Sezen Ünlüönen

Sezen Ünlüönen

Yazar
7.8/10
28 Kişi
·
71
Okunma
·
2
Beğeni
·
401
Gösterim
Adı:
Sezen Ünlüönen
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
1987
1987’de doğdu. Kıymetli Şeylerin Tanzimi yayımlanan ilk kitabıdır.
Sonra insanlar evlenir. Bir yuva kurarlar. Yavaş yavaş tahammül etme güçleri biter. Affetme kudretleri de. Herkes yapılan fedakarlıkların acısını birbirinin ümüğüne çökerek çıkarır.
Sevgi, zamanın kesintisiz bir bütün oluşuna duyulan saf bir inancın katılaşıp aramıza çökmesi değildir de nedir?
Erkeklerin düşünmesi yeter.
Kadınların düşünmesi yetmez. Kadınlar "bugün temizlik yapacaktım da, sana layık bir temizlik olmayacak diye vazgeçtim," diyemez. "Bu akşam evde yemek yok muydu? Nasıl aklımdan çıkmış görüyor musun? Söz bir dahaki sefere..." diyemez. arabasının motorunun filanca özelliğini diğer arabaların motorunun filanca özelliği ile yarım saat boyunca çizelgeli karşılaştırabilen adamlar evlendikleri günün tarihini akıllarında tutamazlar. Tuttukları takım için "hadi hisset bu hislerimi" diye şarkılar yazıp on binlerce kişinin önünde avaz avaz bağırabilen, karşı takımın taraftarıyla sevişmek istediğini şarkılı türkülü davullu zurnalı bir koro halinde kan ter içinde dile getiren adamlar maazallah kız kardeşlerine filan asla "seni seviyorum, benim için kıymetlisin," diyemezler. Doğru düzgün araba kullanmaktan bile aciz kadından çok daha akıllı, marifetli teknik zekası yüksek bu adamlar iş çamaşır makinesi çalıştırmaya geldi mi birden aptallaşıverir; sevimli bir çaresizlikle etraflarındaki kadınlara muhtaç olurlar...
*
Hadi kızım hadi sen çok kafa yorma bunlara, eline mi yapışır insan sevdiği adamdan bir bardak suyu esirger mi?
Dilin kalbin inanmadığı laflar etmesi ne kolay. Elbette aşkım, ben de seni, sonsuza kadar. Onlar da bir zamanlar gerçekti ( daha geçen hafta gerçekti, daha dün gerçekti), ama insanın yüreği bir anda rüzgarların uğuldadığı bir vadi.
“ Erkeklerin düşünmesi yeter. Kadınların düşünmesi yetmez. Kadınlar ‘ Bugün temizlik yapacaktım da, sana layık bir temizlik olmayacak diye vazgeçtim ‘ diyemez. Arabasının motorunun filanca özelliğini diğer arabaların motorunun filanca özelliği ile yarım saat boyunca çizelgeli karşılaştırabilen adamlar evlendikleri günün tarihini akıllarında tutamazlar. “
İstediği, aradığı, özlediği insanlarla ancak kitaplarda tanışabilmiş birinin edebiyata sığınması şaşırtıcı değil elbette.
Her şey üstümüze üstümüze nasıl yıkılmaz, öteki türlü nasıl dağlar devrilmez dayanır, barajlar suya nasıl karşı koyar? Olacak. Olacak, herkes anlayıp anlaşılacak, sevdiğimiz özlediğimiz herkesle eninde sonunda bir yaz akşamı sarı ampullerle aydınlatılmış bir bahçede oturup yemek yiyip şarkılar söyleyeceğiz ve ayrı gayri kalmayacak. Kalplerin gizleri ortaya dökülecek. Herkes her şey bir olacak.
"Gerçi çocuklar gerçekten kime emanet edilebilirdi? Her nesil, bir öncekinin yaraları, hüsranları ve yetersizlikleriyle malul, birtakım kırık dökük şeyleri devralıyor, çoğu zaman bunları biraz daha kırıp aşındırıp, bir sonrakine miras bırakıyordu."
Kıymetli Şeylerin Tanzimi, bir aile tarihi, soluk ve pırpır eden bir ışığın altında geçen hayat muhasebesi… Sezen Ünlüönen duman gibi hafif, merakla ve sessizce geziniyor evin içinde…
244 syf.
Sade bir dille, kolayca yazılıvermiş gibi duruyor. Elbette kolay yazılmamıştır. Yalnız dil ve üslup basit denemese de edebî olmaktan uzak bir sadelikte. Böylece çok kolay okunuyor. Kitabı elime iki alışta bitirdim. Bir çırpıda okunuveriyor. Bu kadar genç bir yazarın, günümüz insanının rutin hayatındaki sıkıntıları, çok açık ve yine basit bir şekilde anlatışı bence önemli bir başarı. Yeknesak bir yaşam, birbirinin aynı günler, bildik ilişkiler. Bunların içinde bunalan, çıkış arayan ama kurtulmak için hiçbir şey yapmadan yaşamaya devam eden sıradan insanlar. Hep bir şeylerin kendiliğinden olmasını, birilerinin bir şeyler yapmasını bekleriz ya. Ya da böyle devam etmemeliyim, bir şeyleri değiştirmeliyim der ve aynen devam ederiz. Aslında buna gücümüz yetebilecekken, çaresizmişiz gibi bir türlü o ilk adımı atıp da sıkıştığımız hayatın dışına çıkmayız. İşte böyle şeylerden bahsediyor. Sonunu tahmin etmeniz güç değil. Okumak zaman kaybı olmaz. Ancak çok bir şey de kazandırmaz.
248 syf.
·Puan vermedi
Kitap bitiminde boşluğa düşeriz ya bazen. “Nasıl yani bitti mi şimdi” diye..
Ve hep aklımızın bir köşesinde “acaba sonra n’oldu..”
Sezenünlüönen toplumda aileler ve aile bireylerinin dışarıda her şey yolundaymış gibi görünen ama kapalı kapılar ardında bireylerin neler yaşayabileceğini onların iç dünyalarına dair değişik bir anlatımla tespitlerde bulunmuş. Normal bir olay gibi görünenin altında trajedik olayların olabileceğini ve bir çok bireyin sessiz sakin her şey yolundaymış gibi hayatına nasıl devam ettiğini fakat bir yerde dur!demenin de önemini vurgular nitelikte. Sizinle muhabbet edermiş gibi bir anlatım. Yazar hiç kasmasan en doğal nasıl yaşanılıyorsa etrafımızda olaylar işte öyle anlatmış. Sıkılmadan rahat okunabilir kitaplardan. Karakterlerin analizleri, mizaçları ve vurgulanmak istenen mesajlar çok iyi sunulmuş okuyucuya. Mesela “ Nazlı” o çocukluğun saf halini, sonra ilgisiz bir anne babanın gözlerinin önünde nasıl yitip gittiğini çok net görebilirsiniz. “ Gülendam” hayatı çok kolay olanlara inat küçük yaşta her şeyi kendi öğrenmek zorunda kalan doğallığı ile belkide
çok güçlü durabilen bir kız. Ve sonunda başarıyı yakalayabilen nadir insanlardan belkide..
Ve belli bir yaşa gelip kilolu olduğu için evlenemeyen, sağlık köşesinde okuduğu için yoğurdu masadan eksik ettirmeyen, uzaktan seven, farklı olmaya çalışıp aslında bir türlü farklı olamayan, yalnızlığıyla başa çıkmaya çalışan farklı karakterli görmek mümkün. Yani seni, beni, bizi, anlatan bir roman. Araştırdığımda aslında kitabın yazarının kendi hayatını yazdığını görüyoruz. Ve o zaman daha bir farklık gösteriyor kitap gözünüzde..
Ben sevdim arada bir insan psikolojisine değinen toplumu harmanlayan bu tür kitapları okumayı seviyorum açıkçası.
Her kitaptan bir karakter içimize yer eder ya bende “Nazlıyı” ve balığı “ismeti” unutmayacağım️
248 syf.
·4 günde·8/10
Yazarın ilk kitabı olduğu söyleniyor ama hiçte “ilk kitap” gibi değil .nedendir bilmiyorum bende direk Barış Bıçakçı anımsatması yaptı.kitabın kendisi gibi samimi arka kapağından:

“Dilin kalbin inanmadığı laflar etmesi ne kolay. Elbette aşkım, ben de seni, sonsuza kadar. Onlar da bir zamanlar gerçekti (daha geçen hafta gerçekti, daha dün gerçekti), ama insanın yüreği bir anda rüzgârların uğuldadığı bir vadi.

Alışılmış bıkkınlıklar, küçük ve sıradan kıyıcılıklar, avuntular, fısıltılara kananlar… Kıymetli Şeylerin Tanzimi, bir aile tarihi, soluk ve pırpır eden bir ışığın altında geçen hayat muhasebesi…

Sezen Ünlüönen duman gibi hafif, merakla ve sessizce geziniyor evin içinde...”

Yazarın biyografisi

Adı:
Sezen Ünlüönen
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
1987
1987’de doğdu. Kıymetli Şeylerin Tanzimi yayımlanan ilk kitabıdır.

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 71 okur okudu.
  • 7 okur okuyor.
  • 53 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.