçekliği; bize özgü, ben'imize ait bir zamanı, kendi bireysel süremizi yaşamaya başlayacağızdır. Uzamdan ve doğa bilimlerinin zamanından tamamıyla ayrılan ve saf süre adı verilen bu gerçeklik emsalsiz ve parçalanamaz bir atılım, bir oluştur. Asla 'var' değildir fakat daima 'olmaktadır'."
Şerif Eskin
Sayfa 76 - Dergâh Yayınları
"Bergson'un atıfta bulunduğu yorgunluk hâli yaşanan zamanın algılanışı bakımından önemli deneyim durumlarından biridir. Yorgunluk hissimizin arttığı durumlarda yaşanan zamanın yoğunluğu da aynı oranda artmaya başlayacaktır. Hâl böyle olunca dinç durumumuzda yaşadığımız zaman ile yorgun düşmeye başladığımız anlardan itibaren yaşadığımız zamanın yoğunluğu aynı olmayacaktır. Mekanik saatin bu süreyi ölçmesi homojen noktaların sayımından ibaret kalacaktır; ancak bilinç durumumuzda yoğunluklar sürekli değiştiği için homojen bir dizinin teşekkülü değil heterojen durumların kaynaşması söz konusudur."
Şerif Eskin
Sayfa 74 - Dergâh Yayınları
213 syf.
·12 günde·Beğendi·10/10
Aylar önce Bergson araştırması yaparken karşıma bir kitap çıktı. Başlığı ve içeriğiyle tam da aradığım nitelikte bir kitaba benziyordu. Tanpınar öncesi Bergson okumaları yapmayı, sonrasında Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nü okumayı düşünürken işte bu kitabı gördüm.

Kitap kapağının arkasında yazanlar arasında şu cümleler vardı; “… birçok araştırma, inceleme ve monografide Tanpınar-Bergson etkileşimine dair çok sayıda değinilerde bulunulmuştur. Fakat konuyu tüm yönleriyle ve yazarın eserlerinin tamamını kapsayacak derecede bütünlüklü olarak ele alan bir çalışma henüz ortaya konulmamıştır. Bu eser bu boşluğu doldurmak adına bir adım atmaktadır.”

İşte bu tam da aradığım şeydi. Kitabın sitede ekli olmadığını görünce pek bilinmeyen bir çalışma olduğunu düşündüm. Ancak yine de bir şans vermeye karar vermiştim. Kitabı siteye ekledim ama inceleme yazma planım vs. yoktu. Çünkü benimki biraz zar atmaya yönelik bir tercihti, eksik, iddiasını ispat edememiş bir çalışma olma ihtimali daha yüksek gibiydi. Halbuki şimdi inceleme-tanıtım yazısı yazıyorum bu esere. Nedeni de; hak ettiği değeri görsün ve diğer okurlarca da bilinsin diye. Eğer Tanpınar üzerine okuma yapan arkadaşlar varsa, özellikle 4-5 romanı sonrası bu kitabı okurlarsa, keyifli bir tahlile eşlik ederek Tanpınar’ın fikirlerini, edebiyat ve estetik anlayışını çok daha iyi anlayacaklarına eminim.

Şerif Eskin; Tanpınar-Bergson üzerine araştırmalar yapıp yüksek lisans tezini de bu konuda hazırlamış ve sonrasında doktorasını da tamamlamış bir akademisyen. Bu eserin temeli de Y. Lisans tezine dayanıyor. Anladığım kadarıyla sonrasında daha kapsamlı bir araştırma ile tez çalışmasını genişleterek bu oldukça yararlı kitabı meydana getirmiş. Halen edebiyat ve felsefe, edebiyat ve ulusal kanon, edebiyat ve hafıza gibi alanlarda yoğunlaştırdığı çalışmalarını sürdürmekteymiş. Bu gibi çalışmalar yapması temennisiyle kendisine kolaylıklar diliyoruz tabi ki.

Eserin içeriğinden bahsedecek olursak; öncelikle edebiyat ve felsefe ilişkisinin bahsi mevcut. Edebiyatta felsefe ve felsefede edebiyat kullanımı üzerine kısa bir değini var. Sonrasında ise Bergson ve Felsefesi ana hatlarıyla değerlendiriliyor. Eserlerinden alıntılarla oldukça açık bir şekilde Bergson’un dikkat çeken görüşleri verilmiş. Burada başarılı bir çalışma söz konusu. Çünkü Bergson felsefesi çok anlaşılır bir biçimde izah edilmiş. Yani öyle derin felsefe ilgisi ve bilgisine lüzum yok anlamak ve keyif almak için. Bu dikkatimi çeken bir noktaydı. Sonrasında Bergsonizm ve Türkiye’deki yansımasının anlatıldığı bir bölüm var. Bu bölüm de Bergson’un, Cumhuriyet sonrası dönemde Türkiye’de nasıl bir etki yaptığını gösteriyor. Sonrasında ise kitabın esas konularının işlendiği iki bölüm var: Zaman ve Oluş açısından, bir de Ben, Bilinç ve Hafıza açısından Tanpınar incelemesi. Bergson’un en çok öne çıkan özgün temel fikirlerinden bir kısmı zaman ve hafıza ile ilgili. Tanpınar da Bergson’dan bu konularda etkilendiğini söylüyor zaten. İşte eser de bu izlek üzerinden çapraz okumalarla Tanpınar’ın eserlerine Bergson fikirleri perspektifinden mercek tutuyor. Bunu da eserlerden çeşitli pasajlarla ve açımlamalarla titiz bir tutum sergileyerek yapıyor. Hatta eserde Tanpınar’ın, “Bergson felsefesinin zembereği” olarak tanımladığı Proust’la olan etkileşimine de örneklerle yer yer değiniliyor.

Fikir edinilmesi açısından eserin ana odağı olan iki bölüme değinelim…
Zaman ve Oluş kısmında, Tanpınar’ın eserlerindeki zaman anlayışı anlatılıyor. Bergson’un zaman felsefesi bilince dayalı dinamik bir oluş üzerinedir. Zaman bir bütün halindedir, parçalanamaz. Tanpınar’ın söylediği şekliyle ‘yekpâre’dir yani. Geçmiş, bir yumak gibi toparlanarak geleceği meydana getirir. Bu yüzden tek bir zaman vardır aslında. Şimdi de muhafaza edilen ve geleceği şekillendirecek bir geçmiş. Tanpınar da eserlerinde bu zaman algısını yansıtır hep.

“Hal yoktur, mazi ve onun emrinde bir istikbal vardır. Biz farkında olmadan istikbalimizi inşa ederiz.” (SAE, syf 83-84).

“Ne içindeyim zamanın,
Ne de büsbütün dışında;
Yekpare, geniş bir anın
Parçalanmaz akışında.”

Tekrar yaşanması yahut geriye alınması imkânsız bir zaman tasavvuru. Şimdi’den geçmiş’e gidilemez o yüzden. Geçmiş, şimdi de yaşanabilir ancak. O yüzden de ‘hâl’, geçmişin şimdi üzerine yığılmasıyla silik bir şekilde yaşanır. Tanpınar, ‘hâl’i yani şimdiyi pek saymaz o yüzden. Bu tasavvurda zaman da bilince bağlıdır. Tabi bilinç de hafızaya.

Hafıza kısmında, bilincin benlik ve hafıza ile olan ilişkisine odaklanılıyor. Geçmişi şimdide muhafaza eden hafızadır. Tanpınar’da çoğunlukla musiki, geçmişi şimdiye taşıyan tetikleme unsurudur. Hatta şimdide geçmişi yaşayan hülyalı karakterleri musiki eşliğinde ‘hâl’i silikleştirirler. Tanpınar, belki de bu yüzden psikanaliz ve rüyalarla da oldukça fazla ilgili. Burada Bergson’un eserlerinden rüya ve bilinç üzerine olan düşünceleri de yine Tanpınar pasajlarına paralel olarak çeşitli alıntılarla birbiriyle ilişkilendirilmiş. Tanpınar; Bergson kadar Freud ve diğer psikanalitik konusunda uzman kişileri de takip etmiş. Ben, SAE ve Hikâyeler’inde rüyaların belirgin olduğunu bilirken meğerse Mahur Beste ve Aydaki Kadın kitapları direkt olarak rüyayla başlıyormuş. Yine diğer eserlerine bakarak rüyanın Tanpınar için önemli bir anlatım aracı olduğu söylenebilir. Nitekim Eskin de Tanpınar’ın estetiğinin temelinde rüya düşüncesi olduğunu söylerken, imge dünyası için önemli olan dört metaforu; eşik, an, değişim ve rüya olarak ifade ediyor.

Uzatmayalım zira anlattıkça anlatası geliyor insanın. Keyifle okunacak, ilgilisine oldukça da faydalı olacağını düşündüğüm bir çalışma. Tahlil-analiz-inceleme okumayı seven biriyseniz hele de… Ben daha evvel, Tanpınar’ın Huzur ve Saatleri Ayarlama Enstitüsü (SAE) kitabını okumuştum. Ancak Mahur Beste ve Aydaki Kadın romanlarını da okusam iyi olurmuş zira bolca detay bilgisine maruz kaldım :) Neyse okuyana kadar bu bilgileri unutacağıma eminim. Tabi hafızam bana oyun edip, bir müzik ya da bir nesne eşliğinde Bergson'un dediği gibi istemsiz anımsayışı yaparak geçmiş'i hâl'e taşımazsa :) Okumayı düşünenlere en azından bu dört roman sonrası bu kitabı okumalarını tavsiye edebilirim, öylesi daha da keyifli olacaktır. Sonrasında Tanpınar külliyatına devam edilirse de bu bilgi ve bakış açılarıyla çok verimli okumalar yapılacağını düşünüyorum.

Şimdiden keyifli ve verimli okumalar…

Yazarın biyografisi

Adı:
Şerif Eskin
Unvan:
Akademisyen
2009 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldu. 2012’de aynı bölümde “Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Eserleri ve Estetiğinde Bergson Felsefesinin İzdüşümleri ve Kurucu Rolü” başlıklı yüksek lisans çalışmasını Prof. Dr. M. Fatih Andı’nın danışmanlığında tamamladı. Yüksek lisans tezi Dergâh Yayınları tarafından Zaman ve Hafızanın Kıyısında – Tanpınar’ın Edebiyat, Estetik ve Düşünce Dünyasında Bergson Felsefesi başlığıyla kitaplaştırıldı. 2012 yılında Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde araştırma görevlisi olarak çalışmaya başlayan Eskin, “Cumhuriyet Türkiyesi’nde (1923-1950) Ulusal Kimlik ve Hafıza İnşası Bağlamında Edebiyat Faaliyetleri” başlıklı doktora tezini 2017’de tamamladı. Araştırmalarında edebiyat ve felsefe, edebiyat ve ulusal kanon, edebiyat ve hafıza gibi alanlara yoğunlaşmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 6 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 11 okur okuyacak.