"Yolları kararmış, evlerinin ciğerleri çürümüş bir sanayi kasabası. Romanın her yerinde Pandavapuram’ın zihin karışıklığı, acıları ve onun *ah* sesleri var. Kocası tarafından terkedilmiş Devy romanın başkarakteri.
Ortalıktan kaybolan insanlar az sayıda olabilir ama kaybolmayı isteyecek bir sürü insan olacaktır. S:56
Çok iyi niyeti yanılgılarıyla romanı ve yaşamını sırtlayan Devy, hayal gücünün kendisine ettiği oyunlarla başa çıkmaya çalışıyor.
Anlatı ilerledikçe kendisini çevreleyen Pandavapuram’ın büyülü yönleri de belirginleşiyor. Feminist bir söylemi de izleğinin içinde değerlendiren roman, Devy’nin ağzından çıkıvermiş olan şu cümleyi okurun zihninde sürekli yankılıyor:
*Hayal gücü bir tür lanettir!
"Sethu, Hindistan’ın ve Malayalam kültürünün en değerli yazarlarından. İsmi Hint edebiyatını gerçekleştiren O. V. Vijayan, M. Mukundan, Anand gibi yazarlarla adı birlikte anılıyor. Kendisine sunulan ulusal ödüllerin yanı sıra uluslararası ödüllere ve bilinirliğe sahip yazarımız toplumcu gerçekçilikle büyülü olanı gösterişli biçimde bir araya getirebiliyor.
Yapıtlarının tamamına yakınında toplumunun gelenekleri, Hindistan rüyaları ve bunların karşısında yeni dünyanın ideolojik yapılanmaları ve postkolonyal
coğrafyasının çıkmazları var.
Büyük savaşlar, küçük ağız dalaşlarından doğar. Bu yüzden, önce içgüdülerini kontrol etmeyi öğren. Kişi, gücünü başkalarına değil, kendine kanıtlamalıdır. Ve bunu da ancak kendini kontrol ederek yapabilir. Cesur adamlar için, kavga etmemek çok daha zordur. S:102